BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Suriye’de kalıcı barışın yol haritası belli oldu” |

Erdoğan: Meclis sürecin yeni aşamasında vazifesini yapacaktır

“Suriye’de kalıcı barışın yol haritası belli oldu” |

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ocak Mutabakatının “tek ordu, tek devlet” temelinde uygulanmasını önemsediklerini belirterek, Suriye’de “kalıcı barışın yol haritasının belli” olduğunu söyledi. Komisyonun nihai raporunun açıklanmasıyla beraber “siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşeceğini” belirten Erdoğan, “Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında vazifesini güvenle yapacaktır” dedi.

HABER MERKEZİ – AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere dikkat çeken Erdoğan, “Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz” dedi.

“SURİYE’DE KALCI BARIŞIN YOL HARİTASI BELLİ OLMUŞTUR”

Geçici Şam hükümeti ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında varılan 30 Ocak Mutabakatı’na dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır.”

“ŞARA’NIN SAMİMİ GAYRETLERİNİN EN YAKIN ŞAHİDİYİZ”

“Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz” diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında değildir. Tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.”

“NE KÜRTLER, NE SURİYELİLER BUNLARIN UMURLARINDA DEĞİL”

 

Konuşmasının devamında CHP’yi işaret eden Erdoğan, şunları dile getirdi:

×Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür. Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl bir milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’den etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor.

Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Suriyeliler, ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi.

“MEYHANE JARGONUYLA SİYASETÇİLİK OYNAMAKTAN VAZGEÇİN ARTIK”

“Açıkçası biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz” diyen Erdoğan, “Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin” ifadelerini kullandı.

“RAPORUN AÇIKLANMASIYLA SİYASETE DAHA FAZLA GÖREV DÜŞECEK”

Sürece de değinen Erdoğan, konuşmasının devamında şöyle dedi:

×Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’muz da nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz.

AKIN GÜRLEK VE MUSTAFA ÇİFTÇİ AÇIKLAMASI

Erdoğan konuşmasının sonunda Adalet Bakanı olarak atadığı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı olarak atadığı Mustafa Çiftçi hakkında şunları ifade etti:

“Son olarak biliyorsunuz dün gece kabinemizde iki bakanlıkta bir nöbet değişimi yaşandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımıza yeni atamalar yaptık. Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e ve yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye Yüce Mevla’dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.”

Benzer Haberler

Karar açıklandı |

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

“Cinsel istismar”dan aldığı ceza onandı |

Derecik Belediye Başkanı Dinç’in başkanlığı düştü

Eğitime bir gün ara verildi |

Erzurum, Van, Ağrı ve Muş'ta kar tatili

Erdoğan’dan kabineye gece yarısı ayarı I

Adalet ve İçişleri Bakanları görevden alındı

Davada 10’uncu gün |

Aziz İhsan Aktaş'ın savunma yapması bekleniyor

İmralı Heyeti ile Erdoğan görüşmesi başladı |

Sancar: Önerilerimiz var, onları sunacağız

“Suriye’de kalıcı barışın yol haritası belli oldu” |

Erdoğan: Meclis sürecin yeni aşamasında vazifesini yapacaktır

Akın Olgun yazdı |

Süreç ve saklı olan şeyler…