Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam yönetimi arasında imzalanan ateşkes ve entegrasyon mutabakatına ilişkin konuşan Bakırhan, “Hem Suriye’nin hem de Kürtlerin kazanacağı bir metindir. Kürtlerin statüsü ve anadilde eğitim hakkı birleşik Suriye’nin teminatıdır” dedi. Bakırhan, bu anlaşmayla birlikte iktidarın sıkça dile getirdiği “güvenlik kaygılarının” artık geçerliliğini yitirdiğini belirterek, “İktidarın elinde güvenlik kaygılarını gerekçelendirecek bir temel kalmadı” diye konuştu. Bahçeli’nin kayyumlar ve umut hakkına ilişkin mesajlarını da değerlendiren Bakırhan, “Bu tespitler önemli ve değerlidir. Muhatabı iktidardır; gecikmeden adım atılmalıdır” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakırhan, konuşmasına Avrupa’da yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Selim Sadak’ı anarak başladı.
Bakırhan ardından İstanbul merkezli olarak birçok ilde düzenlenen polis operasyonlarında, aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Murat Çepni, DEM Parti PM üyesi Emin Orhan ile gazetecilerin ve sendikacıların da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmasına tepki göstererek başladı. Bakırhan, şunları söyledi:
דBu operasyonlar tam da bu süreçte neyin nesidir anlaşılmakta zorlanılıyor. Bir karşıt yaratmadan duramıyorlar. Gazeteciler, siyaset yapanlar neden gözaltına alınır? Örgütlenmek suç mudur? Bu arkadaşların derhal serbest bırakılmaları gerektiğini ifade ediyoruz. Yine Rojava yürüyüşlerinde başta Hakkari olmak üzere çok sayıda gözaltı, tutuklama var. Rojava’yla dayanışmak suç değildir.”
Bakırhan, Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun topladığı insani yardımı taşıyan 25 TIR’ın Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçişine izin vermemesine de tepki gösterdi:
דNiye bekletiliyor? Bürokratlara sormak gerekiyor. Orada ihtiyaç var ve insanlar da dayanışmak için göndermiş. Bir an önce Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılarak Kobani’de ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını bekliyoruz. Bu devlet aklı için utançtır. Bu meseleler siyasete kurban edilmemelidir.”
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam yönetimi arasında imzalanan ateşkes ve entegrasyon mutabakatına ilişkin konuşan Bakırhan, “Hem Suriye’nin hem de Kürtlerin kazanacakları bir metindir” dedi.
Bakırhan’ın bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:
דBu mutabakatın Suriye’nin demokratik geleceği için hayırlı olmasını diliyoruz. Destekliyoruz. Tam anlamıyla sahada nasıl hayata geçtiğine durup bakmak da gerekiyor. Bu mutabakat aslında herkesin kazandığı bir uzlaşı metnidir. Suriye devletinin de dediği gibi olmadı belki Kürtlerin de tam istediği olmadı ama hem Suriye’nin hem de Kürtlerin kazanacakları bir metindir. Bu uzlaşı metninin ortaya çıkmasını direnişi ile sağlayan başta Kürtlere ve dostlarına bu uzlaşma metnine katkı sağlayan bütün kesimlere bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Suriye’de ilan edilen kademeli entegrasyon kapsamında sosyal, siyasal ve yerel hakların gözetilmesi, demokratik dengeyi güçlendirecektir. Kalıcı ateşkesin sağlanması, baskıların durması ve nihayetinde insanların ölmemesi en önemli kazanımdır.
Bu kapsamda Afrin ve Serêkaniye başta olmak üzere yerinden edilen Kürtlerin en kısa sürede yerlerine geri dönmelerinin sağlanmasını diliyoruz. Kürtlerin statüsü ve anadilde eğitim hakkı birleşik bir Suriye’nin teminatıdır. Bu mutabakat bir başlangıçtır.”
ÖCALAN’IN KATKISI
Abdullah Öcalan’ın anlaşmada büyük katkısının olduğunu belirten Bakırhan, “Bugün Suriye’de Kürtler ve Araplar bir iç savaş içinde değilse, Suriye halkının hakları kabul edilmişse sayın Öcalan’ın adada gösterdiği tavırdan kaynaklıdır, kendisine teşekkür ediyoruz. 29 Ocak anlaşması, İmralı’da ilmek ilmek örülen çabanın ürünüdür. Bugün Suriye hükümeti tarafından Kürtlerin özgünlüğü ve hakları kabul edilmişse, bu Sayın Öcalan’ın adada gösterdiği tavırdan kaynaklıdır Bugün bize düşen sayın Öcalan’ın sunduğu demokratik çözüm perspektifine sahip çıkmaktır. Katı merkeziyetçilik, ortak yaşamın zehridir” dedi.
BAHÇELİ’NİN TESPİTLERİ ÖNEMLİ, İKTİDAR ADIM ATMALI
Bakırhan, MHP lideri Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadeleri ile verdiği Öcalan için “umut hakkı” mesajına da değindi.
Bakırhan, Bahçeli’nin bu açıklamasını değerli bulduğunu belirtti ve şunları dile getirdi:
דBahçeli’nin söz ettiği umut hakkı, kayyum utancından kurtulmuş ve siyasi tutsakların özgür olduğu bir Türkiye bizim de taleplerimizdir. Sayın Bahçeli’nin bu tespitleri önemli ve değerlidir. Muhatabı iktidarıdır, artık iktidar sayın Bahçeli’nin dediği bu konularda gecikmeden adım atmalıdır.”
“ARTIK GÜVENLİK KAYGILARININ BİR TEMELİ KALMADI”
Suriye’deki anlaşmayla birlikte artık iktidar tarafından sıkça dillendirilen “güvenlik kaygılarının” aşılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “İktidarın elinde artık Suriye eksenli güvenlik kaygılarının bir temeli kalmadı. Artık somut ve güven verici adımlar konusunda kimsenin bahanesi kalmadı” dedi.
Bakırhan, şunları belirtti:
דTürkiye enerjisini artık Şam’a değil Ankara’ya harcamalı. Ankara çözümüne odaklanmalı. Ankara çözümü domino etkisi yaratır. İktidarın elinde artık Suriye eksenli güvenlik kaygılarının bir temeli kalmadı. Artık somut ve güven verici adımlar konusunda kimsenin bahanesi kalmadı. Kürtlere hak, Türkiye’ye demokrasiyi sağlayacak hukuki çalışmalar artık devreye alınmalı. Bizden önce bu kürsüde sayın Bahçeli konuştu. Sayın Bahçeli’nin sözünü ettiği, umut hakkı, kayyım utancından kurtulmuş bir Türkiye bizim de hayalimizdir. İktidar artık bu konularda sayın Bahçeli’nin bahsettiği adımları atmalıdır. Bu süreç güçlü bir Meclis iradesiyle şeffaf ve cesur adımlarla ilerlemelidir. Kimliğin, dilin ve kültürün tanınması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi bir halkın kendini güvende ve evinde hissetmesinin yegane yoludur.”



