BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Hızlandırıcı adımlar gerekiyor” |

Bakırhan: Hem devlet hem Kürt siyasi hareketi ezberlerini bozmalı

“Hızlandırıcı adımlar gerekiyor” |

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece ilişkin değerlendirmesinde Bahçeli’nin “umut hakkı” çıkışının önemli ve kritik olduğunu belirtti ve “Ön açıcı ve hızlandırıcı adımların iktidar tarafından atılması gerekiyor” dedi. Bakırhan, “Hem devlet hem de Kürt siyasi hareketi ezberlerini bozmalı” değerlendirmesinde bulundu.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’deki son gelişmeler ve Türkiye’de Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek’in sorularını yanıtlayan Bakırhan, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan ateşkes ve entegrasyon anlaşması için “Bu anlaşmanın başarısı siyaseten sonuç üretmesine bağlıdır. Malum söz uçar, icraat kalır. Bu bakımdan mutabakatının hemen ardından Kobanê, Haseke ve Kamışlo’da entegrasyon adımlarının başlaması umut vericidir” değerlendirmesinde bulundu.

Bakırhan, şunları söyledi:

“Bu uzlaşı, aktüelde yaşanan gelişmelere bakıldığında, Ortadoğu’nun kangrenleşmiş yarasına sürülen etkili bir merhemdir. Anlaşma sonrası Sayın Erdoğan ve Bahçeli’nin destek açıklamaları son derece kıymetlidir. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” diyen hikmetli bir atasözü vardır. İşte Türkiye, bu anlaşmanın sadece askeri değil; ticarete, sokağa ve yaşama dokunması için aktif bir destekçisi olmalıdır diye düşünüyorum.

2026 dünyasında artık köhnemiş “tekçi” dayatmaların yerini, halkların kendi renkleriyle katıldığı yerel demokrasiye bırakması çok kıymetlidir. Daha önce de ifade ettik. Merkez ile yerelin çatışması değil, uyumu Suriye’nin birliğini kurtaracaktır.

SÜRECİN HIZLANMASI GEREKTİĞİ BİR GERÇEKTİR

Bu anlaşma sonrası sürecin de hızlanması gerektiği bir gerçektir. Toplumun da siyaset kurumundan beklentisi budur. Bu yeni dönem, coğrafyamızın barış anahtarı olarak sıkıca sahiplenilmelidir.

TÜRKİYE’YE DE OLUMLU ETKİLERİ OLACAK

Söz konusu anlaşmaya tarafların riayet etmesi durumunda başta Türkiye olmak üzere tüm bölgeye etkisi son derece olumlu olacaktır. Ama özellikle Türkiye’de yürüyen sürecin ivmesini iki temel nedenden ötürü artıracağına inanıyorum. Birincisi; Rojava, Türkiye’nin güvenlik kaygı eşiğini yükselten önemli bir faktör olarak görülüyordu. Siyasi, idari ve toplumsal özgünlüğünü koruyarak Şam ile uzlaşan bir Rojava, zamanla bu kaygı eşiğini düşürecektir. İkincisi; Türkiye’deki Kürtlerle Rojava Kürtleri arasında çok yakın sosyolojik, tarihsel ve siyasi bağlar vardır. Türkiye’nin Rojava’ya tehdit penceresinden bakmaması, Kürtlerin de sürece olan güvenini ve desteğini güçlendirecektir.

Türkiye’nin kaygısının azaldığı, Kürtlerin memnun olduğu bir Rojava denklemi, Türkiye’nin iç barışına muazzam ölçüde olumlu yansıyacaktır. İki komşu ev arasındaki duvar alçaldığında, her iki taraf da rahat nefes alır; Rojava’daki normalleşme de Türkiye’nin iç huzuruna giden yolda kritik bir dönüm noktası olacaktır.”

BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI KRİTİK

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz hafta partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı “umut hakkı” açıklaması hakkında da konuşan Bakırhan, “Sayın Bahçeli’nin grup toplantısında umut hakkına, kayyımlara ve Sayın Demirtaş’a dair söyledikleri önemlidir. Bir süredir Suriye gündemiyle sessiz moda alınan sürecin tekrar esas gündem olmasını sağlayan kritik bir açıklamadır. Vurgu boyutu ile ikinci bir 22 Ekim diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, bu konuda devamla şunları ifade etti:

“Sayın Bahçeli’nin bahsettiği adımların atılmasıyla Suriye’deki gelişmeler ve komisyon sürecinden ötürü bir süredir sessiz moda alınan barış ve demokratik toplum sürecinin önü açılır. Süreç gündemine dönmemiz gereken bu günlerde, ön açıcı ve hızlandırıcı adımların iktidar tarafından atılması gerekiyor.

