Meclis Komisyonu’nun hazırlayacağı raporda “umut hakkı”nın da yer alacağını belirten MHP’li Feti Yıldız, bu hakla ilgili mevzuatın ne dediğini ve buna karşın AİHM’in nasıl ihlal kararı verdiğini hatırlattı.
HABER MERKEZİ – MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Meclis’in Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi Feti Yıldız, sosyal medya hesabından “Medyamızın değerli mensupları… Hukuki konularda haber ve yorum yaparken o konudaki mevzuata göz atmanız haberin ve yorumun değerini arttıracaktır” diyerek bir paylaşımda bulundu.
Bahçeli’den Öcalan için “umut hakkı”, Demirtaş için “özgürlük” mesajı
Bahçeli’nin bu açıklamasının ardından Meclis Komisyonu’nun yazım ekibinin dünkü beşinci kez toplasının ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Feti Yıldız’dan da dikkat çekici açıklamalar gelmişti. Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Yıldız, komisyonun hazırlayacağı nihai raporla ilgili olarak önümüzdeki hafta “meseleyi bitireceklerini” söylemişti. “Umut hakkı” konusunda uzlaştıklarını da söyleyen Yıldız, “AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek zaten. Onun içinde umut hakkı da var” demişti.
Yazım ekibi toplandı | MHP’li Yıldız rapor için haftaya işaret etti, “Umut hakkı olacak” dedi
Bahçeli ve Yıldız’ın “umut hakkı“ ile ilgili açıklamaları kamuoyunda tartışılırken, Yıldız bugün sosyal medya hesabından konuyla ilgili yasal mevzuatın ne olduğunu açıklayan bir paylaşımda bulundu. Yıldız’ın paylaşımı şöyle:
“İnfaz Kanunumuza göre: 1-Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan kişilerin 30 yılını (107/2), suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek veya örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarda 36 yılını (107/4) infaz eden hükümlüler koşullu salıverilmeden yararlanma hakkını kazanırlar. Ancak bu sürelerin infazı doğrudan bir tahliye sebebi değildir.
2- Tahliye umudu olmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, ‘Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar’ başlıklı Dördüncü Bölüm, ‘Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’ başlıklı Beşinci Bölüm, ‘Milli Savunmaya Karşı Suçlar’ başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.’ (107/16)
Bu madde dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler ölene kadar hapishanelerde kalır. Bu durum 3713 sayılı TMK’nın koşullu salıverme kenar başlığını taşıyan 17. maddesinde de düzenlenmiştir. Maddeye göre; ‘Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun birinci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının infazı ölünceye kadar devam eder.
Ömür boyu sürecek hapis cezalarında hükümlünün yeniden özgürlüğüne kavuşma ihtimali olması gerektiği görüşü ‘umut hakkı’ olarak adlandırılmıştır. AİHM, müebbet hapis cezasına çarptırılmış olan başvurucuların belirli bir tahliye umudu olmadan yaşam boyu hapis cezası çekmelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında ihlal oluşturduğuna hükmetmektedir.”
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 18 Eylül 2025’te Abdullah Öcalan’ın “umut hakkı“ ile ilgili yapılan başvuruda Türkiye’den daha önce alınan karara uyması ve adım atması çağrısında bulunmuştu.
Bakanlar Komitesi, Öcalan için “umut hakkı” kararını 17-18 Eylül 2024’te gündeme almıştı ve Abdullah Öcalan, Emin Gurban, Civan Boltan ve Hayati Kaytan’ın “umut hakkı”nı da kapsayan, “Gurban Grubu” dosyasına dair kararını açıklamıştı.
Türkiye, Haziran 2025’te Bakanlar Komitesi’ne sunduğu Eylem Planı’nda “umut hakkı”na dair bir değişikliğe gitmeyeceğini belirtmişti.
Komite, 15-17 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği İnsan Hakları Toplantısı sonrası açıkladığı kararda, Gurban grubu dosyasındaki kararların hızla uygulanmasını sağlamak için müebbet hapis cezalarına ilişkin inceleme mekanizması sağlayan yeni bir eylem planı çerçevesinde yasal değişikliklerin yapılmasını istedi ve Türkiye’ye Haziran 2026’ya kadar süre verdi.



