BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti Sözcüsü Doğan:

Yargı kararları derhal uygulansın, kayyum rejimine son verilsin

DEM Parti Sözcüsü Doğan:

DEM Parti Sözcüsü Doğan, Meclis Komisyonu’nun ortak raporunun “tarihi eşik” olarak tanımlanmasının yeterli olmadığını belirterek, önemli olanın bu eşiğin nasıl aşılacağı olduğunu vurguladı; yargı kararlarının uygulanması, kayyum uygulamasına son verilmesi ve Abdullah Öcalan için “özgür çalışma ve iletişim koşullarının” sağlanması çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Ayşegül Doğan sözlerine Meclis Komisyonu’nun açıkladığı ortak rapor ve bu raporun ardından Meclis Başkanın Numan Kurtulmuş’un siyasi partilere düzenlediği ziyaretlere değinerek başladı.

Kurtulmuş’un komisyon çalışmalarına yönelik “tarihi eşik” vurgusunu değerlendiren Ayşegül Doğan, “Önemli olan bunun bir tarihi eşik olması değil; önemli olan bu tarihe eşiğin bundan sonra nasıl aşılacağı, bu eşiğin nasıl atlanacağı, bu eşik bu eşiğin nasıl bir geçişe dönüşeceği” dedi.

“SOMUT ADIM” VURGUSU

Doğan şöyle devam etti:

“Eğer yüzyıllık bir meselenin çözümüne yaklaştığımız söyleniyorsa bu tespitte de ortaklık varsa bu konuda da bir uzlaşı söz konusu. O halde bunu somut adımlarla ortaya koymak gerekir. DEM Parti olarak meseleyi tam olarak böyle ele alıyoruz.”

Somut adımlar noktasında Meclis’in üzerine sorumluluklar düştüğünü belirten Doğan, bunları “raporun altını doldurmak, takvimlendirmek, hızlı bir biçimde başlıkları somut hale getirmek” olarak tanımladı.

YARGI KARARLARI DERHAL UYGULANMALI

Doğan’ın bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:

דTüm belirsiz noktaları ortadan kaldırmak ve bu belirsizliklerden oluşabilecek tartışmaları olumlu, yapıcı bir şekilde somut adımlarla hukuka dayandırarak, gidermeye çalışmak. Demokratik bir ülkede bir hukuk devletinde yapılması gereken bu haklı beklentileri karşılamaktır. Peki, bu bağlamda neler yapılabilir? Yargı kararları derhal uygulanabilir. Kayyım rejimine son verilebilir. Geçiş hukuku yasalarının ve infaz hukukundaki düzenlemelerin gecikmeden gündeme alınması sağlanabilir ve böylelikle ülkede inanın hava değişir. O zaman bu güvensizlik değil, güven arttırıcı adımlar konuşulmaya başlanır. Bir yandan Demirtaşlar, Can Atalay, Çiğdem Mater, Figen Yüksekdağ, Tayfun Kahraman içeride olacak; hasta tutsaklar salınmayacak, Cezaevi Gözlem ve İdare Kurulları haksız hukuksuz kararlar almaya devam edecek ve özgürlükler önünde adeta bir engelleyici mekanizma olarak işleyecek, kayyımlar iş başında olacak öte yandan tarihi bir eşik diyeceğiz.”

Entegrasyon kavramının karşılıklı bir değişim ve dönüşümü içerdiğini ve bu nedenle  hukuki güvenceyle mümkün olabileceğini ifade eden Doğan, silah bırakan herkesin ayrımsız bir şekilde yasal güvencelerden faydalanabilmesi gerektiğini vurguladı.

Doğan, şunları söyledi:

İhtiyaç duyulan güvenlikçi refleksler değil, demokratik siyaset. Ve güçlenmesi gereken de güvenlikçi refleksler değil, demokratik siyasettir. Silahların susması demokratik siyaset için bir başlangıç olarak kabul edilmeli ve bunun da siyasal iktidar tarafından çözümü yalnızca güvenlik başlıklarında değil, hukukta, demokratikleşmede, gerekli reformlarda, yasal düzenlemelerde, kurumsal dönüşümde arandığını açık bir biçimde de ifade etmek gerekir. Bu konuyla ilgili bizim Hukuk Komisyonumuz, epey zamandır çalışmalar yürütüyor.”

