Dünya Atletizm Federasyonu’nun yeni test protokolü sporcuların biyolojik cinsiyetlerini DNA testiyle kanıtlamalarını 1 Eylül’den itibaren zorunlu hale getiriyor. Testi reddedenler müsabakalara katılamayacak.
HABER MERKEZİ – Dünya Atletizm Federasyonu (World Athletics), uluslararası şampiyonalarda yarışacak tüm kadın sporcular için zorunlu SRY geni (erkeklik belirleyici gen) analizinin 1 Eylül itibarıyla başlayacağını duyurdu.
Böylece ABD Başkanı Donald Trump’ın isteği uluslararası geçerlilik kazanmış oldu. Trump, göreve geldikten sonra bu konuyu ısrarla gündemde tutmuş ve ardından şubat ayında “Erkekleri Kadın Sporlarından Uzak Tutmak” adlı tartışmalı kararnameyi yürürlüğe koymuştu.
CİNSİYET KANITLAMAK ZORUNLU OLACAK
Dünya Atletizm Federasyonu’nun öngördüğü yeni test protokolü, sporcuların biyolojik cinsiyetlerini DNA testiyle kanıtlamalarını zorunlu kılacak ve bu uygulama, 13 Eylül 2025’te Tokyo’da başlayacak Dünya Atletizm Şampiyonası ile yürürlüğe girecek.
Federasyonun yeni kararına göre, yalnızca biyolojik kadınlar, tam androjen duyarsızlığı sendromu (CAIS) taşıyanlar veya belirli geçiş koşullarını sağlayan sporcular, kadınlar kategorisinde yarışmaya hak kazanacak. Y kromozomu tespit edilen sporcular ise kadınlar kategorisi dışındaki yarışmalara veya sıralamaya etkisi olmayan müsabakalara katılabilecek.
SPORCULAR TESTE TABİ TUTULACAK
Yeni düzenlemeye göre, sporcular yanak içi sürüntü (cheek swab) veya kan örneği aracılığıyla Y kromozomu taşıyıp taşımadıklarını belirlemek amacıyla tek seferlik bir teste tabi tutulacaklar.
Bu kural, Mart ayında Dünya Atletizm Cinsiyet Çeşitliliği Görev Gücü’nün önerileri doğrultusunda hayata geçirildi.
Sporcular, test sonuçlarına Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) aracılığıyla itiraz edebilir. Yeni düzenlemelere göre, testi tamamen reddeden sporcular, dünya sıralamasına etki eden yarışmalarda yer alamayacak ancak alternatif ve sıralamasız müsabakalara katılabilecek.
Federasyon, bu düzenlemelerin bir kişinin toplumsal cinsiyet kimliğini sorgulamak amacı taşımadığını, amacın kadınlar kategorisindeki adaleti korumak olduğunu savundu.