BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ermeni Birlik Partisi üyesi Somi:

IŞİD ve selefi-cihadist ideoloji Suriye’nin çoğulcu yapısını tehdit ediyor

Ermeni Birlik Partisi üyesi Somi:

Ermeni Birlik Partisi üyesi Hanna Sabri Somi, geçici Şam hükümetinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını değerlendirdi. Somi, saldırıların Suriye’nin tarihsel çoğulcu yapısı için benzeri görülmemiş bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Kuzey ve Doğu Suriye – Ermeni Birlik Partisi üyesi araştırmacı Hanna Sabri Somi, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların artması ve selefi-cihadist örgütlerin azınlıkları hedef almasının, Suriye’nin tarihsel çoğulcu yapısı için benzeri görülmemiş bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Somi, Suriye’nin yüzyıllar boyunca farklı etnik ve dini toplulukların bir arada yaşamasıyla şekillenen toplumsal dokusunun, bugün sistematik bir biçimde hedef alındığını belirtti. Mevcut saldırıların geçici çatışmalar olmadığını vurgulayan Somi, “Bu saldırılar, siyasi ve bölgesel gerekçelerle toplumu parçalamayı ve şiddet döngüsünü kalıcı hale getirmeyi amaçlayan sistematik bir savaşın parçasıdır” dedi.

Doğan Cihan

AZINLIKLARA YÖNELİK SİSTEMATİK SALDIRILAR 

Somi, özellikle Hristiyanlar, Ermeniler, Süryaniler, Türkmenler ve Çerkeslerin hedef alınmasının, Suriye halkının ulusal ve toplumsal ruhuna doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Somi, “IŞİD tehdidine karşı Ermeni ve Süryani Hristiyan konseyleri, Arap, Kürt, Türkmen ve Çerkes yapılarıyla birlikte hareket ettik ve bu yapıyı yenmeyi başardık. Ancak bu mücadelenin ardından uluslararası takdir yerine, toplumumuzu bölmeyi amaçlayan yeni saldırılarla karşı karşıya kaldık” diye konuştu.

Saldırıların yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı kalmadığını belirten Somi, korku yayma, sivilleri yerinden etme ve dini-kültürel kurumları hedef alma yoluyla çoğulculuk fikrinin ortadan kaldırılmak istendiğini söyledi.

KUZEY VE DOĞU SURİYE MODELİ 

Somi, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler, Türkmenler ve Çerkesler ile Müslümanlar, Hristiyanlar ve Êzidilerin, Demokratik Suriye Güçleri ve Özerk Yönetim çatısı altında bir araya gelerek çoğulcu bir yönetim modeli oluşturduğunu ifade etti.

Bu modelin, Abdullah Öcalan’ın felsefi yaklaşımı doğrultusunda toplumun tüm bileşenlerine meşru haklar tanıdığını belirten Somi, “Eğer bu proje Suriye genelinde uygulanabilseydi, bugün ülke çapında yaşanan kan dökülmesine tanık olmazdık” dedi.

TARİHSEL SOYKIRIMLARIN HATIRLATTIKLARI

Mevcut saldırıların, 1915 ile 1884, 1904 ve 1909 yıllarında yaşanan Ermeni ve Süryani katliamlarını hatırlattığını belirten Somi, Kobanî, Hasekê, Afrin, Eşrefiye ve Tebqa gibi bölgelerde gerçekleşen bombardımanların sivillerin hayatını kaybetmesine ve kitlesel yerinden edilmelere yol açtığını ifade etti.

Suriye kıyılarındaki saldırılara da değinen Somi, Mar Elias Kilisesi’nin bombalanmasını, Hristiyan mezarlıklarının tahrip edilmesini ve onlarca sivilin hayatını kaybetmesini, tarihsel soykırım dönemlerini anımsatan bir saldırı zincirinin parçası olarak değerlendirdi.

SELEFİ – CİHADİST TEHDİT 

HTŞ gibi selefi örgütlerin varlığının, dini ve kültürel çeşitliliği ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirten Somi, bu ideolojinin Hristiyan topluluklar ve diğer yerli gruplar için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Somi, “Bu ideoloji çeşitliliği tanımaz; azınlıkları ya öldürerek ya da göçe zorlayarak yok etmeyi hedefler” dedi.

SİYASİ ÇÖZÜM VE ANAYASA ÇAĞRISI 

Somi, Ahmed El Şara başkanlığındaki geçiş hükümetine çağrıda bulunarak, tüm Suriye bileşenlerini kapsayan ve tüm dinlerin ve etnik grupların haklarını güvence altına alan yeni bir anayasa hazırlanması gerektiğini vurguladı.

“Merkezi olmayan, demokratik, sivil ve din ile siyasetin ayrılığını güvence altına alan bir devlet kurulmadığı sürece zorunlu göç sürecek ve Suriye tarihsel çeşitliliğini kaybedecektir” ifadelerini kullandı.

“SURİYE BİR MEDENİYET DENEYİDİR” 

Konuşmasının sonunda Somi, Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alan saldırıların, yalnızca bir bölgeye değil, çoğulcu bir Suriye fikrine yönelik olduğunu vurguladı ve ekledi:

“Suriye artık sadece bir toprak parçası değil; tarihini silmeye çalışan güçlerin saldırısı altındaki bir medeniyet deneyidir. Bu değerleri savunmak, tüm Suriye halklarının ortak sorumluluğudur.”

Benzer Haberler

Rojava’ya dönük saldırılara çok sayıda kentte protesto |

"Statüsüz, kimliksiz, bir Kürt istiyorlar, bunu kabul etmiyoruz"

Aziz İhsan Aktaş davasında 2’nci gün l

Belediye başkanları savunma yapıyor

Kuvvetli sağanak ve fırtına | 

Çok sayıda il için ‘sarı' kodlu uyarı

“Avukatlık mesleği cezalandırıldı” |

ÖHD ve TUAD davasında çok sayıda kişiye hapis cezası

SAMER araştırması |

Rojava'ya saldırılar sürece güveni düşürüyor

Ana gündem Suriye olacak |

Yılın ilk MGK'si bugün toplanıyor

ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’dan ortak açıklama:

Tüm dış tarafları barış arayışımızda bize katılmaya çağırıyoruz