Mustafa Yalçıner
Amerikan emperyalizmi Trump’ın “başkomutanlığında” saldırı üstüne saldırı tazeliyor.
Ukrayna’yı kışkırtarak Avrupa’da bir savaş odağı yaratması Trump öncesine dayanıyor. Sorun, yalnızca Trump ve pervasızlığı, aşırı saldırganlığı, zamanında Hitler’e de yüklenen “delilik” türü özellikleri değil yani. Amerikan emperyalizmi bir süredir Çin’in hızlı gelişmesi ve yükselişinden tedirgindi ve ön almanın yollarını arıyordu. Ukrayna Savaşı, başlıca müttefikini takatten düşürerek Çin’i zora sokma amacıyla kurgulanmıştı. Nitekim şimdi Trump, Rusya’yla ayrı barış arayarak nadir toprak elementlerine “çökme”nin yanı sıra yine Çin-Rus ittifakına “çomak sokma”yı deniyor.
Çin fazla ileri giderek, ticari ortaklıklar, kreditörlük ve yabancı yatırımlarda geride bıraktığı ABD’yi “arka bahçesi”nde bile etkisizleştirmekteydi. Monroe Doktrini’ni hatırlayan Trump Panama’yı tehdidinin ardından Venezuela’yı hedefe koydu. Trump için epey kolay oldu ve şimdi bu ülke Çin’in yanı sıra Küba’ya ihraç ettiği petrolü de keserek ABD’ye yakınlık politikasına geçti. Venezuela’ya yönelik güç politikası Trump’ın tehdit edegeldiği Kolombiya üzerinde de etkili olmuş görünüyor. Şimdilik kıtada aykırı duran sadece Brezilya kalmış gibi, ki o da ABD karşısında ılımlı bir politika izliyor.
Ortadoğu, 7 Ekim Hamas saldırısı fırsat bilinip Amerikan karşıtlarından temizlenmek üzere yeniden dizayn masasına yatırılmıştı. Önce İsrail silme emperyalistlerin desteğinde “toprağı” iyice düzledi. Artık ne Lübnan eski Lübnan ne de Suriye eski Suriye! Türkiye de öyle. Kendi Kürt sorununu “çözmeye” zorlanırken Suriye’de Kürt silahlı güçlerinin tugaylar halinde entegrasyonunu ya da varlıklarını korumalarını kabule mecbur edildi.
Peki, İran eski İran mı? Tabii ki değil! İlk söylenebilecek olan, “Şii Hilali” olarak tanımlanan bölgede birlikte politika yaptığı müttefiklerinin hemen tamamını kaybetmiş olduğu. Hamas ve Hizbullah ciddi darbeler alırken, Esad rejimi devrildi, Irak’ta Haşdi Şabi oldukça zorda ve hatta topun ağzında. Bir ölçüde Yemen’de Ensarullah’ın varlığını koruyabildiğinden söz edilebilir.



