Gözaltına alınan 6 köylü ve onları almak için çağrılan 4 kişi minibüse bindirildi, askerler eşliğinde yola çıkarıldı. Sonra minibüs kurşuna dizildi ve yakıldı. Resmi açıklamaya göre PKK yaptı. Ama öldürülen köylülerin kimlikleri karakoldan çıktı. Yıllar sonra dönemin bakanından da itiraf geldi. AİHM Türkiye’yi mahkum etti. Ancak failler hiçbir zaman yargılanmadı. Cumartesi Anneleri, bu kez Güçlükonak Katliamı’nı sordu.
HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1085’inci kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Cumartesi Anneleri bu haftaki eylemde, 15 Ocak 1996 tarihinde Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde gözaltına alınan 11 köylünün bir minibüs içerisinde kurşuna dizilip yakılmasıyla sonuçlanan ve tarihe Güçlükonak Katliamı olarak geçen olayın faillerini sordu. Basın açıklamasını İHD üyesi Jiyan Kaya okudu.
GÖZALTINA ALINDILAR
Güçlükonak Katliamı’nda hakikatin açığa çıkarılmasını, cezasızlığın son bulmasını ve adalet sağlanması gerektiğini ifade eden Jiyan Kaya, Güçlükonak’a bağlı Çevrimli ve Yatağan köylerinde 10–12-15 Ocak 1996 tarihlerinde askerler tarafından gözaltına alınan Abdullah İlhan, Ahmet Kaya, Ali Nas, Neytullah İlhan, Halit Kaya ve Ramazan Oruç’un Taşkonak Jandarma Taburu’na götürüldüğünü söyledi. Jiyan Kaya, olayla ilgili şunları aktardı:
“YAKINLARI ÖLDÜRÜLENLER DEVLETİ SORUMLU TUTUYOR”
Tamamı güvenlik güçlerinin kontrolünde olan yolda minibüse ağır silahlarla saldırı düzenlendiğini belirten Jiyan Kaya, saldırı sonucu minibüsle birlikte içindeki cansız bedenlerin yandığını kaydetti. Jiyan Kaya, devamla şunları söyledi:
Ancak köylülerin yakınları ve olayın tanıkları, yaşanan katliamdan devleti sorumlu tutuyordu. Bu gelişmeler üzerine aydın ve sanatçılardan oluşan Barış İçin Bir Arada Çalışma Grubu, 13 Şubat’ta katliamı incelemek üzere Güçlükonak’a gitti. Heyet, yaptığı incelemelerin ardından katliamın devlet güçleri tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı ve Genelkurmay Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulundu.”
“AİHM KARARINA RAĞMEN CEZASIZLIK SÜRDÜ”
Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen’in açıklamalarını hatırlatan Jiyan Kaya, şöyle konuştu:
Tüm girişimlerine rağmen iç hukukta etkili bir başvuru yolu bulamayan aileler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AİHM, davada Türkiye’yi; etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve ailelerin ulusal bir merci önünde etkili bir başvuru hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm etti. Ancak AİHM kararına rağmen iç hukukta cezasızlık sürmeye devam etti. Bu durum, yalnızca Güçlükonak’ta yaşamını yitirenlerin ailelerinin adalet arayışını değil, toplumun hakikat ve adalet talebini ve hukuk devleti beklentisini de yok saydı.”
“ETKİLİ BİR SORUŞTURMA BAŞLATILMALI”
30’uncu yılında Güçlükonak Katliamı’nı bir kez daha hatırlatarak taleplerini dile getiren Jiyan Kaya, “Güçlükonak Katliamı’na ilişkin etkili bir soruşturma derhâl başlatılmalı, sorumlular yargı önüne çıkarılmalı ve bu katliamla ilgili olarak toplumun hakikati öğrenme hakkı güvence altına alınmalıdır“ diye konuştu.



