BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Suriye’deki süreci beklediler” |

Ahmet Türk: Mart sonuna kadar yasal düzenlemeler yapılmalı

“Suriye’deki süreci beklediler” |

Yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, Türkiye’nin devam eden sürecin Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak ertelediğini belirtti: “Şimdi Rojava’da bazı konularda uzlaşmalar oldu. Sürecin hızlanması için, Şubat ve Mart sonuna kadar yasal düzenlemelerin ortaya çıkması gerekiyor.”

HABER MERKEZİ – Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin görevden alınan ve yerine kayyum atanan Eşbaşkanı Ahmet Türk, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Nezahat Doğan’a gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Ahmet Türk, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen hafta partisinin grup toplantısında dile getirdiği “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerine ilişkin de konuştu. “Ahmetler” vurgusuyla kendisinin kastedildiğinin hatırlatılması üzerine Ahmet Türk, şunları söyledi:

דTabii Sayın Bahçeli’nin açıklamalarını değerli ve önemli buluyoruz. Ama pratikte atılmış hiçbir adım yok. Batı cephesinde hiçbir değişiklik yok! Bu nedenle toplumda gittikçe artan bir güvensizliğin oluştuğunu görüyoruz. Halkın kafasında “Bizi oyalayarak bu süreci bu şekilde bitirmeye çalışan bir zihniyet” olgusu ve tedirginlik var. Sayın Öcalan’ın başlattığı bu süreci Kürt halkı gerçekten sabırla ve dikkatle izliyor. Anlaşılıyor ki Türkiye, Suriye’deki gelişmelerden dolayı bu süreci ötelemeye, ertelemeye çalışan bir yaklaşım gösterdi. Şimdi Rojava’da bazı konularda uzlaşmalar oldu. Bundan sonra elbette ki bu sürecin hızlanması için, Şubat ve Mart sonuna kadar yasal düzenlemelerin, hukuki düzenlemelerin ortaya çıkması gerekiyor.”

“KAYYUM POLİTİKASI, ‘KÜRT HALKININ İRADESİNİ TANIMIYORUM’ MESAJIDIR”

Kendisinin ve DEM Partili çok sayıda belediye başkanının yerine kayyum atanmasının yargı kararlarıyla ilgili olmadığının altını çizen Ahmet Türk, “Şimdi hiçbirimizin cezası kesinleşmiş değil. Cezası kesinleşse de kayyum gelmez, meclis içinden bir arkadaş seçilir. Sonuçta Kürtlerin kazanımlarını yok etmeye çalışan bir mantıkla hareket edildi ve bundan dolayı kayyumlar atandı. Benim henüz kesinleşmiş bir davam yok. Bir tek Kobani kumpas davasıyla ilgili bir davam var. Bütün dünya da bunun bir kumpas davası olduğunu biliyor. Kumpas davası da olsa, ceza kesinleşse anlarız. O zaman kayyum atayamazsınız. Meclis’in içinden birisini seçersiniz. Yani tamamen hukuksuzluktur. Kayyum politikası, özellikle Kürdistan’da, Kürt bölgesinde ‘Kürt halkının iradesini tanımıyorum, siz ne yaparsanız yapın, karar verici benim’ mesajıdır“ diye konuştu.

“SURİYE’DEKİ SÜRECİ BEKLEDİLER”

Türkiye’de devam eden süreçte adımların atılmamasının Suriye ve Rojava’daki gelişmelerle bağlantılı olduğunu vurgulayan Ahmet Türk, “Bana göre Suriye’deki süreci beklediler. Suriye’deki Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmaya çalışan bir anlayışa destek veren bir Türkiye var. Bir tarafta ‘Kürtler kardeşlerimizdir’ diyorlar ama Suriye’deki Kürtlerin bütün kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik HTŞ ve diğer çetelerle adeta birlikte hareket eden bir Türkiye fotoğrafı önümüze çıktı” dedi.

“YENİ BİR SÜREÇ OLARAK DEĞERLENDİRMEK VE REHAVETE KAPILMAMAK GEREKİR”

Rojava’da bir anlaşma yapıldığını ve bunun “yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirmek“ gerektiğini belirten Türk, öte yandan henüz ortada bir anayasanın ve meclisin olmadığına, yerel yönetimlerle ilgili nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı konusunda bir düzenlemenin bulunmadığına dikkat çekti. “Tabii bu süreçte Kürt halkı gerçekten büyük bir direniş gösterdi, Rojava’ya sahip çıktı“ diyen Türk, şöyle konuştu:

דBir bütün olarak dört parçadaki Kürdistan’da insanların ayağa kalkması, Rojava’ya sahip çıkması, demokrasiye sahip çıkması, Suriye’nin demokratik bir ülke olması konusunda gösterdiği direniş elbette ki süreci çok önemli bir şekilde etkiledi. Tabii bunu sürecin bir başlangıcı olarak değerlendirmek ve rehavete kapılmamak lazım. Bu süreci halkımızın çok ciddi bir şekilde izlemesi gerekiyor. Bu sürecin sonuçları ortaya çıkıncaya kadar yapılması gereken diplomatik çalışmalar, halkın bu süreçle ilgili her zaman yanıt verecek bir noktada durması, bir duruşu göstermesi çok önemlidir. Rojava’daki kadın mücadelesi ve Rojava’daki direniş dünyada çok önemli bir gündem olarak önümüzde duruyor.”

