ABD heyeti, Paris’te Ukrayna heyeti ve Avrupalı taraflarla görüştü. ABD Özel Temsilcisi Witkoff, “birçok kritik konuda önemli ilerlemeler kaydettiklerini” duyurdu. Zelenskiy 28 Aralık’taki Trump’la görüşmesinin ardından, Trump’ın barış planı üzerinde yüzde 90 anlaştıklarını duyurmuştu. İhtilaflı konular, toprak tavizi ve güvenlik garantileriydi. Paris’te konuşulan başlıklar da bunlardı. Ukrayna, Fransa ve İngiltere ise Ukrayna’ya konuşlandırılması düşünülen uluslararası güç için niyet beyanı imzaladı, Gönüllüler Koalisyonu ise ortak bildiri yayımladı.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya – Ukrayna savaşının bitirilmesi için sunduğu barış planı kapsamında başlayan görüşmeler sürüyor. Son olarak bugün Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan görüşmelere ilişkin ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff açıklamalarda bulundu.
Witkoff, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Paris’te Avrupalı liderler ve Ukraynalı yetkililerle yaptıkları son görüşmeyi değerlendirdi.
Witkoff, “İkili güvenlik garantisi çerçevesi ve refah planı dahil olmak üzere birçok kritik konuda önemli ilerlemeler kaydettik” ifadesini kullandı.
Görüşmelere devam edeceklerini kaydeden Witkoff, şunları belirtti:
“Koalisyon ayrıca güvenlik garantilerine ilişkin çerçeveyi özetleyen bir bildiri yayınladı. Ukrayna’da kalıcı barış için sağlam güvenlik garantileri ve refah taahhütlerinin gerekli olduğu konusunda hemfikiriz ve bu çabada birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
Witkoff, Trump’ın damadı Jared Kushner, ABD ordusundan General Alex Grynkewich, ABD’nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner ve Beyaz Saray Danışmanı Josh Gruenbaum’un da aralarında bulunduğu heyet, Gönüllüler Koalisyonu üyeleriyle ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy dahil Ukrayna temsilcileriyle görüşmeler yaptı ve görüşmelerin yarın da sürmesi bekleniyor.
2025 PANORAMA: Rusya-Ukrayna Savaşı | Değişen dinamikler, ağır maliyet, nükleer restleşme ve Trump’ın planı
UKRAYNA’YA ULUSLARARASI GÜÇ KONUŞLANDIRILMASI İÇİN NİYET BEYANI İMZALANDI
Öte yandan Paris’te Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna’ya uluslararası bir güç konuşlandırılmasına yönelik niyet beyanı imzaladı.
Macron, Rusya ile son 15 yılda imzalanan barış anlaşmalarının Moldova, Gürcistan ve Ukrayna’da ihlal edildiğine işaret ederek,“Bu tecrübeden hareketle artık gerçek ve bağlayıcı barış garantileri istiyoruz” dedi.
Macron, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin saldırganlığa karşı ilk savunma ve caydırıcılık hattı olmaya devam edeceğini söyledi. Ukrayna’nın bu caydırıcılığı sürdürecek yeterli kaynaklara sahip olacağını belirten Macron, uluslararası gücün bu yapıyı ikame etmeyeceğini, tamamlayıcı bir rol üstleneceğini söyledi. Macron, Türkiye’nin deniz alanlarına ilişkin sorumluluk almaya hazır olduğunu da açıkladı.
Macron, France 2 kanalına yaptığı açıklamada ise, Ukrayna’da ateşkes sağlandıktan sonra Fransız ordusunun Rusya-Ukrayna sınırındaki kontrol operasyonlarına katılacağını kaydetti. Macron, Ukrayna ordusunun yenilenmesine katkı sağlayacaklarını belirterek, savaş son bulduktan sonra Ukrayna’da barışın muhafaza edilmesi için binlerce Fransız askerinin konuşlandırılabileceğini belirtti.
Söz konusu askerlerin hangi ülkeye konuşlandırılacağına dair net bir açıklama yapmayan Macron, Kiev hükümeti, Gönüllüler Koalisyonu ve ABD’nin, Ukrayna ve Rusya arasındaki sınır alanının ihlal edilip edilmediği konusunda çalışmalar yürüteceğini kaydetti.
Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesi de, Fransa, İngiltere ve Türkiye’nin Ukrayna’da konuşlandırılması düşünülen uluslararası barış gücü için ortak bir plan sunmaya hazırlandığını duyurdu. Habere, önerilen gücün 15 bin–20 bin, hatta 30 bin askere kadar çıkabileceği, Fransa ve İngiltere’nin kara unsurlarının büyük bölümünü sağlayacağı, Türkiye’nin Karadeniz’de deniz güvenliğinden sorumlu olacağı, ABD ise doğrudan asker konuşlandırmadan lojistik ve istihbarat desteği vereceği kaydedildi.
