Onur Hamzaoğlu
Kapitalizm aşılması gereken tarihsel bir sistem olarak ele alınmalıdır. Düşünsel olarak eleştirilebilen, ancak fiilen dokunulamayan bir yapı olarak kabul edilmemelidir. Onun için kapitalizm yalnızca söylemsel düzeyde reddedilmemeli, bu reddiye iktidarı hedefleyen siyasal kopuşa dönüşmeyi de hedeflemelidir. Özetle, kapitalizm eleştirisi beraberinde pratik bir karşılık da üretmelidir. Sağlık alanı da diğer sosyal politika alanları gibi hem eleştiri hem siyasal kopuş için zengin olanaklara sahiptir. Sağlık alanında da kapitalizmi aşmayı değil de onu daha adil ya da katlanılabilir kılmayı amaçlayan öneriler, çözümler “pür siyasal alan”dakiler gibi tehlikelidir. Bu haftaki yazıyı böylesi bir hedefle özel hastanelerin “acele kamulaştırma” kapsamına alınması talebinin kamuoyuna yönelik gerekçesinin kaleme alındığı bir metin olarak okumanızı diliyorum.
Sağlık alanından sınıfa karşı saldırı
AKP’nin her şeyi ile kendine ait olduğunu iddia ettiği ve Dünya Bankası’nın da ödül verdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP), uygulamalarıyla sağlık sistemi son yıllarda hem sağlık emekçilerini hem de yurttaşı canından bezdiren hatta hastalandıran bir hale geldi. Yaşı uygun olanlar için başladığından önceki günleri mumla aratır oldu. Ancak lütfen yanlış anlaşılmasın, sistemin bugün geldiği durum AKP hükümetlerinin uygulamada yaptıkları herhangi bir hatadan kaynaklanmıyor. Yaşananlar aksine SDP’nin doğasından, başlangıcından itibaren var olan hedeflerinden kaynaklanıyor.