Öte yandan Sayın Bahçeli’nin partimize dönük çağrısı ve kaygılarını da dinledik. Eminiz ki, en çok Sayın Bahçeli ve MHP’liler bizim barış talebinde ne kadar ısrarcı ve inatçı olduğumuzu biliyor. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Asrın Çağrısı’na hem fikri hem de kalben katılıyoruz, destekçisiyiz. Çağrının barışa dönüşmesi için elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.

İKTİDARIN SÜRECİN ÖNÜNÜ AÇACAK ADIMLARI ATMASI HEPİMİZİN BEKLENTİSİ

Bu kapsamda, Sayın Bahçeli’nin açıklamalarının bize bakan yönü açıktır. Üstümüze düşeni yaparız. Fakat iktidarın, Sayın Bahçeli’nin bahsettiği ve süreci hızlandıracak, önünü açacak adımları atması hepimizin ortak beklentisi ve talebidir.”

Bakırhan, Nevzat Çiçek’in yönelttiği “Silah bırakmanın geri dönülmez hale gelmesi için hangi eşiklerin aşılması gerekiyor? Silahsızlanmış bir PKK sonrası sürecin gerçek anlamda sürdürülebilir olması için devletin hangi yasal adımları atması gerekir?” soruya ise şu yanıtı verdi:

“PKK’nin silahları yakmasıyla birlikte yarım yüzyıldır ülke siyasetini felç eden bölünme korkusu nesnel zeminini tümüyle yitirmiş, bu korkunun artık kati şekilde sona erme gerekliliği doğmuştur. Bu korku yarım asırdır hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesini engelledi.  22 Ekim ve 27 Şubat’ta, bünyemize nüfuz eden bu korkuyu aşma iradesi gösterildi. Siyaset için tarihi bir fırsat penceresi açıldı.

HEM DEVLET HEM KÜRT SİYASİ HAREKETİ EZBERLERİNİ BOZMALI

“Hem devlet hem de Kürt siyasi hareketi ezberlerini bozmalı. Devlet, Kürt’e kuşkucu gözle bakmayı bırakmalı. En önemlisi de inkarı artık reddetmeli. Kürt siyasi hareketi de itirazdan kurucu bir siyaset aksına geçme özgüvenini göstermelidir.

KÜRTLÜĞÜN ASABİYESİ İLE ANKARA’NIN SİYASİ AKLI BİR ARAYA GELSİN

Kürtler sadece bulundukları coğrafyada değil, yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde de güçlü olabilmelidir.  Kürtlüğü koruyan ama Kürdü de aşan bir politik hattı güçlendirmelidir. Çünkü Kürtlüğün bir asabiyesi var, bir dinamizmi var, bunu kimse inkar edemez. Ama sadece hedef çıtası Kürtler olan bir siyaset de başarılı olamaz. Kürtlüğün asabiyesi ve dinamizmi ile Ankara’nın siyasi aklı bir araya gelsin. İşte o zaman bu Cumhuriyet ikinci yüzyılına gerçekten sağlam bir adım atmış olur. Cumhuriyeti, referansı hukuk, karakteri demokrasi olacak şekilde güçlendirelim. Bu değerlerle tahkim edilmiş bir Cumhuriyet, Türkiye’nin önündeki yüz yıllarını garantilemiş olur.  Ankara da Kürdün merkeze gelişine hazır olmalı, korkularını aşmalı.

Kimsenin kimseye etnik kimliğinden, inancından ötürü kuşkuyla bakmadığı, herkesin bu topraklarda eşit yurttaş olduğu bir Türkiye mümkün. Korku değil, güven üzerine kurulu bir Demokratik Cumhuriyet mümkün. DEM Parti olarak devletin demokrasiye dümen kırması için dönüştürücü; toplumsal kaygıları düşürmek adına da dengeleyici olmayı hedefliyoruz.”

Benzer Haberler

Kamu bankalarından yeni karar l

Şans oyunlarına para aktaranların kredi notu düşürülecek

İçişleri Bakanlığı açıkladı |

Suça sürüklenen çocukların yüzde 71'i 15-17 yaş grubunda

Uşak’ta dereler taştı

35 iş yerini su bastı, can kaybı yok

Sağanak etkili oldu |

Hatay’da sel, Aydın’da taşkın

MHP’li Feti Yıldız’dan süreç açıklaması l

Tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez

Erol, Öcalan’ın değerlendirmelerini aktardı:

“Mevcut olguları doğru değerlendirip, rasyonel olanı tercih edebiliriz”

“Hızlandırıcı adımlar gerekiyor” |

Bakırhan: Hem devlet hem Kürt siyasi hareketi ezberlerini bozmalı

TBMM’de yeni hafta mesaisi |

Kanun teklifi görüşmeleri, grup toplantıları, komisyonda rapor hazırlığı