UKRAYNA’YA GÜVENLİK GARANTİLERİ NETLEŞİYOR: GÖNÜLLÜLER KOALİSYONU’NDAN BİLDİRİ
Paris’te düzenlenen Gönüllüler Koalisyonu Zirvesi’nin ardından Ukrayna’ya ilişkin ortak bildiri yayımladı. Bildiride, Avrupalı ortaklar, ABD ve Ukrayna arasındaki görüşmelerde kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyulduğu kaydedildi.
Ukrayna’nın kendini savunma kapasitesinin, Ukrayna’nın gelecekteki güvenliği ve Avrupa-Atlantik kolektif güvenliği için son derece önemli olduğu belirtilen bildiride, Ukrayna’nın kalıcı egemenlik ve güvenlik garantilerinin imzalanacak her türlü barış anlaşmasının “ayrılmaz bir parçası” olması gerektiği vurgulandı.
Bildiride, Gönüllüler Koalisyonu’nun, Ukrayna’ya ateşkes sağlandıktan sonra yürürlüğe girecek siyasi ve yasal garantiler sağlama konusunda hazır olduğu ifade edildi. Bu güvenlik garantilerinin içerdiği hususlardan birinin “ABD liderliğindeki ateşkes izleme ve teyit mekanizmasına katılım” olduğu kaydedilen bildiride, Gönüllüler Koalisyonu’nun her türlü ateşkes ihlalini araştırmak üzere kurulacak Özel Komisyon’da da temsil edileceği belirtildi.
Bildiride, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine destek verilmesi güvenlik garantileri kapsamında ele alınırken, Koalisyonun bu ülkeye uzun vadeli askeri yardım ve savunma kapasitesini koruması için gerekli silahları sağlamaya devam etme kararı aldığı kaydedildi.
Bu kapsamda Ukrayna’ya yapılacak yardımların uzun vadeli savunma paketleri, silah alım finansmanına destek, Ukrayna’nın silahlı kuvvetlerini desteklemeye yönelik ulusal bütçesi konusunda işbirliği, silahlı saldırı durumunda hızlı ek destek sağlayacak savunma depolarına erişim, Ukrayna’ya savunma tahkimatlarının inşasında teknik destek sağlanması gibi hususlar içerdiği ancak sadece bunlarla sınırlı kalmadığı belirtildi.
Bildiride ayrıca Gönüllüler Koalisyonu ülkelerinin katkıları ile Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin yeniden inşası ve caydırıcılığının desteklenmesi için çok uluslu gücün kurulduğu ifade edildi. Hava, deniz ve karada Ukrayna’ya sağlanacak güvence önlemleri ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılanmasına hazırlık için koordineli askeri planlama yapıldığı vurgulanan bildiride, bu unsurların Avrupa öncülüğünde, Koalisyonun Avrupa dışı üyelerinin de katılımıyla ve ABD’nin destek önerileriyle gerçekleşeceğinin altı çizildi.
Bildiride, güvenlik garantilerinin ayrıca Rusya’nın yeni bir saldırısı halinde Ukrayna’ya destek vermek için bağlayıcı taahhütleri de kapsadığı kaydedilirken, bu taahhütlerin askeri kapasite, istihbarat ve lojistik alanında destek, diplomatik girişimler ve ek yaptırımların kabul edilmesini kapsadığı belirtildi.
Bir diğer güvenlik garantisinin, Ukrayna ile uzun vadeli savunma işbirliğinin güçlendirilmesini de kapsadığı ifade edilen bildiride, Ukrayna’nın yararına askeri alanda eğitim, savunma alanında ortak üretim gibi konularda savunma işbirliğinin artırılması konusunda mutabık kalındığı aktarıldı.
Bildiride ayrıca, ABD, Ukrayna ve Gönüllüler Koalisyonu arasında Paris’te bir koordinasyon birimi kurulmasına karar verildiği belirtildi.
×
RUSYA’NIN TALEPLERİ – UKRAYNA’NIN İTİRAZLARI: TRUMP’IN BARIŞ PLANI
Rusya’nın başlıca talepleri arasında Ukrayna’nın asla NATO’ya katılmayacağına dair söz verilmesi, Ukrayna ordusuna sınır getirilmesi, Donbas’ın tamamının Rusya tarafından kontrol edilmesi, Kırım, Donbas, Zaporizhia ve Herson bölgeleri üzerindeki Rus kontrolünün tanınması ve Ukrayna’da Rusça konuşanlara koruma sağlanması yer alıyor.
