BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

AKP, MHP ve CHP’nin raporlarını değerlendirdi |

Bakırhan: Suriye’ye gitmeyi planlıyoruz

AKP, MHP ve CHP’nin raporlarını değerlendirdi |

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, AKP, MHP ve CHP’nin Meclis Komisyonu’na sunduğu raporları değerlendirdi. Bakırhan, AKP’nin raporu için “İstediğimiz gibi değil, bir aralık fark”, MHP’nin raporu için “Bahçeli’nin konuşmalarıyla rapor arasında fark var”, CHP’nin raporu için ise “CHP’nin sürece ciddi yaklaşmama durumu var” dedi.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İlke TV’de “Konuşma Zamanı” programına konuk oldu. Bakırhan, Dilek Odabaş, Banu Güven ve Ercüment Akdeniz’in gündeme dair sorularını yanıtladı.

Kuzye ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye geçici hükümeti arasında 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde devam eden entegrasyon görüşmelerini ve Türkiye’nin izlediği siyaseti değerlendiren Bakırhan, şöyle konuştu:

דBiz Suriye’ye bir ziyaret yapmayı planlıyoruz. Hem Şam hükümetiyle, hem SDG yönetimiyle, hem de oradaki Dürzi vatandaşlarla, Alevi yurttaşlarla görüşmek isteriz. Sonuçta orası yanı başımızda, komşu bir ülke. Orada bizim soydaşlarımız yaşıyor; Türkmenler var, Kürtler var, çok sayıda halk var.  Gidip görmek ve objektif değerlendirmek çok önemlidir.

Dışarıdan ‘Kürt tehdittir’ algısı oluşturuluyor. Tam tersine, Kürtler hiçbir zaman Türkiye için tehdit olmadı. Bunun doğru anlaşılması gerekiyor. Eğer bir tehdit olursa, emin olun biz iktidardan önce itiraz eder, eleştiririz. Ama şu ana kadar böyle bir tehdit oluşmadı.

Bütün bozucu yaklaşımlara, atılan bombalara, vurulan sağlık kuruluşlarına ve fabrikalara rağmen SDG (Demokratik Suriye Güçleri) yönetimi hiçbir zaman üslubunu ve yaklaşımını bozmadı. Lütfen, 100 yıl sonra Kürtler ilk defa orada demokratik haklarına kavuşacakken Türkiye buna engel olmasın. Bu doğru değil; bizi yaralıyor. Eğer Türkiye’yi tehdit eden, rahatsız eden bir durum varsa, söz veriyoruz: Biz gidelim, biz konuşalım, biz engelleyelim.

Hakan Fidan’ı eleştirdiğim en önemli konulardan biri de budur. Dünyanın tanıdığı QSD’yi (DSG), Şara’nın tanıdığı ve düzenli görüştüğü QSD’yi neden Türkiye muhatap almıyor? Açık söylüyorum, muhtemelen Şara, Mazlum Kobani ve İlham Ahmed ile Hakan Fidan’dan daha fazla görüşüyor. Hakan Fidan neden bu kaygılarını SDG yönetimine iletmiyor? Neden Türkiye resmi bir heyet gönderip SDG ile doğrudan görüşmüyor, eleştirilerini ve önerilerini aktarmıyor? Türkiye orada tek taraflı davranıyor, sert ve karşıt bir pozisyon alıyor. Biz bunu eleştiriyoruz. SDG orada; geçmişte buraya geldiler, kıyamet kopmadı. Yine gelsinler. Buyurun, siz gidin; konuşun, görüşün. Biz de anlayalım. Çağırın televizyon programlarına çıksınlar; fazla bir şey varsa birlikte eleştirelim. Tam tersine, QSD demokratik bir entegrasyonu benimsiyor ve istiyor. Ama kime entegre olacak? Daha dün Alevilere karşı yeniden bir katliam yaşandı.”

AKP RAPORU: İSTEDİĞİMİZ GİBİ DEĞİL, BİR ARALIK VAR

AKP’nin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na sunduğu raporu değerlendiren Bakırhan, birçok konuda ayrıştıklarını belirterek, şunları söyledi:

דAma raporun tamamında bir pencere aralığı var. Bunun da hakkını vermek gerekiyor. Kürt meselesiyle demokratikleşme bağını kurması açısından ben raporu önemsedim. İlk defa raporda demokratikleşme ve Kürt meselesinin bağını kuruyor. Bütün eksiklerine rağmen.

Yine raporda çok önemli bir şey vardı. Aynen şöyle diyor: ‘Kürt meselesi Türkiye’nin kendisiyle imtihanı meselesidir.’ Bu da değerlidir. Doğrudur; Kürt meselesi Türkiye’nin kendisiyle imtihanı meselesidir. Bu imtihanı hepimizin başarıyla geçmemiz gerekiyor. Bu tespitler önemlidir.

İlk etapta değerlendirirsek, tam istediğimiz gibi değil; bir aralık var.”

ADALET BAKANI’NA TEPKİ

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün yaptığı açıklamada, devam eden süreçle ilgili çıkarılacak yasaların “Barış Yasası” veya “Geçiş Süreci Yasası” olmayacağını, Meclis gerekli görürse bazı yasaları çıkaracağını ve bunun “tasifiye yasası“ olacağını söyledi. Tunç’un açıklamaları hakkında konuşan Bakırhan, şunları söyledi:

דPeki, bu ülkede on binlerce insan neden yaşamını yitirdi? Bir çatışma yoksa, bir şiddet yoksa, kırk yıllık bir şiddet ortamı yoksa, biz niye barış diyoruz? İki aile arasındaki basit bir kavgada bile insanlar ‘barış’ derken, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın yerinden yurdundan olduğu bir meseleye ne diyeceğiz? Neyin tasfiyesi?