ÖCALAN’IN ÖZGÜR ÇALIŞMA KOŞULLARINI YARATMAK GEREKİYOR

Doğan konuşmasında Abdullah Öcalan 27 Şubat çağrısını hatırlattı ve Öcalan’ın koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Doğan, “Baş müzakereci olarak Sayın Öcalan’ın özgür yaşar, özgür çalışır, özgür iletişir koşulları yaratmak gerekiyor. Ve özgür yaşar, çalışır, iletişir koşulların önündeki tüm yasal ve idare engellerinin de kaldırılması gerekiyor” dedi.

“Artık zaman kaybetmeyelim” çağrısı yapan Doğan, devamla şunları söyledi:

דGazeteciler gidip sorularını doğrudan kendisine yöneltmek istiyorlar. Bunun yolunun açılması gerekiyor artık. Yazarlarla kanaat önderleriyle, farklı siyasi parti temsilcileriyle mutlaka bir araya gelmesi gerekiyor ve bunun koşullarının oluşturulması için de gereken her şey yapılmalı. Bunu herhangi bir kalıba sığdıramayız. Geçici değil, kalıcı bir çözüm için bu gerekli. Bu yoğun çalışmaları yürütebileceği şartların yaratılması gerekir. Nitekim bu yalnızca Türkiye’ye özgü bir mesele olarak da karşımıza çıkmıyor. Dünyadaki çatışma çözümü örneklerine bakalım. Dünyadaki çatışma çözümü süreçlerinde de böyle etkin liderler doğrudan muhatap alınmıştır. Ve bu doğrudan muhataplık için de gerekli zemin oluşturulmuştur. Özellikle bu kadar güçlü konumda olan bir liderin rolünü oynayabileceği, misyonunu gerçekleştirebileceği, etkinliğini daha efektif hale getirebileceği olanaklar yaratılmalı. Bu sürecin doğasının da gereğidir.”

“Tüm somut adımlar Sayın Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ndan sonra başladı. İvme kazandı. Bambaşka bir dönemden bahsediyoruz. İnsanların ölmediği bir zamandan bahsediyoruz. Bu, çok değerli. Ve yalnızca silahların susmasını sağlayan bir liderlik gücü gibi yaklaşılmamalı kendisine. Sayın Öcalan entegrasyonun ötesinde yalnızca silah bırakanlardan bahsetmiyor. Demokratik toplum temelli bir entegrasyonu bir siyaset ve toplum modeli olarak ifade ediyor. Bunu anlatıyor. Bu sesin doğrudan kamuoyuna ulaşması gerekiyor. Tabii ki Adalet Bakanlığı bunun önündeki engelleri kaldırmak için gerekenleri yapmalı.  Ancak daha ötesinde bir durumdan bahsediyoruz.”

Benzer Haberler

CPJ’den 2025 raporu |

 Tüm dünyada 129 gazeteci öldürüldü

“Basında Sağlık Ödülleri” |

2026 kazananları açıklandı, tören 15 Mart'ta

CHP’den istifa edip AKP’ye katılmıştı l

Çerçioğlu'na 'ihaleye fesat karıştırma' davasında beraat

Namık Kemal Dinç yazdı |

Münih Konferansı’na dair tarihe notlar - I

Komisyon raporu sonrası tur |

Kurtulmuş, Yeni Yol ve AKP'yi ziyaret etti

DEM Parti Sözcüsü Doğan:

Yargı kararları derhal uygulansın, kayyum rejimine son verilsin

Erdoğan’dan süreç açıklaması |

'Yeni aşama başlayacak, Meclis lokomotif rol üstlenecek'

Yusuf Tekin açıkladı l

'Laiklik bildirisine dava açtım'