Rojhilat’ta (Doğu Kürdistan) ittifak kuran 5 Kürt partisinden biri PJAK. PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, ittifakı “Doğu Kürdistan’daki Kürt halkının gücünün birleşmesi“ olarak niteledi ve ekledi: “Amacımız, demokratik bir ülkede Kürt halkının kaderini belirlemek ve Kürt halkının statüsünün kabul görmesini sağlamaktır. Amacımız demokratik bir İran’ın kurulmasıdır.”
HABER MERKEZİ – Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK- Partiya Jiyana Azad A Kurdistanê) Eşbaşkanı Peyman Viyan, The New Region haber portalından gazeteci Wladimir van Wilgenburg’e konuştu.
×İran’da 28 Aralık’ta başlayan ve yüzlerce kente yayılan protestoların yankısı sürüyor. Yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemlerde İran’daki rejimin baskıları protesto edildi. Protestoların en önemli merkezleri arasında Rojhilat’ta (Doğu Kürdistan) bulunan kentler de bulunuyordu. Özellikle Kermanşah ve İlam bölgeleri protestoların en yoğun yaşandığı yerler arasında yer aldı. 2023’te Jina Amini’nin öldürülmesinin ardından başlayan ve aylarca devam Jin Jiyan Azadî protestoları da önemli ölçüde Rojhilat kentlerinde gerçekleştirildi.
Kamran Matin yazdı | İran’ın demokratikleşmesi merkeziyetsizleşmeyi gerektiriyor
28 Aralık’ta başlayan ve yaklaşık bir ay boyunca kesintisiz devam eden protestolara karşı İran devleti sert müdahalelerde bulundu. Resmi kaynaklara göre 3 binden fazla kişi protestolar sırasında yaşamını yitirdi; ancak insan hakları örgütleriyle bağımsız kuruluşlara göre ölenlerin sayısı çok daha yüksek ve bazı raporlara göre 30 binden fazla ölü söz konusu. Protestolar nedeniyle şimdiye kadar 50 binden fazla kişi de tutuklanmış durumda.
İranlı doktor klinik kayıtlarını açıkladı I ’30 bin 304 sivilin öldürüldüğünü belgeledik’
Son günlerde İran’da yeniden protestoların başladığına dair haberler geliyor. Bu kez adres üniversiteler. Ancak İran’ın son iki aydır internet bağlantısını kesmesi ve dışarıyla bağlantıları neredeyse tamamen ortadan kaldırması nedeniyle İran’dan sağlıklı haberler almak zor oluyor. Bununla birlikte rejimin ölümcül müdahalesine rağmen halk arasındaki tepkinin devam ettiği bildiriliyor.
Öbür yandan ABD’nin İran’a yönelik olası müdahalesi gündemdeki yerini koruyor. ABD bölgeye yoğun askeri sevkiyat yaparken, öbür yandan İran ile 6 Şubat’tan itibaren dolaylı görüşmelere başladı. Görüşmelerin üçüncü turunun yarın İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması bekleniyor. Ancak tarafların olası bir anlaşmadan hala uzak oldukları kaydediliyor.
ABD-İran müzakereleri öncesi askeri yığınak | Washington’dan bölgeye son 20 yılın en büyük sevkiyatı
İran’da son iki ayda oluşan yeni durum muhalefeti de hareket geçirdi. Mevcut durumda dikkatlerin üzerinde olduğu muhalif gruplar arasında Kürt partileri öne çıkıyor. Rojhilat’ta aktif olan 5 Kürt partisi 22 Şubat’ta “İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı”nı ilan etti. Açıklanan bildiride ittifakın amacı “İran Kürdistanı’nda Kürt halkının siyasi iradesine dayalı ulusal ve demokratik bir yapı kurmak” olarak tanımlandı.
Bu ittifakın bileşenlerinden biri de PJAK’tı ve Eşbaşkan Peyman Viyan ittifakın bildirisine imza atan isimlerden biriydi.
5 Kürt partiden ortak karar | “İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı” ilan edildi
“BU İTTİFAK, DOĞU KÜRDİSTAN’DAKİ KÜRT HALKININ GÜCÜNÜN BİRLEŞMESİDİR”
The New Region’dan gazeteci van Wilgenburg’in Kürt partilerinin kurduğu ittifakın dışarıdan herhangi bir destek alıp almadıklarına ilişkin sorusuna Viyan, şöyle yanıt verdi:
“Uzun zamandır Kürt partilerinin birleşmesi üzerinde çalışıyoruz; bu çalışma stratejik çabalarımızdan biridir. Her parti bu çerçevede çabalar geliştirmiş ve biz de PJAK olarak partilerin birleşmesi için sürekli çaba sarf ettik ve mücadele ettik. Partilerin bu çabalarının daha başarılı bir sonuca ulaşması ve pratik adımların atılması için çalışma mekanizmaları oluşturulmuştur. Tüm partilerin katılımıyla kurulan bu mekanizmalardan biri de diyalog merkezidir. Yedi parti arasında diyalog merkezi kurulmasının üzerinden sekiz ay geçti. Yoğun çalışmalar ve müzakereler yapıldı ve sık sık ortak faaliyetler planlanıp gerçekleştirildi. Bu çabaların sonucunda Doğu Kürdistan siyasi partileri arasında bir siyasi ittifak kuruldu. Bu adım ve gelişme herhangi bir dış gücün desteğiyle gerçekleştirilmedi. Bu çalışma, zamanın gerekliliği ve milli görev bilinciyle, tüm partilerin iradesiyle gerçekleştirildi. Stratejik ve uzun vadeli bir çalışmadır; aynı zamanda Doğu Kürdistan’daki halkımızın taleplerini başarıya ulaştırmak için partilerin planı ve projesidir. Bunu tarihi bir adım, mücadelenin yeni bir aşaması olarak nitelendirebiliriz. Bu ittifak, Doğu Kürdistan’daki Kürt halkının gücünün birleşmesidir.
