Necmiye Alpay
Hükümet bu yeni sürecin adını “terörsüz Türkiye” koyalı kim söz alsa “terörsüz Türkiye’yi kim istemez ki” diyerek başlıyor konuşmaya, “terör” terimini açmak gereğini duymadan. Oysa “terör” kavramı etrafındaki bulanıklığı yaratan etmenlerden biri olarak çoktan sessizlik duvarının arkasında bırakılmış durumdaki “devlet terörü” de konuşulmadıkça, zihinlerin berraklaşması zor.
Çok kullanıldığı halde bulanık kalan epey siyasal terim daha var aslında: demokrasi, insan hakları, hukuk, eşit yurttaşlık… Karanlıkta bırakıldıklarını bile artık pek az kimsenin fark ettiği, suyun üstünde yüzdükleri halde gitgide daha çok bulanıklaşan, oysa çok netlermiş gibi kullanılan sözcükler bunlar. Hepsini birlikte düşündüğümüzde gerçeklikle aramıza örülmüş yüksek bir duvar oluşturuyor bu odunlaşmış dil.
Oysa bir gün kalıcı barışı gerçek kılmak niyetindeysek, dünyadaki benzerleri gibi Kürt sorununun da yüz yıla merdiven dayamasından endişe ediyor, bir an önce çözüm yoluna girmesini istiyorsak, bu duvarı ortadan kaldırmak zorundayız.