“ÖCALAN’IN ÇOK BÜYÜK ETKİSİ VE KATKISI OLDU”

Abdullah Öcalan’ın Suriye ve Rojava’daki gelişmelere müdahil olduğuna ve bir mutabakatın ortaya çıkması için devreye girdiğine ilişkin haberler hakkında Ahmet Türk, şunları söyledi:

“Elbette bundan daha fazlasını biz biliyoruz. Görüşme heyetlerine Rojava ile ilgili gereken mesajlarını iletti. Rojava’daki sürecin bu noktaya gelmesinde Sayın Öcalan’ın çok büyük etkisi ve katkısı oldu. Yani sadece Türkiye’deki gelişmelerle ilgili duruşuyla değil, Rojava’daki duruşuyla da yine ne kadar demokratik bir toplumu arzuladığını ve halkların kardeşliğine zarar vermeyecek bir sürecin başlaması konusundaki tavrını ortaya koydu. Rojava’da önemli müdahalelerde bulundu, mesajlarını gönderdi ve demokratik toplumun yaratılması konusunda onlardan uzlaşıcı bir tavır sergilemelerini istedi.”

“ULUSLARARASI BİR İZLEME KOMİTESİ OLMASI LAZIM”

Hem Rojava’da hem de Türkiye’de devam eden süreçlerde uluslararası bir izleme heyetinin mutlaka bulunması gerektiğini vurgulayan Ahmet Türk, şu değerlendirmeleri yaptı:

דBugün Fransa buna hazır olduğunu söylüyor ama anti-emperyalist ülkelerin garantör olarak devreye girmesi lazım. Mesela İsveç, Norveç gibi ülkeler, hatta Kanada gibi garantör ülkelerin olması lazım. İkincisi uluslararası bir izleme komisyonunun Suriye’de görevlendirilmesi gerekiyor. Böyle bir talepte bulunulması gerekir. O zaman bu sürecin nasıl gittiğini çok daha iyi anlarsınız.

Önceki çözüm süreci çok iyi hatırlarsınız ki sonuçsuz kaldı. Kürtler ‘Erdoğan masayı devirdi’ dedi. Erdoğan ‘Kürtler yanaşmadı’ dedi. Ama bir izleme komitesi olsaydı, kimin masayı devirdiği çok açık bir şekilde ortaya çıkardı. Bu nedenle uluslararası ve halklar arasındaki görmek istemediğimiz çatışmalarda mutlaka bir izleme komitesinin oluşması lazım sürecin sağlıklı yürümesi için. Ortadoğu’yu kendisine biat ettirecek devletlerin dışındaki garantör ülkelerin ortaya çıkması lazım. Bence bu çok önemli. Kürtlerin uluslararası bir izleme komitesi talebinde bulunması lazım.”

“ULUSAL KONFERANS DÜZENLEMEK LAZIM”

Son zamanlarda yine gündeme gelen Kürt Ulusal Kongresi hakkındaki tartışmalara da değinen Ahmet Türk, şöyle konuştu:

דKongreden önce bir ulusal konferans yapılabilir. Burada Kürtlerin bu süreçte izlemesi gereken politikaların üzerinde durmak lazım. İdeolojik olarak bütün siyasi partiler birbirinden farklı olabilir. Ama ulusal meselelerde herkesin ortaklaşabileceği bir nokta vardır. İşte bu noktalar üzerinde yoğunlaşmak lazım.

Dört parça Kürdistan’da birlikte neleri yapabiliriz, birlikte nelere sahip çıkabiliriz, ortaklaşabiliriz gibi bir anlayışla önce bir konferansın düzenlenmesi lazım. Olabilecek müdahalelerden ötürü ulusal kongreden önce konferansın gerçekleşmesi gerekir. Sonuç olarak herkesin de görmesi lazım: Rojava giderse Federe Kürdistan da gider; İran’daki Kürtlerin kazanımları da veya mücadelesine de çok büyük zararlar verir, burada insanların sindirilmesine, susturulmasına neden olur. Bu bilinçle hareket ettiğimizde bu ulusal ruhu büyüterek ulusal bir dayanışmayla götürebiliriz, götürmeliyiz.”

Benzer Haberler

Duruşmada 8’inci gün l

 Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapacak

TÜİK açıkladı l

Türkiye’nin nüfusu 86 milyonu aştı

Gündemde Suriye vardı |

Barzani ve Barrack telefonda görüştü

CHP’den istifa etti |

Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’dan Özel hakkında suç duyurusu

Ekrem İmamoğlu:

"2026 'reform' değil, seçim yılı olacak"

“Suriye’deki süreci beklediler” |

Ahmet Türk: Mart sonuna kadar yasal düzenlemeler yapılmalı

Özarslan’ın istifasının ardından |

Keçiören Belediyesi’nde başkan yardımcılarından istifa kararı