BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Öcalan’ın 30 Ocak anlaşmasında büyük etkisi oldu” |

Bakırhan: Artık Türkiye’de adım atma zamanı

“Öcalan’ın 30 Ocak anlaşmasında büyük etkisi oldu” |

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Suriye geçici hükümeti ile DSG arasında varılan anlaşmanın “uygulanırsa Suriye’nin geleceği açısından önemli olduğunu” ve Öcalan’ın bu anlaşmada “büyük etkisi” bulunduğunu söyledi. Bakırhan, “Şimdi Türkiye’ye dönmemiz lazım. Artık Türkiye’de adım atma zamanı” dedi.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Rûdaw televizyonundan Rawîn Stêrk’e gündemdeki konuları değerlendirdi.

Suriye geçici hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında 30 Ocak’ta duyurulan anlaşma hakkında Bakırhan, şöyle konuştu:

“Orada bir anlaşma yapıldı. Kürtlerin de kazandığı, Suriye rejiminin de kazandığı bir sonuçtan bahsedebiliriz ama bu anlaşmanın pratik sahada nasıl uygulandığı çok önemli. Daha yeni başladı ama bir gerçek var: Oradaki Kürtlerin güvenliği olacak, tugaylar biçiminde örgütlenecek. Tabii ki Suriye ordusunun içerisinde entegre olacak. Zaten bir devlet içerisinde iki farklı bağımsız ordunun olması olmaz. Olsa entegrasyondan bahsedilmez. Dil, kültür, yerel demokrasi, yerelin kendi iradesiyle seçtiği temsilciler tarafından yönetilmesi, diğer taraftan Suriye’nin demokratik bir parçası olması, Suriye’nin genelinde de etki, güç, söz sahibi olması gibi bir zemin önümüzde duruyor. Ben bu anlaşma doğru uygulanırsa Suriye’nin geleceği açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Kürtler Suriye’nin gerçek bir dinamiğidir. Yüzyıllardır orada yaşıyor. Kürtsüz bir Suriye, emin olun yüzyıldır orada devam eden bir rejim gibi olur. Suriye yeniden inşa olacaksa, demokratik olacaksa, bölgede güçlü bir ülke olacaksa Kürt her aşamasında olmalı. Sadece Rojava’dan bahsetmiyorum. Bugün neredeyse Kürtlerin üçte birinden fazlası Şam, Halep ve Rojava bölgesinin dışında yaşıyor. Dolayısıyla Kürtler sadece kendi yerelleriyle sınırlı değil, Suriye’nin yönetiminde de söz sahibi olmalı. Suriye’nin kalkınması, gelişmesi, demokratikleşmesi için üzerine düşen bütün görev ve sorumlulukları layıkıyla yerine getirmelidir. DEM Parti olarak bu süreci destekliyoruz, izliyoruz. Olumlu şeyler yapılırsa hakkıyla burada savunuruz.”

“HAYATIMDA İLK DEFA KÜRTLERİN BİR KONUDA ORTAKLAŞTIĞINA ŞAHİT OLDUM”

Bakırhan, 6 Ocak’ta Paris’te ABD, İsrail, Türkiye ve Suriye geçici hükümeti yetkililerinin yaptığı görüşmeyi ve burada yapılan anlaşmayı hatırlatarak, burada alınan kararın “tekçi bir Suriye; Kürtsüz, Dürzüsüz, Alevisiz bir Suriye“ şeklinde olduğunu söyledi. Bu anlaşmadan sonra Rojava’ya yönelik saldırıların başladığına ve Kürtlerin bulundukları her yerde tepki gösterdiğine dikkat çeken Bakırhan, bu durumun Paris’teki anlaşmanın geçersizleşmesini sağladığını şöyle anlattı:

דKürtlerin yaşadığı her ülkede ortaya koyduğu demokratik tepkiler bir formül arayışına itti; hem Paris mutabakatını yapan güçler açısından hem Suriye rejimi açısından. Hayatımda ilk defa bütün Kürtlerin bir konuda ortaklaştığına şahit oldum. 35 yıldır siyasetin içindeyim. Kerkük konusunda referandumda biz de tepkilerimizi ortaya koyduk ama dünyada böyle olmamıştı.

Duhok’tan Zaho’ya, Süleymaniye’den Erbil’e, Amed’den Kars’a, Suruç’tan Nusaybin’e kadar, yetmiyor, bütün dünyada. Nerede bir Kürt varsa, Kürt dostu varsa tavrını ortaya koydu. Bu çok iyi bir şeydir. Bazen masalarda çizilen şeylerin esnemesinin, değişmesinin yolu işte tam da bu son Suriye’de Rojava’ya dönük saldırılarda ortaya konan tavırla değişebileceğini gördük. Bu kıymetliydi.

Kürtler mağdur bir halktır. Kürdistan Bölgesi’nde yaşadıklarını, Irak’ta, İran’da hala idam sehpaları var. Burada hala 4 bine yakın yöneticimiz, eline silah almamış insanımız cezaevlerinde. 1 milyonun üzerinde dosyayla Kürtler yargılanıyor. Bu halkın nerede olursa olsun, hangi ülkede olursa olsun Kürt’ün uğradığı mağduriyet konusunda ayağa kalkması, ortak hareket etmesi, demokratik birliğini yansıtması çok kıymetlidir. Bu bir devlet kurmaktan da kıymetlidir. Bu büyük statülerin çok üzerinde bir durumdur; Duyarlı olmak, kardeşi zora girdiği zaman demokratik tavrını ortaya koymak, kardeş için diplomasi yapmak, cümle kurmak bence statülerin en büyüğüdür ve Kürtler bunu başardı.”

