BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Deniz altında tarih |

Batıklar, altın ve 500 yıllık safran gün yüzüne çıkıyor

Deniz altında tarih |

Alman denizaltı arkeoloğu Florian Huber, dünyanın dört bir yanındaki batık gemilerde yaptığı derin su araştırmalarında hem tarihi eserler hem de şaşırtıcı buluntular ortaya çıkarıyor. 15. yüzyıla ait safran gibi nadir organik kalıntılar denizin ‘Doğal buzdolabı’ etkisiyle iyi korunduğuna dikkat çekiyor. 

HABER MERKEZİ – Almanya’nın Kiel kentinde yaşayan 50 yaşındaki Florian Huber, sıra dışı bir mesleğin temsilcisi: Deniz altı arkeoloğu.

Karayipler’den Karadeniz’e, Atlantik’in derinliklerinden Kuzey Avrupa’nın soğuk sularına kadar uzanan geniş bir coğrafyada batık gemilerin izini sürüyor. Huber, sualtındaki tarihsel eserlerin bilimsel araştırmayı zenginleştirdiğini ve benzersiz görsel deneyimler sunduğunu belirtiyor. 

BATIK GEMİLERDE NELER BULUNUYOR?

Huber’in son keşifleri arasında 1495’te İsveç kıyıları açıklarında batan Danimarka savaş gemisi “Gribshunden”de yer alıyor. Söz konusu batık neredeyse tamamen korunmuş durumda: gemi tahtaları, kişisel eşyalar ve hatta baharatlar gibi organik kalıntılar dahi görülebiliyor. Araştırmacı, batıktaki safranın denizden çıkarıldıktan sonra tadının hâlâ gerçek safrana benzediğini ifade ediyor; bu koruma, denizin kapalı ortamının organik maddeleri bozulmadan saklamasından kaynaklanıyor. 

Huber bu deneyimi şöyle özetliyor:

 

דDenizin derinliklerine dalıyorsun, geçmişle yüzleşiyorsun ve bunu yukarıya çıkarıyorsun.”

DERİN SU VE TEKNOLOJİ

Sualtı arkeolojisi son yıllarda önemli teknik gelişmeler kaydetti. Robotlar, uzaktan kumandalı cihazlar ve yüksek çözünürlüklü kameralar, sualtının zorlu koşullarında bile net görüntüler sağlayabiliyor. Binlerce metre derinlikteki batıklara ulaşmak için uzaktan kumandalı denizaltılar kullanılıyor. 

RİSKLER VE KEŞFEDİLEMEMİŞ DÜNYA

Huber, sualtında keşif yapmanın hem eğlenceli hem de büyük sorumluluk gerektiren bir iş olduğunu söylüyor; çünkü dalış her zaman tehlike taşıyor. Zaten deniz tabanı, insanlığın en az keşfedilmiş alanlarından biri: sadece yüzde 0,001’i incelenmiş durumda

Sualtı arkeolojisinin zorlukları geçmişte trajik sonuçlara da yol açtı; örneğin 2023’te bir batık araştırması sırasında kullanılan küçük denizaltı Titan, 3.800 metre derinlikte basınca dayanamayıp infilak etmiş, içindeki beş kişi hayatını kaybetmişti. Bu tür olaylar, derin su araştırmasının yalnızca bilim değil aynı zamanda yüksek risk gerektiren bir macera olduğunu hatırlatıyor. 

GELECEĞE BAKIŞ

Huber’in keşifleri sadece batık gemilerin altın ve demir ankraj gibi somut eserleriyle sınırlı değil; aynı zamanda geçmiş uygarlıkların ticaret yolları, denizcilik teknolojileri ve günlük yaşam kalıntılarına da ışık tutuyor. Organik maddelerin korunması sayesinde tarihçiler, daha önce bilinmeyen bazı ticaret bağlantılarına dair ipuçları elde ediyor. 

Huber ayrıca, sualtı ekosisteminin korunmasının önemine de vurgu yapıyor; çünkü insanların deniz altındaki doğal ve tarihsel mirası koruma konusunda daha bilinçli davranması gerektiğini belirtiyor.

Benzer Haberler

Modern yaşamın temposu |

Şehir içi yürüyüş hızı son 40 yılda arttı

İdlib’te sel: İki çocuk hayatını kaybetti |

Şam yönetimine “sorumluluklarını yerine getirme” çağrısı

Aptamil bebek mamaları toplatılıyor l

Bakanlıktan açıklama: Tüketmeyin, iade edin

Yavaş’tan CHP’den istifa eden Özarslan’a tepki:

Halkın iradesine gölge düşüren bir karar

“AKP’ye geçecek” iddiası |

Keçiören Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

MHP’li Feti Yıldız’dan süreç açıklaması l

Tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez

Erol, Öcalan’ın değerlendirmelerini aktardı:

“Mevcut olguları doğru değerlendirip, rasyonel olanı tercih edebiliriz”