BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Büyük savaş öncesi birlik: Kürtler artık daha güçlü

Büyük savaş öncesi birlik: Kürtler artık daha güçlü

Sercan ÜSTÜNDAŞ

Tüm dünyanın İran’ı konuştuğu, Ortadoğu’da yeni bir büyük savaşa yaklaşıldığı tespitinin sıkça yapıldığı günümüzde Kürtlerin hanesine büyük bir başarı yazıldı: Beş parti — İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Emekçiler Topluluğu (Komala) ve İran Kürdistanı Mücadele Örgütü (Sazman-ı Xebat) — 22 Şubat 2026’da bir araya gelerek “İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı”nı ilan etti.

İttifakın ortak bildirisinin altına imza atan beş parti şu temel tespiti yaptı; “bu koşullarda İran İslam Cumhuriyeti siyasi meşruiyetten yoksundur ancak muhalif güçlerin dağınıklığı nedeniyle varlığını sürdürmektedir” Ve bu tespitten yol çıkarak ortak hedefler belirledi.

  • İran İslam Cumhuriyeti’nin sona erdirilmesi için mücadele etmek,
  • Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını gerçekleştirmek,
  • İran Kürdistanı’nda Kürt halkının siyasi iradesine dayalı ulusal ve demokratik bir yapı kurmak.

İran’da uzun yıllardır mücadele yürüten bu partilerin ayrı programları ve stratejileri, askeri ve siyasal mücadele yöntemleri, küresel ve bölge güçler, partiler ile çeşitli ittifak ilişkileri-eğilimleri olmasına rağmen, İran ve Rojhilat için önemli günlerin yaşandığı bu zamanda ortak bir hedef etrafında ittifak kurmaları Kürtlerin Rojhilat’taki geleceğini etkileyebilecek bir öz taşıyor.

İran’da devrimci durum

İran son aylarda ekonomik taleplerle başlayan ve siyasi bir karektere dönüşen protestoların yaygınlığı, merkezi bir önderliğin olmaması gerçekliğine rağmen devam ediyor. İran halkı, dikratörlüğe karşı mücadelede sayıları binleri bulan kayıplar verdi. İran rejimi, sokağa çıkan milyonları hedef almakta çekinmedi ve rejime karşı protestolar bu zorbalığa karşı devam ediyor.

ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da tam hakimiyet için İran rejimini değiştirme planı ile İran halkının taleplerinin aynı olmadığını vurgulamak gerekir. Bunun en açık kanıtı Suriye’de hedeflenen ve uygulanan modele bakılarak görülebilir. Suriye iç savaşının ve krizin sorumlusu Esad’ın devrilerek yerine getirilen Ahmed el-Şara, ABD, Batı ve İsrail ile ilişkileri düzeltse de Suriye’nin sorunlarını çözmedi aksine derinleştirdi. ABD ve İsrail’in İran’a müdahale planının da buna benzer bir niyet taşıdığı aşikardır. Sürgündeki İran Prensi Reza Pehlevi’nin parlatılması ve İran rejimine alternetif olarak gösterilmesi bu sebepledir.

Sokağa çıkan İran halkı da bu durumun farkında. Pehlevi’nin temsil ettiği çizginin protestoların özü ve amaçları ile çelişik olduğu, İranlıların yeni bir diktatörlük değil özgürlük istediği defalarca kez dile getirildi. Protestolar her ne kadar merkezi bir önderlikten yoksun ve çeşitli eğilimler taşısa da halkın eğilimi Pehlevi’den esecek bir rüzgar taşımıyor.

Rejimin kıskacındaki Kürtler

Kürtler, İran nüfusunun yaklaşık %10’u gibi bir orana tekabül etmelerine rağmen siyasi tutukluların ve idam edilenlerin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Bu orantısızlık dahi İran Molla Rejimi’nin Kürtlere karşı uyguladığı zulmü ve sistematik baskıyı özetliyor.

Rejim, Kürtlerin örgütlenme ve eylem özgürlüğünü engellemekte, Kürtçe eğitim ve yayınları yasaklamakta, aktivistleri keyfi tutuklamakta, işkenceye maruz bırakmakta ve yargısız infazlar gerçekleştirmektedir. Özellikle Kürt bölgeleri yoğun askerileştirme altındadır. Yaklaşık 2.000 askeri kontrol noktası ve üs kurulmuştur. Rejimin Kürt güçlerine yönelik saldırıları sadece İran sınırlarında değil, bazen de Irak sınırlarının içine kadar uzanmaktadır. Süleymaniye’de Komala peşmergelerine yönelik hava saldırısı bu kuralsız savaşın en açık göstergesi olmuştur.

