Veysi Sarısözen
Başında Erdoğan mı, Bahçeli mi, Efkan Ala mı, Hakan Fidan mı, Kalın mı, yoksa bir hayalet kişi mi bilmiyorum ama devletin içinde etkili bir kliğin var olduğunu biliyorum ve bu kliğin stratejik yönelimi açık seçik ortada. Özetle şöyle:
Yarın mı, yoksa bir dizi yıpratıcı adımların sonunda bir yıl sonra mı, tahmin edemeyeceğim bir zamanda ABD ve İsrail’in İran’a savaş açacağı kesin.
İşlediği akıl almaz suçlar yüzünden şantajla yüz yüze bulunan bu klik NATO’ya, ABD ve İsrail’e boyun eğmiştir ve İran’a karşı savaşa hazırlanma stratejisini hayata geçirmektedir.
Bu klik eğer isteseydi, şu anda yeni bir eşiğe evrilen çözüm sürecinde barış masasını içerde tertip edeceği birkaç kanlı provokasyonla devirebilirdi. İçeride yapabileceği provokasyonu bu defa meşrulaştıramayacağı için Rojava’da denedi, bir Kürt-Arap iç savaşı çıkartmaya kalkarak, hem çözüm sürecini sona erdirmeye, hem de İran’a karşı savaşın son hazırlığını yapmaya kalktı. Başaramadı.
Başaramadı ama şimdi beklemededir. Niyetinden vazgeçmemiştir.
Benim öngörüm şöyle: Birinci adım, Adalet ve İçişleri Bakanlığındaki değişikliğin gösterdiği gibi CHP’yi içinden bölerek atılacaktır. 20 Eylül günlü Sözcü Gazetesinde Yılmaz Özdil yazdığı yazıyla bu klik adına Özgür Özel yönetimine TBMM Komisyon raporuna olumlu oy verdiği bahanesiyle savaş açmıştır. Az sonra bu savaşı hep birlikte izleyeceğiz.



