BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün bayram şekerleri I

Baskı, tutuklama, gözaltı, erişim engeli, tehdit, işsizlik ve ölüm...

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün bayram şekerleri I

BİA Medya Gözlem Raporu’na göre 2025’in son üç ayında gazeteciler uzun tutukluluklar, hapis cezaları, RTÜK yaptırımları, erişim engelleri ve kayyum uygulamalarıyla kuşatıldı. Rapor, cezasızlık ve ekonomik güvencesizliğin medya özgürlüğünün nasıl kırılgan hale geldiğini de ortaya koydu.

HABER MERKEZİ- BİA Medya Gözlem Raporu’nun Ekim–Kasım–Aralık 2025 dönemini kapsayan son verileri, Türkiye’de gazeteciliğin çok yönlü ve sistematik bir baskı altında yürütüldüğünü ortaya koydu. Rapora göre gazeteciler bu dönemde uzayan keyfi tutukluluklar, ağır hapis cezaları, RTÜK yaptırımları, erişim engelleri ve kayyum müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı; cezasızlık ve ekonomik güvencesizlik ise tabloyu daha da ağırlaştırdı.

Erol Önderoğlu tarafından hazırlanan raporda, iktidar makamlarının yalnızca kurumları değil, kamuoyunda tanınan gazetecileri de doğrudan hedef aldığına dikkat çekildi. Fatih Altaylı dosyasında olduğu gibi, uzun tutuklulukların ardından verilen hapis cezalarının gazetecilik üzerinde caydırıcı bir etki yaratmak amacı taşıdığı vurgulandı.

TUTUKLULUKLAR UZUYOR, DAVALAR YIĞILIYOR

kayyım atanan TELE1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 26 Ekim 2025’ten bu yana “casusluk” iddiasıyla tutuklu bulunuyor ve hala iddianamesini bekliyor. Enver Aysever’in sağ siyasete yönelik eleştirileri ise “kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle tutuklamaya dayanak yapıldı. Nevşehir’de “haraç” iddialarını haberleştiren gazeteci Can Taşkın da 1 Eylül’den bu yana cezaevinde.

Raporda, “istisnai tedbir” olarak tanımlanan tutukluluğun gazeteciler açısından fiilen cezaya dönüştüğü ifade edildi. Fatih Altaylı’ya “Cumhurbaşkanı’nı tehdit” suçlamasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi, Furkan Karabay’ın ise 201 gün tutuklu kaldıktan sonra 4 yıl 3 ay hapis cezası aldığı gün tahliye edilmesi bu tabloya örnek gösterildi.

DÖRT GAZETECİYE 9 YIL 3 AY HAPİS
Son üç ayda dokuz gazeteci çeşitli davalardan beraat ederken, dört gazeteciye toplam 9 yıl 3 ay hapis cezası ve 49 bin 580 TL adli para cezası verildi. Ayrıca yedi gazeteci hakkında verilen “örgüt üyeliği” mahkûmiyetlerinin onandığı belirtildi.

“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasının gazeteciler üzerindeki baskının temel araçlarından biri olmaya devam ettiğine işaret edilen raporda, bu suçlamayla en az 18 gazeteci ve karikatüristin yargılandığı, Furkan Karabay’ın ise bu suçtan 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.

GÖZALTILAR, SALDIRILAR VE TEHDİTLERDE ARTIŞ
Rapora göre son üç ayda en az 12 gazeteci gözaltına alındı ya da zorla ifadeye götürüldü. Sekiz gazeteci fiziki saldırıya uğradı, dört gazeteci ise tehdit edildi. Çevre belgeselcisi Hakan Tosun’un Ekim ayında İstanbul’da sokak ortasında öldürülmesiyle ilgili olarak, meslek örgütleri olayın gazetecilik faaliyetiyle bağlantısının tüm yönleriyle araştırılmasını talep etti.

