BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

ABD Temsilciler Meclisi’nde Suriye oturumu |

Mast: Kürtlere yönelik her hamle bizim için kırmızı çizgi

ABD Temsilciler Meclisi’nde Suriye oturumu |

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde Suriye’nin geleceğine ilişkin düzenlenen oturumda Şam geçici hükümetine yönelik güvensizlik dile getirildi, Kürtlere yönelik tehditlere dikkat çekildi ve destek mesajları verildi.

HABER MERKEZİ – ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından başlayan geçici süreci ve bu süreçte Kürtlerin statüsü ile güvenliğini ele alan bir oturum düzenlendi.

MAST: KÜRTLERE YÖNELİK HER HAMLE BİZİM İÇİN KIRMIZI ÇİZGİ

“Yol Ayrımındaki Suriye: Esad Sonrası ABD Politikasının Zorlukları” başlığıyla düzenlenen oturumun açılış konuşmasını yapan Komite Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast, Suriye ordusunun Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) ve Kürtlere yönelik askeri hareketliliğini kınadı. Mast, DSG’nin ABD’nin uzun vadeli stratejik ortağı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

דAhmed Şara ile Kasım ayında Washington’da görüştüğümde kendisine neden artık düşman olmadığımızı sordum. Bana geçmişten kurtulmak ve halkı için onurlu bir gelecek inşa etmek istediğini söyledi. Hatta Başkan Trump ile yaptığı görüşmede Suriye’nin IŞİD karşıtı koalisyona katılması kararlaştırıldı. Ancak bugün görüyoruz ki, sahadaki pratikler bu sözlerle uyuşmuyor. DSG’ye yönelik saldırılar nedeniyle CENTCOM, 7 bin IŞİD tutuklusunu güvenlik gerekçesiyle Suriye’den Irak’a nakletmek zorunda kaldı. Bu durum kabul edilemez. Şara yönetimi bilmelidir ki, Kürt müttefiklerimize yönelik her hamle bizim için kırmızı çizgidir.”

Mast 18 Aralık 2025’te Sezar Yaptırımları’nın askıya alınmasının bir “açık çek” olmadığını, askeri güçlerin entegrasyonu ve azınlıkların korunması şartına bağlı olduğunu da hatırlattı.

SCOTT PERRY VİDEO İZLETTİRDİ: BARBARCA SALDIRI

ABD Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Scott Perry, Suriye geçici hükümetine bağlı güçlerin saldırıları sırasında kaydettiği bir görüntüde YPJ’li bir kadın savaşçıya dönük işkence görüntülerini izlettirdi. 40 saniyelik görüntüyü “barbarca saldırı” olarak niteleyen Scott, şunları söyledi:

דSözde ‘barış dini’ olarak adlandırılan din yönetimi altında yaşamış tüm insanlar için hayat adeta bir cehenneme dönüştü. Sayın Başkan, tarafıma ulaştırılan bir dizi videonun tutanaklara geçirilmesini talep ediyorum ve komitenin, herhangi bir itiraz olmaksızın bunları kayda almasını rica ediyorum. Sayın El-Şara’nın (!) azınlıkları koruyamadığı sıkça dile getiriliyor ve ben de bu konuda bir argüman ortaya koymak istiyorum ki. El-Şara, ‘koruyamıyor’ değil, yapmak istemiyor. Eski HTŞ kadroları hâlâ ortalıkta dolaşıyor ve Sayın Colani’nin yeni etiketiyle yapılandırdıkları, El-Kaide’den çok da farklı değil. Hatta açık konuşalım: IŞİD ile El-Kaide arasında bir tercih yapmak zorunda kalsaydınız, gerçekten hangisini seçerdiniz? Aralarında çok büyük bir fark var mı? Evet, HTŞ küresel cihattan vazgeçtiğini söyledi, ancak Suriye’deki cihattan vazgeçtiğini ilan etmedi. Bunu daha önce de açıkça duyurmadılar. Burada şiddet meselesinden söz ediliyor ama bunun sahada nasıl göründüğünü herkes bilmiyor. Bu yüzden şimdi bir video oynatacağız. En baştan söyleyeyim: Eğer sarsıcı ve barbarca görüntüler görmek istemiyorsanız, gözlerinizi çevirin. Video yaklaşık 40 saniye sürecek.”

Görüntüler ardından tepkisini sürdüren Scott, “Sakalını kesip onlara takım elbise giydirip dünyayı dolaştırabilirsiniz ama bu onun gerçekte ne olduğunu değiştirmez. Açıkçası onun bir İslamcıdan başka bir şey olduğuna gerçekten inanmanız için ortada hiçbir neden görmüyorum” diye konuştu.

GREGORY MEEKS: KÜRTLER İÇİN ENDİŞELİYİM

Komitenin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, Şara’nın “tüm Suriyelilerin başkanı olma” vaadinin Rojava, Süveyda ve Şam’daki Hristiyan mahallelerinde karşılık bulmadığını belirtti. Meeks, “DSG güvenilir bir güç olduğunu kanıtladı ancak Şam güçleri onları hala tehdit ediyor. Kilise saldırıları ve etnik şiddet haberleri endişe verici. Suriye’deki Kürt toplumu için gerçekten endişeliyim. Kürtler, özellikle son bir ayda Şam güçleri tarafından yeniden saldırı ve tehditlerle karşı karşıya” diye konuştu.

