BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

ABD Senatosu’nda Suriye oturumu |

Kürtler için destek, "yeni Suriye" için endişe mesajları

ABD Senatosu’nda Suriye oturumu |

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde Suriye’nin geleceğine ilişkin düzenlenen oturumda Şam geçici hükümetine yönelik güvensizlik dile getirildi, Kürtlere yönelik tehditlere dikkat çekildi ve destek mesajları verildi.

HABER MERKEZİ – ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’nin geleceği ve ABD Suriye politikası konulunu resmi ve açık bir oturum düzenledi.

Oturumda ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun eski başkanı Nadine Maenza bir sunum yaptı. Maenza, yeni Suriye yönetiminin politikalarında önümüzdeki dört yıl içinde temel bir değişiklik olmazsa yeni katliamların yaşanacağı uyarısında bulundu.

Maenza, Suriye resmi güvenlik teşkilatına yeni entegre edilmiş güçler tarafından Kürt savaşçıların kafalarının kesilmesi ve işkenceye maruz bırakılmasına dair “dehşet verici kanıtlar” olduğunu söyledi.

MAENZA, KÜRTLERİ KORUMA YASASI’NA DESTEK İSTEDİ

Nadine Maenza, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın sunduğu “Kürtleri Koruma Yasası”nın kabul edilmesi çağrısında bulundu. ABD’nin Şam ile ilişkilerinin normalleşmesinin veya herhangi bir yakınlaşmasının, Kürtlerin çoğunluğunun yaşadığı bölgelerin korunmasına ilişkin garantilere bağlı olması gerektiğini belirten Maenza, ayrıca Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından kurulan çeşitliliği esas alan demokratik modelin, yeni Suriye devletinin kurumlarında “İslamcı” üyelerin komuta kademelerine gelmesiyle tehdit altında olduğu konusunda uyardı.

DSG ile geçici hükümet arasında 30 Ocak’ta varılan anlaşmaya ilişkin olarak Maenza, bu anlaşmanın uygulanma düzeyine bağlı olduğu için şu anda değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Maenza ayrıca Kürtlerin sadece sembolik olarak temsil edilmesinin ve savaş suçlarıyla suçlanan ve uluslararası yaptırımlara tabi tutulan kişilerin yüksek mevkilere getirilmesinin, Kürtlere eşit vatandaşlık vaatlerini gerçek varoluşsal tehditlerle karşı karşıya bıraktığını vurguladı.

ANDREW TABLER’DEN UYARI

Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nde araştırmacı olan Andrew Tabler de, Suriye’deki geçiş dönemiyle ilgili açıklamasında, Şam’daki yönetim modelinin hâlâ çok merkeziyetçi olduğunu ve gerçek bir yönetim ortaklığı yerine, seçmenlerle biçimsel olarak ilgilendiğini kaydetti.

Tabler, DSG ile Şam arasında varılan anlaşmaya rağmen Kürt aktörlerin ulusal diyalog sürecinden dışlanmasının Suriye’nin kuzeydoğusundaki yeni sistemin meşruiyetini zedeleyeceğini belirtti ve Senato Dış İlişkiler Komitesi’ni güvenlik kurumlarının entegrasyon sürecinin gerçek bir kurumsal reformdan ziyade “bayrak çekme”ye benzediği konusunda uyardı.

Tabler, Türkiye destekli gruplar da dahil olmak üzere birçok “milis”in hâlâ bağımsız komuta pozisyonlarında faaliyet gösterdiğini ve bunun da ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgeleri belirsizlik ve kaos içinde bıraktığını belirtti.

JAMES JEFFREY: ABD AHLAKİ YÜKÜMLÜLÜĞE BAĞLI KALMALI

ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde, 2018-2020 arasında ABD’nin Suriye Özel Temsilci olarak görev yapan James Jeffrey ise, ABD’nin yeni Suriye hükümetinin Kürt müttefiklerine karşı suistimallerde bulunmamasını sağlamak için “ahlaki bir yükümlülüğe bağlı kalması” gerektiğini söyledi. Jeffrey, 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ilerlemesiyle birlikte Washington’un Kürt haklarının aktif bir garantörü olması gerektiğini belirtti.

SENATÖR MEEKS: KÜRTLER YENİ BİR ŞİDDET DALGASIYLA KARŞI KARŞIYA

Şiddetin artmasıyla ilgili olarak, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli üyesi Senatör Gregory Meeks, Suriye’de dini ve etnik gruplara yönelik şiddetin, özellikle ibadet yerlerine yapılan saldırıların, Esad sonrası daha geniş bir Suriye geleceği inşa etme umudunu tehdit ettiği konusunda uyarıda bulundu.

DSG’nin terörizmle mücadelede ABD’nin önemli bir ortağı olmaya devam ettiğini belirten Meeks, “IŞİD’i yenilgiye uğratan Washington’ın müttefiki cesur Kürtlerin şimdi yeni bir şiddet ve güvensizlik dalgasıyla karşı karşıya olduğunu” ifade etti.

Meeks, 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları memnuniyetle karşıladı, ancak Suriye liderliğinden unsurlara yönelik ihlalleri durdurmak ve Kürtleri ve tüm unsurları korumak için somut bir vizyon ve pratik taahhüt gerektiğini belirtti.

SENATÖR MAST: WASHINGTON’IN SON ÖNLEMLERİ YANLIŞ

Senatör Brian Mast da, Suriye’nin Amerikan beklentilerini karşılamaktan hâlâ çok uzak olduğunu, Dürzilere, Kürtlere ve Washington’ın müttefiklerine karşı alınan son önlemlerin yanlış yönde atılmış adımlar olduğunu söyledi.

MARA KARLIN: KÜRTLERİN KORUNMASI GEREKİYOR

Johns Hopkins Üniversitesi’nde hukuk profesörü ve Brookings Enstitüsü’nde misafir araştırmacı olan Dr. Mara Karlin, Şam hükümetinin oldukça merkeziyetçi bir “birleşik Suriye” modeli uygulamaya çalıştığını, DSG’nin ise merkeziyetçi olmayan bir yönetim modelini tercih ettiğini söyledi.

Karlin, Kürtler için Suriye devletine gerçek anlamda entegrasyonun, siyasi ve kültürel geleceklerinin güvence altına alındığı bir güvenlik duygusu gerektirdiğini vurguladı. Karlin, Kürt dilinin ulusal dil olarak tanınmasının önemli bir işaret olduğunu ancak ABD ve uluslararası toplumun yeni saldırılara izin vermemesi gerektiğini belirterek, Kürtlerin korunması gerektiği konusunda uyardı.

Benzer Haberler

Yarın karar bekleniyor |

Ayşe Barım için ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Uluslararası Şeffaflık Örgütü açıkladı |

Yolsuzluk Algı Endeksi: Türkiye 17 basamak geriledi

DEM Parti duyurdu |

İmralı Heyeti üyeleri Erdoğan ile görüşecek

‘Aziz İhsan Aktaş Davası’ l

Ahmet Özer: Bütün Esenyurt ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor

Kurtulmuş açıkladı |

Ortak rapor taslağı partilere gönderildi

“Öğreniyoruz ki çarşamba AK Parti’ye katılacak” |

Özel'den Mesut Özarslan'a: Hırsızlığını itiraf ettin