AYM Başkanı Kadir Özkaya, HDP hakkında açılan kapatma davasında sona gelindiğini, “uzun zaman almadan bir değerlendirme yapılacağını” açıkladı. Özkaya, AİHM ve AYM kararlarına rağmen hala tutuklu olan Selahattin Demirtaş ve Can Atalay için de konuştu.
HABER MERKEZİ – Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Ankara’da düzenlenen “2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı ve İftar Programı”nda medya temsilcileriyle bir araya geldi.
AYM’nin faaliyetleriyle ilgili bilgiler paylaşan Özkaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında açılmış olan kapatma davası hakkında konuştu. Dava sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Özkaya, şunları söyledi:
“Baştan itibaren dosyada 4 raportör görevlendirdik. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’ne çok sayıda kapatma davası açılmış olmasına rağmen HDP kapatma davasının niteliğinde bir başka dava yok. 520 kişinin eylemi kapatma davasına gerekçe olarak gösteriliyor. Bunların 451’i hakkında yasaklılık kararı isteniyor. 520 kişi hakkında 4 bin eylemden bahsediyoruz. Bu eylemlerin tamamı soruşturma ve kovuşturma konusu olmuş. Bu da yaklaşık 3 bin davaya tekabül ediyor. 840 sayfa iddianame, ekinde 60 klasör ve bu klasörlerin içinde yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunan bir davadan söz ediyoruz. Ayrıca parti tüzel kişiliğinden ayrı olarak yasaklılık istenen 520 kişiye bireysel savunma imkanı tanındı. Bunların hepsine tebligat yapıldı. Kimisi yurt içinde kimisi yurt dışında. Bu ceza davaları her ne kadar bağlayıcı olmasa ve delil değerlendirme yetkisi Anayasa Mahkemesi’nde olsa da soruşturma ve kovuşturma aşamaları Anayasa Mahkemesi tarafından takip edildi ve süreç bugünkü aşamaya geldi. Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz, yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir.”
×HDP, 12 Eylül 2012’de kuruldu. 7 Haziran 2015’te yerel seçimlerde yüzde 10 barajını geçti. Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dahil yüzlerce milletvekili, belediye başkanı ve üyesi 2016’dan itibaren tutuklandı. Demirtaş ve Yüksekdağ dahil çok sayıda üye ve yöneticisi hala cezaevinde bulunuyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir şahin, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçladığı” iddiasıyla HDP hakkında kapatma davası açılması istemiyle 17 Mart 2021’te AYM’ye başvurdu.
DEMİRTAŞ KARARI: “AİHM’İN İHLAL KARARLARININ YERİNE GETİRİLMESİNİ TEMİN ETMEYE YETKİMİZ YOK”
Gazetecilerin Selahattin Demirtaş sorusuna ise Özkaya, şöyle yanıt verdi:
“AYM olarak AİHM’in vermiş olduğu ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını inceliyoruz ve ihlal kararının niteliğine de bakarak eğer gerçekten ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz. Bizim, AİHM’in ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmelerimiz de farklı yorumlanabiliyor. O nedenle bu tür konularda kararlarımızla değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.”
‘CAN ATALAY İLE İLGİLİ 3 KARAR ALDIK’
AYM’nin kararına rağmen milletvekilliği düşürülen TİP milletvekili Can Atalay ile ilgili soruya ise Özkaya, şöyle karşılık verdi:
“Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu 3 kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi üyesi olarak bahse konu kararlarda yargısal görüşümüzü ifade ettik. Can Atalay’ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’nın 14 ve 83’üncü maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği 2 kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. 3’üncü karar ise karar verilmesine yer olmadığına şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa’nın 84 ve 85’inci maddelerindeki hükümleri gözeterek Anayasa Mahkemesi’nin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ancak mahkememiz çoğunluğu önceki verilen 2 ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti.”
13 YILDA 714 BİN 774 BİREYSEL BAŞVURU YAPILDI
AYM’ye yapılan bireysel başvurular hakkında veriler de paylaşan Özkaya, 2025 yılında mahkemeye toplam 64 bin 321 bireysel başvurunun ulaştığını aktardı. Özkaya, şunları paylaştı:
ד2025 yılında Mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesi’nin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025’e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88’i, yani yüzde 87,2’si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır.
AYM’NİN YERİNE GETİRİLMEYEN İHLAL KARARLARI
Önemli bir hususa daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesi belirli usul ve süreçler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu bağlamda verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83’tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir. Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın Anayasa mahkemesinden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir. Tabi burada gereği yerine getirilme süreci henüz tamamlanmamış olan dosyalara ilişkin oranın düşüklüğü bu konunun önemsiz olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Elbette ki bunlar çok çok önemlidir.”