Ukrayna, bu taleplerin teslimiyet anlamına geleceğini ve ülkeyi sonunda Rusya’nın işgaline karşı savunmasız bırakacağını kaydediyor.
Buna karşın, ABD’nin sunduğu ve ilk etapta 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra Cenevre’de yürütülen müzakereler sonrasında 20 maddeye indirilen barış planı, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Rusya yanlısı görünüyor.
Planın ilk taslak haline göre, ABD, Ukrayna’dan Rusya’nın işgali altındaki bölgelerden vazgeçmesini, NATO’yu unutmasını ve asker sayısını sınırlamasını ve olası bir anlaşmanın ardından 100 gün içinde seçime gitmesini istedi.
Zelenskiy, “Ya ağır 28 madde ya da ağır kış” diyerek, karşı karşıya oldukları zorluğu dile getirdi. Avrupa Birliği ülkeleri de, planın ayrıntıları ortaya çıktığında tepki gösterdi ve Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasını talep etti.
Bunun üzerine, planın yeniden gözden geçirilmesi için 22-23 Kasım tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde görüşmeler yapıldı ve planın 20 maddeye düşürüldüğü duyuruldu. Zelenskiy, 30 Kasım’da yaptığı açıklamada, zorlu konuların hala çözülmediğini bildirdi.
Bununla birlikte Aralık ayında ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla görüşme trafiğinin hızlandığı görüldü. Witkoff, 2 Aralık’ta Moskova’da Putin ile görüştü. Putin, görüşmeden sonra ABD’nin sunduğu planın bazı maddelerinin kabul edilebilir olduğunu, bazılarının ise kabul edilemez olduğunu duyurdu.
Önce Avrupa’ya mesaj: Savaşmak istiyorsa, hazırız | Putin, Witkoff ve Kushner ile görüştü
Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, 14-15 Aralık günlerinde ise Almanya’nın başkenti Berlin’de Ukrayna heyeti ile Trump’ın planı üzerine müzakereler yürüttü. Müzakerelerin son gününde Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin de aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderler ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bir araya geldi.
Zelenskiy, görüşmede önemli mesafe kat ettiklerini belirtmekle birlikte, Trump’ın planında öngörülen toprak tavizleri ve ateşkes konusunda somut bir sonuç ortaya çıkmadı. Ancak Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaktan vazgeçmesi, buna karşılık güvenlik garantilerinin sağlanması konularında mesafe alındığı belirtildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, güvenlik garantilerinin detaylarını açıklamış ve olası barış anlaşması sonrasında Ukrayna’ya Batılı ülkelerin askerlerinin barış gücü olarak konuşlanacağını, olası Rus saldırısını püskürteceklerini belirtti.
Berlin görüşmeleri: ABD toprak tavizinde ısrarlı | Avrupa’nın zor haftası: Yeni Ukrayna zirvesi
Trump’ın sunduğu plana dair bir diğer görüşme de 20-21 Aralık’ta Miami’de gerçekleşti. ABD heyeti, önce Ukrayna heyeti ile, daha sonra da Rusya heyetiyle görüştü. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, görüşmelerin yapıcı ve verimli geçtiğini açıkladı. Zelenskiy de, 24 Aralık’ta, birçok kritik konuda uzlaşmaya varıldığını, ancak planda öngörülen toprak tavizi gibi hassas konuların çözümsüz kaldığını söyledi.
Miami görüşmelerinin ardından 28 Aralık’ta Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile bir kez daha yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Bu arada görüşmenin öncesinde ve sonrasında Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmeleri yaptı.
Bu görüşmenin ardından Zelenskiy, 20 maddelik barış planı üzerinde yüzde 90 anlaştıklarını duyurdu. Trump da büyük oranda anlaştıklarını söyledi. Ancak kritik bir başlıkta ihtilaf giderilmedi. Bu, Trump’ın Ukrayna’dan istediği toprak taviziyle ilgiliydi. Rusya da Donbas şartını yineledi.
Trump – Zelenskiy görüşmesinin ardından Ocak ayında Putin ile yeni temas, heyetlerin müzakereleri ve Avrupalı liderlerle görüşme kararları alınmıştı. 6 Ocak’ta Paris’te yapılan görüşmeler de bu çerçevedeydi.
Zelenskiy: Yüzde 90 anlaştık | Kritik başlık hala ihtilaflı: Donbas’ta toprak tavizi olacak mı?