RTÜK YAPTIRIMLARI VE ERİŞİM ENGELLERİ
RTÜK’ün başkanının değişmesine rağmen eleştirel yayınlara yönelik yaptırımların devam ettiği belirtilen raporda, son üç ayda televizyon kanallarına toplam 1 milyon 848 bin 907 TL para cezası kesildiği aktarıldı. İnternet yayıncılığına yönelik lisans ve erişim baskılarının da sürdüğü kaydedildi.

×8 Ocak’ta Mezopotamya Haber Ajansı ile Jinnews’in Türkçe, Kürtçe ve İngilizce X hesaplarına Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’nun talebi üzerine Türkiye’den erişim engeli getirildi.

Bu dönemde en az 35 habere “milli güvenlik” ve “kamu düzeni” gerekçesiyle erişim engeli getirildi. Engellenen haberler arasında İBB, büyük holdingler ve kamu kurumlarına ilişkin yolsuzluk iddialarının bulunduğu ifade edildi.

MEDYA EMEKÇİLERİ İŞSİZ

BİA Medya Gözlem Raporu’na göre, Ekim–Aralık 2025 döneminde en az 52 gazeteci ve medya çalışanı işini kaybetti. TELE1’e kayyum atanması ve Merdan Yanardağ’ın tutuklanması sonrasında çok sayıda çalışanın istifa etmek zorunda kaldığı kaydedildi.

Raporda, Avrupa Birliği’nin medya özgürlüğünü güçlendirmeye yönelik düzenlemelerine karşın Türkiye’de bu alanda bir iyileşme iradesi görülmediği ifade edilerek, Türkiye’nin 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 159. sırada yer aldığı hatırlatıldı.

×DOKUZ PATRON’DAN ‘PATRON DEVLET’E BASIN BAYRAMI

1961’de 212 sayılı Fikir İşçileri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 10 Ocak günü, 1962-1971 arasında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlandı; 1971 yılındaki askeri muhtıradan sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı “Çalışan gazeteciler günü” olarak değiştirildi.

212 sayılı yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazetenin patronu (Tercüman, Akşam, Vatan, Yeni İstanbul, Hürriyet, Milliyet, Dünya, Cumhuriyet, Akşam), 212 sayılı yasanın ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına ilişkin 195 sayılı yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden bir ortak bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapadıklarını duyurdular.

Kaynak:Journo

Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, çeşitli protesto eylemleri gerçekleştirdiler ve halkı gazetesiz bırakmamak adına 3 günlük boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımladılar. gazetenin ilk sayısının başyazısında şu ifadeler yer aldı:

“Temel hak ve hürriyetlerimizin gerçekten kısıtlandığı, yalnız basının değil bütün memleketin gerçekten eşi görülmemiş bir tehlikenin içine sokulduğu günlerde bile gazetelerini kapatmayan ve protesto yoluna gitmeyen gazete sahiplerinin, şimdi bir ilan kurumu için yaptıkları bu hareket, basın tarihimizde herhalde şerefli bir yer kaplamayacaktır. Gazete çıkarmak çorap fabrikası işletmeye benzemez. Basın bir kamu hizmetidir.”

Benzer Haberler

Bozova’da bir evin mutfağında patlama |

Biri bebek 3 kişi yaşamını yitirdi

17,5 milyon hesap etkilendi |

Instagram’da büyük veri sızıntısı iddiası

Doğu Ergil yazdı |

İran’da ne oluyor?

Güçlükonak Katliamı’nın 30. yılı |

Cumartesi Anneleri: Sorumlular yargı önüne çıkarılmalı

Kani Torun, Barrack’ı alıntıladı iktidarı eleştirdi:

Dilimizde tüy bitti...Suriye’deki tarafları Ankara’da bir araya getirin

Tayip Temel’den Halep açıklaması |

Uluslararası boyutu olan bir darbe mekaniği devrede

En düşük emekli maaşı |

Özel’den AKP’nin teklifine tepki: Harçlık verir gibi