Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “umut hakkı”nın af ya da kişiye özel tahliye olmadığını, şartla salıverilmenin başka bir ifadesi olduğunu belirterek Meclis’in kapsamı genişletmesi halinde Öcalan’ın da kapsama girebileceğini söyledi; Uçum, “Otomatik bir tahliye uygulanmaz” dedi.
HABER MERKEZİ – Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda yer alıp almayacağı tartışması yürütülen “umut hakkı” konusunda Anadolu Ajansı için bir “analiz” kaleme aldı.
Yazısında “umut hakkının” kişiye özel bir tahliye imkanı olmadığını belirten Uçum, aynı zamanda bunun “bir af uygulaması” anlamına da gelmediğini belirtti.
Uçum, “umut hakkına” ilişkin “Bağımsız bir hak değil şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir” tanımlaması yaptı.
“UMUT HAKKI NİTELEMESİNİN İSABETLİ OLDUĞU TARTIŞMA GÖTÜRÜR”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarından yola çıkılarak yapılan “umut hakkı” nitelemesinin de “şartla salıverilme” anlamına geldiğini savunan Uçum, “şartla salıverilmeden farklı ve umut hakkı denen ayrı bir hukuki kurum yoktur. Bizim mevzuatımızda da umut hakkı nitelemesi kullanılmaz. Koşullu salıverilme kavramına yer verilir” ifadelerini kullandı.
“Ayrıca bazı yazarların AİHM içtihadına dayanarak ifade ettiği umut hakkı nitelemesinin isabetli olduğu da tartışma götürür” diyen Uçum, şartla salıverilmenin, “hükümlülere tanınmış bir haktan ziyade başlangıç açısından bir hukuki imkan” olduğunu belirtti.
“OTOMATİK BİR TAHLİYE UYGULANMAZ”
Uçum yazısında devamla şunları belirtti:
דUmut hakkı, ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm almış herkese şartla salıverilme umudunu vermek demektir. Doğrudan bir hak tanımlamak değil bir hukuki imkan sağlamaktır. Bunun temel sebebi, genel olarak cezanın infazından beklenen amaçtır. Bu amaç, hükümlünün yeniden toplumla uyumlu olacağı bir duruma gelmesidir. Bu bakışla, ömür boyu infaz kurumunda kalmayı zorunlu kılan yasal düzenlemeler cezadan beklenen amaçla bağdaşmaz.
Hükümlüye “bir gün gün ışığına çıkma umudu” tanımayan infaz sistemi, cezanın genel amacından uzaklaşmış olur. Bununla birlikte bazı suçlar bakımından şartla salıverilme imkanının verilmediği sistemler de vardır. Türkiye’de de bazı suçlar kapsam dışı tutulmuştur. Şartla salıverilme imkanı, şu anda kapsam dışında olan suçlardan hükümlü olanlara da tanınırsa yine şartla salıverilmenin esasları uygulanır. Otomatik bir tahliye uygulaması olmaz.”
Uçum, umut hakkından yararlanılabilmesi için “kanunda belirtilen süre kadar cezanın çekilmiş olması” ve “çekilen ceza süresince hükümlünün iyi halli olması” koşullarının ikisinin bir arada olması gerektiğini belirtti.
Uçum, şartla salıverilmenin genişletilmesi halinde kapsama girecekleri ise şöyle tanımladı:
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen örgütlü suçlardan alanlar,
Geçmişte ölüm cezaları müebbet ağır hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları,
Terör suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar.”
“MECLİS DÜZENLEME YAPARSA ÖCALAN DA KAPSAMA GİRER”
Uçum, Meclis’in şartla salıverme imkanının kapsamını genişletmesi durumunda Abdullah Öcalan’ın da bu kapsama gireceğini söyledi.
Uçum şunları belirtti:
דEğer bu konuda tam irade ve yetki sahibi TBMM şartla salıverilme imkanından yararlanacak hükümlü kapsamını yukarıda belirtilen hükümlülerle genişletecek düzenleme yaparsa Öcalan da bu kapsama girer. Bu düzenleme tamamen TBMM’nin takdirindedir.
Elbette TBMM kapsam dışında olan suçları şartla salıverilmenin kapsamına eklerse bu konuda süre, değerlendirme talebi, süreç yönetimi, ilgili ve yetkili idari ve yargısal merciler bakımından özel düzenleme de yapabilir. Genel şartla salıverilme usulünden farklı bir usul belirleyebilir. Bu hususta hukuken bir engel yoktur.”
YILDIZ, AİHM KARARLARINA İŞARET ETMİŞTİ
Öte yandan Uçum’un AİHM içtihadına dayanılarak ifade edilen umut hakkı nitelemesinin isabetli olduğu da tartışma götürür” açıklamasının aksine dün komisyonunun ortak rapor yazım ekibi toplantısı öncesi açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, AİHM kararlarını işaret etmiş ve “Başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinden içerik olarak mutlaka olacak” ifadeleriyle “umut hakkının” raporda yer alacağını söylemişti.



