Mehmet Nuri Özdemir
Dünya yeni bir ‘Tarihin Sonu’ tezine mi hazırlanıyor? Yeni tezi “Medeniyetler Çatışmasına” benzetemiyoruz, zira bütün medeniyetler kapitalizmin konforlu ve kanlı bahçesinin peyzajları olarak kullanıma açıldı. Yaşananlar ‘Tarihin Sonu’ tezine daha yakın duruyor. Hegemonya, ABD önderliğinde iktidarın kümülatif alışkanlıklarını zorlayarak tarihin sonunu liberal toplumun anti-tezi sayılabilecek otoriter toplum ile ikame ediyor ve yeni ilan için son provaları yapıyor. Bu gidişle yeni bir küresel imparatorluğun ilanına tanıklık edebiliriz. Yeni tezin adı ‘Simülatif İmparatorluk’ olabilir. Çünkü küresel ölçekte ‘Politika ve Hayat’ yeni imparatorluğun simüle ettiği çembere hapsedilmiş durumda.
Simülatif İmparatorluğun kaynakları süper bireylerin inisiyatifi, ileri teknoloji ve sofistike şiddet. Temel hedef ise küresel ölçekte mutlak iktidar… İleri teknolojilerin simülasyonuyla öncelikle güç ilişkileri sıfır hataya indirgeniyor. Neredeyse atılan her adım simüle ediliyor. Yan etkiler hesaplanıyor; riskler, fırsatlar birçok olasılıkla birlikte değerlendirildikten sonra bir ajanda hazırlanıyor. Bu ajanda doğrultusunda süper bireylerin (Trump, Netenyahu, Modi, Putin, Xi Jinping, Elon Musk, Larry Page, Jeff Bezos gibi…) inisiyatifinde diplomatik girişimlerle simülasyonda açığa çıkan sorunlar yumuşak güç ile giderilmeye çalışılıyor. Mesela “otoriter barışlar” paradoksal olarak yumuşak güç stratejilerinin bir parçası. Trump’ın sürekli şovunu yaptığı 8 savaş veya çatışmayı sonlandırma söylemi yine bu stratejinin devamı niteliğinde. (Ermenistan-Azerbaycan, Tayland-Kamboçya, İsrail-İran, Kongo-Ruanda, Hindistan-Pakistan, Mısır-Etiyopya, Sırbistan-Kosova ve Gazze gibi çatışmaları kapsıyor.)



