Hediye Levent
Dünya Jeffrey Epstein’in e posta yazışmaları ile birlikte patlayan lağımı konuşuyor. Şimdiye kadar 3 milyon kadar yazışma, fotoğraf, video yayımlandı. Gazeteciler Epstein ile az çok temas etmiş olan siyasetçilerin, liderlerin, iş insanlarının, Chomsky gibi filozofların, sanatçıların ne kadarının çocuk istismarına dahil olduğunu anlamaya çalışıyor. Elbette yazışmalarda adı geçen herkesin çocuk istismarına dahil olduğu, Epstein’in adasının daimi ziyaretçisi olduğu söylenemez ancak bir Epstein’in ‘arkadaş’ çevresine bir de yazışmaların ve görsellerin tarihlerine bakınca çok net bir şey ortaya çıkıyor; Epstein’in çocuk istismarının siciline işlendiğinden hepsinin haberi varmış.
Epstein’in Orta Doğu’daki ilişkiler ağını anlayabilmek için, yayımlanan belgeler yığını içinde günlerdir dolaşıyorum. İşine geldiğinde herhangi bir konuyu kılcal damarlarına kadar didiklemeye meraklı Arap medyası, bu konuda neredeyse sadece zorunlu olduğu için haber yayımlıyor. O haberlerde de Epstein-İsrail bağlantısını öne çıkarıyor. Halbuki sadece son belgelerde değil, Epstein’in eski çalışanlarından birinin daha 2015 yılında yayınladığı Kara Kitap adlı kitapta bile adı geçmeyen bölge lideri yok gibi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman, Birleşik Arap Emirlikleri Lideri Muhammed Bin Zayed, Katar emirleri, bütçesi orta halli bir ülkenin toplamı kadar olan şirketlerin CEO’ları… Kimi ararsanız var Epstein’in ilişkiler ağının içinde. Ama bölgede bağımsız basın olmayınca, mevcut El Cezire, El Arabiye gibi güçlü basın kuruluşlarının her biri bir ülkeye bağlı olunca, elbette basın kuruluşları da üç maymunu oynuyor.