İnsanlar dili, kimliği, demokrasisi ve özgürlükleri için mücadele etti. Bugün bir masa kurulmuşsa, o masada silahların ve şiddetin devreden çıkarılması esastır. Bu konuda bir mesele yok; yetkililer bunu çok net bir şekilde açıkladı. Hem silahı elinde bulunduran parti, hem de onların lideri Sayın Öcalan düşüncelerini söyledi.

Dolayısıyla, biraz daha sorunu tarif eden, yapıcı ve kırmayan bir dile ihtiyaç var. Maalesef bu zehirli; bu kötü tarafta duran dili bir türlü değiştiremedik. Kimin ne dediğinin bir önemi yok; Kürtler için bu bir barış süreci, Kürt meselesinin demokratik çözümüdür.

Elinde silahı bırakan ne yapacak, nereye gidecek? Buna tasfiye dersek, buna pişmanlık dersek, o zaman süreci tam anlamamış oluruz. Dolayısıyla yetkililere, sizin aracılığınızla da bir çağrımdır: Lütfen, yüzyıllık bir meselenin tartışıldığı bir süreçte, DEM Parti kadar hassas, titiz, disiplinli, dikkatli, irite etmeyen ve kırmayan bir dil kullanalım.”

MHP RAPORU: BAHÇELİ’NİN KONUŞMALARI İLE RAPOR ARASINDA FARK VAR

MHP’nin hazırladığı rapor hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, rapor ile Bahçeli’nin önceki açıklamaları arasında fark olduğunu belirterek, şunları söyledi:

דBahçenin o cesur çıkışları, değerlendirmeleri, o tarihi referansları, metinlerdeki entelektüel ve kapsayıcı sözcükler gitti; yerine 120 sayfalık bir rapor geldi. İlginç, bakın, 120 sayfanın 100 sayfasında Kürt meselesinin olmadığını bize anlatıyor. Bugüne kadar demek ki zorla, cezaeviyle, işkenceyle anlatamamışlar; şimdi bir metne dökülmüş. Çok ayıp.

Bahçeli’nin samimi olduğunu düşünüyoruz. Emin olun, bizi biraz şaşırttı Milliyetçi Hareket Partisi’nin raporu. Umarım yasa tartışılırken yasada ortaklaşırız. Yani en azından bugüne kadar kullandıkları sözler ve yaptıkları değerlendirmelere uygun bir yaklaşım içinde olabilirler.

Böyle bir şey olabilir mi? Kürt sorunu var mı, yok mu? Biz şimdi onu mu tartışıyoruz? Kürt sorunu var ki bir diyalog ve müzakere oldu. Kürt sorunu var ki İmralı’ya gidildi. Kürt sorunu var ki orada PKK var. Kürt sorunu var ki Figenler, Selahattinler ve binlerce arkadaşımız cezaevinde. Kürt sorunu var ki binlerce insan sürgünde. Yok, böyle bir sorunumuz yokmuş. Elhamdülillah hepimiz Müslüman ve Türk’müşüz. Unutmuşuz ya da kandırılmışız. Bu noktaya böyle mi diyeceğiz?”

CHP RAPORU: CHP’NİN SÜRECE CİDDİ YAKLAŞMAMA DURUMU VAR

Bakırhan CHP’nin Meclis Komisyonu’na sunduğu raporu da değerlendirdi. “Cumhuriyet Halk Partisi’nin raporu da sizi şaşırttı mı?” sorusuna Bakırhan, şöyle yanıt verdi:

דBen rapora bakıyorum; emin olun insan şaşırıyor. Bir torba içerisine Türkiye’nin bütün sorunları doldurulmuş. 53 sayfanın bir sayfasında Kürt meselesi var. Hadi iki olsun; ikinci sayfaya da girmiş, sağ olsunlar. 53 sayfada her şey var.

Düşün, 100 yıllık bir mesele tartışılıyor. Bu torbanın içerisinden kamu ihale mevzuatı düzenlemesi var. Kürt meselesiyle teknik meselenin yan yana bir raporda durmasının mantığını anlamakta gerçekten zorlanıyoruz. Ne olacak? Kamu ihale mevzuatı yeniden düzenlenirse barış mı gelecek?

Evet, iyi şeyler var, ama bu mudur meselenin kendisi? İsim değişikliği, Dersim isyanı, katliamı, soykırım sonrası yüzleşmek vs. bunlar önemlidir. Bir şey söylemek istemiyorum ama her şeyi bir çuvala doldurmak bir strateji değil. Burada biraz önceliklendirme sıkıntısı var raporda. Ülkenin en önemli meselesidir bu süreç; buna bir teknik mevzuatmış gibi yaklaşıyor. Bence ciddi yaklaşmama durumu var; bunu üzülerek söylüyorum.”

Benzer Haberler

Çok sayıda kent için yağış ve çığ uyarısı |

Sıcaklıklar bölgeler arasında değişecek

Uyuşturucu soruşturması l

Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya dahil 19 gözaltı

Belediye eşbaşkanları tahliye edilmişti |

Mahkeme kayyum atanmasını ‘hukuka uygun’ buldu

Akın Olgun yazdı |

Rojava ve “yettiniz artık!” diyen sesler

“Çerçeve metin” görüşülecek |

Komisyon rapor yazım ekibi bugün toplanıyor

Sisi ile de bir araya gelecek |

Erdoğan, Selman’la görüştü

DEM Parti’den Gelecek Partisi’ne ziyaret |

Hatimoğulları: Türkiye'nin stratejisi 'Türkiye'de barış ve Suriye'de barış' olmalı

Gündeminde 6 Şubat depremleri vardı |

Özel, Maraş’ta iktidarı eleştirdi: 270 bin kişi konteynerlerde yaşıyor