Kürt kadınları, rejimin cinsiyet ayrımcılığı politikaları nedeniyle çifte baskıya uğramakta; zorunlu başörtüsü kurallarına uymadıkları için şiddet görmekte, örneğin Mahsa Jîna Amini’nin 2022’de ahlak polisi tarafından öldürülmesi gibi bir olay Jin Jiyan Azadi isyanına yol açmış, Kürt kadınlarının direnişi tüm bölgeye yayılmıştır. Ekonomik olarak da Kürt illeri kasıtlı olarak ihmal edilmekte; yüksek işsizlik ve yoksulluk yaygındır, bu da birçok Kürt’ü sınır ticareti (kolberlik) gibi tehlikeli işlere yöneltmekte ve rejim güçleri tarafından katledilne riskini artırmaktadır.

Kürt siyasi partileri yasaklanmış, liderleri idam edilmiş veya sürgüne zorlanmıştır.

Bu baskılar, Kürt kimliğinin asimilasyonunu amaçlayan sömürgeci politikalarla birleşmekte ve Kürtleri “kafir” olarak damgalayarak meşrulaştırılmaktadır.

Son yıllarda, özellikle 2025-2026 protestolarında Kürt bölgelerine binlerce askeri personel sevk edilmiş, yüzlerce sivil protestocu rejim tarafından katledilmiştir.

Özgürlüğün Eşiğindeki Kürtler

İran’da ortaya çıkan devrimci durum, yalnızca rejimin zayıflaması anlamına gelmiyor; aynı zamanda yeni bir siyasal kuruluş ihtimalini de barındırıyor. Böyle tarihsel eşiklerde örgütlü olan, programı bulunan ve toplumsal karşılığı olan güçler belirleyici olur. Kürtler bugün tam da bu noktadadır.

Kürt ittifakı bu açıdan yalnızca ulusal bir hamle değil, aynı zamanda İran’daki demokratik dönüşüm mücadelesine yapılmış stratejik bir müdahaledir.

Kürtler, 2022’de Mahsa Jîna Amini’nin katledilmesiyle başlayan ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla tüm ülkeye yayılan isyan sürecinde öncü bir rol oynamıştı. Bu deneyim, Kürtlerin demokratik değişimin pasif unsuru değil, kurucu öznesi olabileceğini göstermiştir. Bugünkü birlik de bu tarihsel rolün kurumsallaşma adımıdır.

Kürtlerin birliği neden önemlidir?

Çünkü Kürt siyasi hareketinlerini ortak bir stratejik zeminde buluşturmakta, ulusal talepleri demokratik dönüşüm perspektifiyle birleştirmekte, İran’daki diğer ezilen halklara ve toplumsal kesimlere birlikte mücadele çağrısı yapmaktadır. Ayrıca dış müdahale senaryolarına karşı bağımsız bir halk iradesi seçeneği oluşturmaktadır.

Birlik , bulunan an itibariyle askeri ya da siyasi koordinasyondan çok daha fazlasıdır, toplumsal moral ve psikolojik üstünlük demektir. Parçalı yapıların yarattığı güvensizlik ortadan kalktıkça, halkın siyasal sürece katılımı artacaktır. Bunun devrimci süreçlerde belirleyici bir faktör olduğu unutulmamalıdır.

Önümüzdeki dönemde İran’daki gelişmeler hızlanabilir. Rejim içi çatlaklar derinleşebilir, dış müdahale girişimleri artabilir, toplumsal hareket yeni evrelere geçebilir. Böyle dönemlerde hazırlıklı olan kazanır. Kürtler açısından hazırlık; ortak program, ortak diplomasi, ortak savunma ve en önemlisi toplumsal birlik anlamına gelmektedir.

Tarihsel momentler kısa sürer. Fırsatlar ya değerlendirilir ya da kaçırılır. Bugün Kürtler ilk kez bu ölçekte ortak bir siyasi irade ortaya koymuş durumdadır. Devrimci gelişmeler doğru okunur, birlik korunur ve demokratik perspektif genişletilirse, Kürtler  sürecin kurucu gücü olabilir.

Özgürlük eşiği tam da budur: Ulusal demokratik güçlerin parçalı duruşları aşarak ortak bir hedefte buluşması ve halkın kendi kaderini kendi ellerine alma cesareti gösterebilmesir. Bu cesaret örgütlü iradeyle birleştiğinde, kazanmak ihtimal olarak kalmaz, tarihsel bir olasılığa dönüşür.

Benzer Haberler

27 Şubat’ın yıldönümü |

İmralı’da aile görüşü

YÖK Başkanı duyurmuştu l

Öğrenci affı için tarih belli oldu

Demirtaş ve Atalay kararlarını değerlendirdi |

AYM Başkanı: HDP davasında sona gelindi

Kartalkaya yangını davasında yeni gelişme l

Mahkumiyet ve beraat kararları istinafta

Ahmet Türk’ün yerine kayyum atanmıştı l

Mardin'de belediyeye ait taşınmazlar satışa çıkarıldı

27 Şubat’ın yıldönümü |

Yarın Öcalan’ın yeni mesajı açıklanacak

Hangi birim kime bağlandı?

İçişleri Bakanlığı’nda görev dağılımı belli oldu

“Bir adım atılacak” |

Gürlek "önce tespit sonra yasal düzenleme" dedi