JAMES JEFFREY: ÖZ YÖNETİM MODELİ ANAYASAL GÜVENCEYE ALINMALI

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığının birinci döneminde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi olarak 2018-2020 arasında görev yapan James Jeffrey, Suriye’nin yeni dönemde istikrar kazanması için ABD’nin “ahlaki bir garantör” olarak sahada kalması gerektiğini söyledi ve şu önerilerde bulundu:

דKürtlerin kültürel hakları ve öz yönetim modelleri anayasal güvenceye alınmalıdır. Kobani üzerindeki abluka derhal kaldırılmalı, Irak sınır kapıları (Pêşhabur/Semalka) tam kapasite açılmalı ve en önemlisi Afrin’den göç ettirilen tüm Kürtlerin evlerine güvenli dönüşü sağlanmalıdır.

Bugün görüyoruz ki Rojava yönetimi ile Kürdistan Bölgesi (Erbil) arasında olumlu bir yakınlaşma var. PKK’nin bölgedeki etkisi zayıflarken, DSG ve Şam yönetimi arasında koordinasyon başlamış durumda. Washington bu süreci yönetmeli, İran ve Rusya’nın boşluğunu doldurmalıdır.”

ANDY BARR: DÜRZİLER, ALEVİLER, KÜRTLERİN GÜVENİ KALMAMIŞ DURUMDA 

Komite Üyesi Andy Barr da Suriye geçici hükümetinin saldırılarının Washington’da derin endişelere yol açtığına dikkat çekti. Şara’nın kendi güçlerini kontrol edemediği yönünde bir algı oluştuğunu söyleyen Barr, “Dürziler, Aleviler ve Kürtlerin; Ahmed Şara’nın ordu dışındaki aşiret gruplarına güveni kalmamış durumda. Güçlerin entegrasyonu konusunda birleşme isteniyor ancak bunun hangi şartlarla olacağı belirsiz. Bazıları bu yapıyı Esad diktatörlüğünün bir devamı olarak görüyor” dedi.

NADINE MAENZA: EZİDİ KADINLARI KAÇIRANLAR, ŞU AN SURİYE ORDUSUNUN İÇİNDE 

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun eski başkanı Nadine Maenza de yaptığı konuşmada, Suriye ordusunun içine sızmış radikal unsurlara dikkat çekerek, şunları söyledi:

דŞu an Suriye ordusu içinde, daha önce Kuzey Suriye’de Ezidi Kürt kadın ve kız çocuklarının ‘ticaretini’ ve kaçakçılığını yapan, bu yüzden ABD tarafından yaptırım listesine alınmış isimler komuta kademesinde yer alıyor. Bazı gruplar hala IŞİD ve El-Kaide sembollerini kullanıyor.

Eğer bu radikal unsurlar temizlenmezse, önümüzdeki dört yıl içinde Suriye’de yeni bir soykırım yaşanması kaçınılmazdır. Kongre, ABD yardımlarını Kürt bölgelerinin güvenliğine bağlayan ‘Kürtleri Kurtarma Yasası’nı (Save the Kurds Act) acilen geçirmelidir. İslami milisler, Kürt ve Ezidi köylerinden derhal çekilmelidir.”

MARA KARLIN: KÜRTLERİN KORUNMASI GEREKİYOR

Johns Hopkins Üniversitesi’nde hukuk profesörü ve Brookings Enstitüsü’nde misafir araştırmacı olan Dr. Mara Karlin, Şam hükümetinin oldukça merkeziyetçi bir “birleşik Suriye” modeli uygulamaya çalıştığını, DSG’nin ise merkeziyetçi olmayan bir yönetim modelini tercih ettiğini söyledi.

Karlin, Kürtler için Suriye devletine gerçek anlamda entegrasyonun, siyasi ve kültürel geleceklerinin güvence altına alındığı bir güvenlik duygusu gerektirdiğini vurguladı. Karlin, Kürt dilinin ulusal dil olarak tanınmasının önemli bir işaret olduğunu ancak ABD ve uluslararası toplumun yeni saldırılara izin vermemesi gerektiğini belirterek, Kürtlerin korunması gerektiği konusunda uyardı.

Benzer Haberler

Erdoğan’dan kabineye geceyarısı ayarı I

Adalet ve İçişleri Bakanları görevden alındı

Yarın karar bekleniyor |

Ayşe Barım için ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Uluslararası Şeffaflık Örgütü açıkladı |

Yolsuzluk Algı Endeksi: Türkiye 17 basamak geriledi

Erdoğan’dan kabineye geceyarısı ayarı I

Adalet ve İçişleri Bakanları görevden alındı

DEM Parti duyurdu |

İmralı Heyeti üyeleri Erdoğan ile görüşecek

‘Aziz İhsan Aktaş Davası’ l

Ahmet Özer: Bütün Esenyurt ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor

Kurtulmuş açıkladı |

Ortak rapor taslağı partilere gönderildi