“ÖCALAN’IN 30 OCAK ANLAŞMASINDA BÜYÜK ETKİSİ OLDU”

Suriye ve Rojava’da 30 Ocak anlaşmasına  varılmasında Abdullah Öcalan’ın oynadığı role dair de konuşan Tuncer Bakırhan, şunları dile getirdi:

דİmralı Adası’na gittiğim zaman hiç unutmuyorum, bizzat ben soruyu sormuşum; ‘Bu süreç Rojava’yı, Suriye’yi nasıl etkileyecek?‘ diye. Sayın Öcalan çok geniş bir çerçeve koydu. Dedi ki: ‘Niye sadece Kürtler kendi bölgeleriyle yetinsinler? Niye Suriye’yi yönetmesinler, yönetime ortak olmasınlar?‘ Ben şimdi aradan aylar geçtikten sonra bugüne baktığım zaman aslında ne denildiğini anladım.

Öcalan kapsayıcı bir mantıkla yaklaşmıştı. Kürtler hem kendi bölgelerinde güvenliklerini alsınlar ama genelin de bir parçası olsunlar. O demokratik entegrasyon İmralı Adası’ndan çıkan bir şeydir. Ve bugün bizim dört elle sarıldığımız şey odur. Çünkü orada o demografik yapıyla Kürtlerin yarısı Halep’te, Şam’da, Rojava’nın dışında yaşıyor. Tamamıyla bir çözüm bulmak gerekiyor. Paris mutabakatında başka bir şey düşünülüyordu. Öcalan’ın İmralı’da koyduğu irade bence hem devleti hem oradaki güçleri hem hegemonik güçleri tekrar bir formül arayışına itti.

Bu ortaya çıkan anlaşmada, 30 Ocak anlaşmasında – Çünkü 18’inde (Ocak’ta) bir teslimiyet dayatılıyordu biliyorsunuz, ‘kurutun, temizleyin’ diyorlardı yani – çıkan şeyin ben değerli ve kıymetli olduğunu, büyük oranda Öcalan’ın etkisi olduğunu düşünüyorum. Henüz biz gidip gelmedik ama tabii ki heyetler gidip geliyor, devletle bir görüşme trafiği var. O görüşme trafiğinin kesildiğini sanmıyorum. Yani sonuçta yön veren, etkili bir aktörden bahsediyoruz. Bence olumlu etkileri oldu ve o anlaşmanın olmasında da büyük katkısı olduğunu ben de düşünüyorum.”

“İKTİDARIN GEREKÇESİ KALMADI, ADIM ATMA ZAMANI”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkiye’de devam eden süreçle ilgili açıklamalarına da değinen Bakırhan, “Sayın Bahçeli güzel şeyler söylüyorsunuz ama bunun muhatabı biz değiliz; iktidardır, siz de ortağısınız. Söyleyin yapsınlar. Gereğini yerine getirsinler“ dedi.

Suriye’deki 30 Ocak anlaşmasından sonra Türkiye’deki iktidarın artık bir gerekçesi kalmadığını vurgulayan Bakırhan, şöyle konuştu:

דŞimdi Türkiye’ye dönmemiz lazım. Tabii ki Şam Türkiye’nin gündemi, Kamışlo Türkiye’nin gündemi, Kobani Kürtlerin gündemi, Rojava Kürtlerin gündemi ama Türkiye’nin de bir gündemi var. Artık Ankara çözümünü, Ankara’da TBMM’de kurulan komisyonun yapmış olduğu çalışmaları toparlayarak bir rapor hazırlayıp bunun yasallaşması için bir an önce çalışmalara başlaması gerekir.

Artık siyasi tutsakların cezaevinde kalmaması gerekiyor. Dünyanın her yerinde bu işin tarafı cezaevinde midir, başka yerde midir? Nerede olursa olsun… Mesela Mandela ve benzer örneklerde gelişmelerden sonra ya da önce Mandela eve çıkarıldı, özgürlüklerine kavuşuyor, koşulları düzeltiliyor. Artık bunlar engel olarak görülmesin.

Yani artık Türkiye’de adım atma zamanı, demokratikleşme zamanı, bu süreci başarıya ulaştırma zamanıdır. Şimdi düne kadar söylenen güzel, iyi şeylerin artık pratik zeminde karşılığını oluşturma zamanıdır. Bunu da göreceğiz. Biz yine yapıcı rolümüzü oynayacağız. Bir an önce hükümetin demokratikleşme, meselenin çözümü, özel yasa konusunda hemen adım atması konusunda mücadelemize devam edeceğiz. DEM Parti burada yapıcı bir rol oynuyor.”

Benzer Haberler

Eşi sağlık durumunu paylaştı l

Tayfun Kahraman hastaneye sevk edildi

Irak’ta cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık krizi |

Talabani ve Barzani'nin görüşmesi başladı

Karar açıklandı |

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

“Cinsel istismar”dan aldığı ceza onandı |

Derecik Belediye Başkanı Dinç’in başkanlığı düştü

“Öcalan’ın 30 Ocak anlaşmasında büyük etkisi oldu” |

Bakırhan: Artık Türkiye’de adım atma zamanı

Özel, partisinin mitinginde konuştu |

"Erdoğan kendini yalanlamıştır"

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı l

'Ödeme alabilmek için yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kaldım'