Mehmet Yılmazer
Şam yönetiminin Halep saldırısından beri Suriye’de sorunlar zirve yaptı. SDG petrol bölgelerinden çekildi. Hatta Şam yönetimi Fırat’ın doğusunda da bazı bölgelere girdi. Kobani’nin kuşatılması sürecin ilerlemesi yolunda en önemli engellerden birisi oldu. Bu kuşatma hâlâ devam ediyor. Entegrasyon süreci yavaş ve sorunlarla ilerliyor. 30 Ocak anlaşması doğrultusunda atılan adımlar sıkıntılarla yüklü.
Bunlar yaşanırken önemli bir gelişme oldu, Münih Güvenlik Konferansına Mazlum Abdi ve İlham Ahmet katıldı. Bu gerçekten önemli bir gelişmeydi. Elbette katılım bu iki isimle sınırlı değildi, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani de konferansa katıldı. Ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetim başkanı Neçirvan Barzani de toplantıdaydı.
Münih Güvenlik Konferansı 1963’den beri toplanır. İki dünya savaşının en yoğun yaşandığı Avrupa’da benzer savaşların yaşanmaması için başlatılmış bir konferanstır. Adı üzerinde esas konusu güvenliktir. Dünyanın güvenlik açısından durumu değerlendirilir. Sadece siyasiler değil askeri personel de katılır.
Bu seneki konferansa Kürt liderlerin de katılması önemli gelişmelerin işareti sayılmalıdır. Yapılan heyet toplantıları görüşmelerin içeriğiyle ilgili yeterince bilgi veriyor. Amerikan Dışişleri Sekreteri Rubio ile “Suriye Heyeti” denebilecek Mazlum Abdi, İlham Ahmet ve Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani’nin görüşmesi en öne çıkan toplantıdır. Zaten “bir fotoğraf çok şeyi anlatıyor” diye yorumlandı. Aynı heyet Macron’la da görüştü. Ayrıca ABD Kongre heyetiyle de bir görüşme yapıldı. Daha değişik nitelikte olan Suudi Arabistan heyetiyle yapılan görüşme de en önemlilerinden birisidir.



