Ender İmrek
Dünya oldukça farklı bir atmosfere doğru hızla sürükleniyor. ABD’nin Venezuela darbesi dünyada ‘yeni’ bir süreç yaratmış oldu. ABD tarafından Venezuela’nın başkenti Caracas ve birçok şehrin elektrikleri kesildi, gece boyunca şehirler bombandı. Yüzlerce savaş uçağı ve ABD askeri ile yapılan baskında onlarca Venezuelalı öldürüldü; devlet başkanı Mudaro ile eşi Cilia Flores korsanca bir girişimle kaçırıldı.
Yeni dünya düzensizliği yayılıyor
Bu hunharca girişimle Trump, başta Amerika kıtası olmak üzere dünyayı zapturapt altına alma hesabı içinde olduğunu gizlemiyor. Petrole, kıymetli madenlere ve stratejik bölgelere el koyacağını söyleyip duruyor. Bu yönlü planların hızla işleyeceği görünüyor. ‘Yeni dönem’ adeta ‘gangsterler çağı’ olacak gibi görünüyor.
Maduro’nun ya da bir başkasının durumu, söz konusu ülkedeki demokrasiyle bağdaşmayan uygulamalar ABD darbesini hiçbir biçimde haklı kılmaz. Maduro’nun, ambargo, kuşatma ve emperyalist dayatmaların içerideki kışkırtma ve kukla yönetim yaratma hesaplarını, halka dayanarak aşmak yerine giderek halktan kopan bir baskıcı rejimi uygulayıcısına dönmesi gibi tüm eleştiriler konuşulabilir, değerlendirilebilir. Ancak hiçbir şey ABD’nin caniliğini, bu darbeyi, Trump’ın haydutluğunu, Maduro ve eşine yapılanı haklı kılmaz.
Çin ve Rusya
Rusya ve Çin’in etkisiz kaldığı konuşuluyor. Esad’ın devrilmesi sonrasında da bu tartışma yapılmıştı. Bu etkisizlik ve sessizliğin emperyalist güçler arasında bir kıtalararası hegemonya paylaşımı mı karşılıklı zımni bir “tolerans mı” olduğu tartışılabilir. Rusya’nın Ukrayna, Çin’in Tayvan konusunda “rahata” erişip erişmediğini zaman gösterecek.
Ancak Çin’in Venezuela ile hızla gelişen ticari ilişkileri, Latinlerde ve dünyada giderek artan ekonomik etkisi ve yayılan siyasi nüfuzunun ABD çıkarları için bir “tehdit’ kabul edildiği sır değil. Trump’ın Çin’le özellikle ticaret, yatırım ve ekonomi alanında rekabet önlemlerinden onun “limanlarını bombalama” aşamasına geçtiği görülüyor.