ABD veya İsrail’in desteğine ilişkin soruya PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan’ın yanıtı şöyle oldu:
“Doğu Kürdistan’daki Kürt halkının sorununu demokratik bir süreçle çözmek için herkesle müzakereye hazırız. Her müzakeremiz halkımızın hizmetinde ve özgürlüğü içindir. Halkımızın iradesini ve varlığını tanıyan ve saygı gösteren her kişi veya güçle temasa geçmeye hazırız. Ortadoğu’da yaşanan savaşların deneyimlerinden görüyoruz ki, dış güçlerin politikaları halka hizmet etmiyor ve sadece kendi otoritelerinin çıkarlarına hizmet ediyor. Bu bencil politikalar nedeniyle, bölge halkı ve özellikle Kürdistan halkı çok ağır acılar çekti. Bu nedenle, ilişkilere açık olduğumuz kadar, ölçülü ve hassas davranıyoruz. Amerika ve İsrail gibi güçlerle ise şu ana kadar hiçbir ilişkimiz yok.”
“PEHLEVİ’YE GÜÇLÜ BİR DESTEK YOK”
1979’da Mollalar tarafından iktidardan devrilen şah Rıza Muhammed Pehlevi’nin ABD’de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi ilgili soru üzerine Peyman Viyan şöyle konuştu:
“Dediğim gibi, demokratik bir politika, demokratik ve özgür bir İran için mücadele eden her türlü güç ve muhalefetle müzakereye hazırız. Gözlemlediğimiz kadarıyla, Rıza Pehlevi demokratik bir zihniyete sahip değil. İran rejiminin otorite sisteminden farklı bir planı veya projesi yok
İran rejiminin milliyetçi, cinsiyetçi ve dini zihniyetine karşı mücadele eden ve canlarını feda eden insanlar, aynı zihniyete sahip başka bir gücün kendilerini yönetmesini veya ülkenin yönetimini üstlenmesini kabul edemezler. Rıza Şah’ın destekçileri olarak görünen çok küçük bir kesim olsa da, gerçek şu ki, İran toplumunda ona yönelik çok güçlü bir destek yok. Pehlevi bir konuyu değerlendirmeye çalıştığında, yaptığı propaganda ile halkın gücünü bölüyor ve İran’ın ezilen milletleri için ciddi şüpheler yaratıyor; aynı zamanda bu, halk arasında soğumaya neden oluyor.
Rıza Pehlevi’nin babasının ve dedesinin İran’daki geçmişi de var; Eğer o da aynı zihniyetle hareket ederse, bunu kabul edecek çok az insan olur. Kimse, kendilerini buna mecbur hissetmedikçe, başka bir diktatörün kendilerini yönetmesini kabul etmez. İran halkı deneyimli ve tecrübelidir; halkın bilinç düzeyi çok yüksektir. Bu nedenle, nasıl ve hangi güç ve kişilikle hareket edeceklerini ve katılacaklarını bilirler. Halkın desteğe ihtiyacı var, bu doğru, ancak zihniyetini halkın iradesine dayatan herhangi bir gücü halk kabul etmez.”
“AMACIMIZ KÜRT HALKININ STATÜSÜNÜN KABUL GÖRMESİNİ SAĞLAMAK”
PJAK’ın da dahil olduğu İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı’nın “bağımsız bir İran Kürdistanı, özerklik veya federalizm için mi çalışacağı“ şeklindeki soruyu PJAK Eşbaşkanı Peyman Viyan, şöyle yanıtladı:
“Bizim görüşümüze ve modern normlara göre, uygun bir formülle ve İran halklarının şartlarına göre özerklik, tüm halkların hakkıdır ve Kürt halkı da bu halklardan biridir. Siyasi iradesini savunabilen bir halk, kendini yönetebilir. Buna özerklik diyoruz.
Dışarıdan hiçbir kişi veya güç gelip halkı yönetemez. Amacımız, demokratik bir ülkede Kürt halkının kaderini belirlemek ve Kürt halkının statüsünün kabul görmesini sağlamaktır. Amacımız demokratik bir İran’ın kurulmasıdır. Kürt halkı olarak, özgür irademizle demokratik bir İran için mücadele edeceğiz.
İran çok uluslu ve çok kültürlü bir ülkedir; herkesin birbirinin iradesine saygı duyması için demokratik bir politika ve sisteme, her ulusun siyasi iradesini korumasına ve kendi demokratik yönetimine sahip olmasına ihtiyaç vardır. Demokratik bir İran için ortak bir demokratik yönetim gereklidir.
Doğu Kürdistan’ı İran’dan ayırmıyoruz; Kürt halkının kimliğinin ve demokratik özerkliğinin demokratik bir İran içinde korunmasını istiyoruz. Kültürel, hayati, sosyal ve ekonomik haklar, anadil vb. haklar adil bir şekilde sağlanmalıdır. Bu aynı zamanda istikrarın, barışın, birlikte yaşamanın ve ülkenin bütünlüğünün de garantisi olacaktır. Bu temel bir meseledir; çözülmezse, istikrar ve barışın sağlanacağını söylemek zordur. Ülkenin enerjisinin, insanların haklarının engellenmesi gibi sorunlara yönelmesine izin vermemeliyiz; bu sorunlar çözülmeli ki, toplumun enerjisi ekonomik, hayati, bilimsel, kültürel ve insani gelişmelere yönelsin. Bu temel bir meseledir.”



