Ortadoğu’ya askeri yığınağını sürdüren ABD’nin İran ile yapacağı belirtilen görüşmeler, daha başlamadan anlaşmazlıklara konu oldu. Görüşmeler için İran’ın İstanbul yerine Umman’ı istediği, ABD’nin ise bu talebi reddettiği ileri sürüldü. İran görüşmelerde sadece nükleer programını konuşmak istiyor; ABD ise İran’ın nükleer programını, balistik füzelerini ve bölgesel nüfuzunu sonlandırmak niyetinde. Peki, İran’ın ısrarla korumak istediği balistik füze programının kapasitesi ne, İran’ın elinde ne tür füzeler bulunuyor? Detayları haberde…
HABER MERKEZİ – ABD’nin Ortadoğu’ya yaptığı askeri yığınak olası bir İran müdahalesini gündeme getirirken, bu hafta müzakere başlığı öne çıktı. Ancak müzakerelerin yeri, formatı ve başlıkları konusunda anlaşmazlıkların sürdüğü kaydediliyor.
Dün İran ile ABD heyetlerinin İstanbul’da Cuma günü görüşecekleri gündeme geldi. Bu görüşmeye Mısır, Katar, Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerden gözlemcilerin de katılacağı ileri sürüldü. Ancak İran’ın dün görüşmenin İstanbul yerine Umman’da yapılmasını ve formatının da değişmesini istediği kaydedildi. Ancak ABD’nin bu talebe olumsuz yanıt verdiği kaydediliyor.
×ABD ile İran arasında yapılması düşünülen görüşmelere katılacak isimlerin, ABD’nin Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi olduğu kaydediliyor. İleri sürdükleri şartlar nedeniyle tarafların ne derece uzlaşmaya açık oldukları belirsizliğini koruyor. Bu arada Witkoff ve Erakçi’nin, ’12 Gün Savaşı’ndan önceki çok sayıda görüşmesi sonuçsuz kalmıştı.
ABD İran İHA’sını düşürdü | Witkoff ve Erakçi yine görüşecekler: Anlaşma mümkün mü?
GÖRÜŞMENİN YERİ VE FORMATI KONUSUNDA ANLAŞMAZLIK VAR
ABD merkezli Axios haber portalına göre, ABD ve İran, Cuma günü İstanbul’da bir araya gelmek üzere anlaşmıştı. Ancak İranlı Salı günü şu taleplerde bulundu: Görüşmelerin Umman’a taşınması, ikili formatta (yalnız ABD–İran) yapılması.
İran’ın bu taleplerle, görüşmelerin sadece nükleer meseleye odaklanmasını; ABD’nin ve bölgedeki ülkelerin öncelik verdiği füze programı gibi başka başlıkların gündeme gelmemesini istediği ileri sürülüyor.
Axios’un bildirdiğine göre, ABD’li yetkililer yer değişikliği talebini değerlendirdi ve bugün reddetme kararı aldı. Üst düzey bir ABD’li yetkili şu ifadeyi kullandı: “Onlara ‘Bu ya da hiçbir şey’ dedik. Onlar da ‘Tamam, o zaman hiçbir şey’ dedi.” Aynı yetkiliye göre, İran ilk formatı kabul ederse ABD bu hafta ya da gelecek hafta görüşmeye hazır. Aynı yetkili, “Hızlıca gerçek bir anlaşmaya varmak istiyoruz. Yoksa insanlar başka seçeneklere bakmaya başlar.” Axios’un yorumuna göre, bu sözler, Trump’ın gündeme getirdiği askeri müdahale tehdidine bir gönderme.
Trump’ın masasında hangi seçenekler var?
RUBIO: BALİSTİK FÜZE PROGRAMI DA GÖRÜŞÜLMELİ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gazetecilerin sorularını yanıtladı. İran ile olası bir diplomasi trafiğine ilişkin konuşan Rubio, “Eğer İranlılar bir görüşme istiyorlarsa, biz buna hazırız” ifadelerini kullandı. Rubio, bu görüşmelerde sadece nükleer meselenin değil, İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki bölgesel nüfuzunun (vekil grupların) da mutlak surette tartışılması gerektiğini vurguladı.
Bu arada Rubio toplantı yerinin henüz kesinleşmediğini de bildirdi.
TRUMP: HAMANEY ENDİŞELENMELİ
ABD Başkanı Donald Trump, bugün NBC News kanalına verdiği röportajda, İran’la müzakereler konusunda açıklamalarda bulundu.
Trump, müzakerelerin nerede yapılacağı konusunda ortaya çıkan belirsizliğe ilişkin soruları yanıtlarken “Onun (Hamaney’in) çok endişelenmesi gerek. Evet, endişelenmesi gerek. Bildiğiniz gibi onlar bizimle müzakere ediyorlar” dedi.
İran’daki protestolarla ilgili soruya “Göstericilerin arkasındayız” karşılığını veren Trump, “O ülke (İran) şu anda bizim yüzümüzden karışıklık içinde. Oraya girdik, nükleer programlarını yok ettik. Ortadoğu’da barış sağlandı. Eğer nükleer programlarını yok etmeseydim Ortadoğu’da barış olmazdı çünkü Arap ülkeleri bunu asla yapamazdı. İran’dan çok korkuyorlardı” diye konuştu.
×
TRUMP’IN ÜÇ ŞARTI: NÜKLEER, BALİSTİK FÜZELER VE BÖLGESEL NUFÜZ
Tarafların yeniden başlamaya hazırlandığı müzakerelerden olumlu bir sonucun çıkabileceğine ilişkin kuşkular artıyor. Daha müzakerelere başlamadan görüşmenin yer ve formatı konusunda ortaya çıkan anlaşmazlık da kuşkuların nedenleri arasında yer alıyor. Ayrıca tarafların görüşmelerde ele almak istediği başlıklar arasında da uyumsuzluk bulunuyor.
Trump’ın görüşmelerin yeniden başlaması için üç şart koştuğu belirtiliyor: İran’da uranyum zenginleştirmenin tamamen ortadan kaldırılması, Tahran’ın balistik füze programına sınırlamalar getirilmesi ve bölgesel vekil güçlere verdiği desteğin sona erdirilmesi.
Bu üç talebi de “egemenliğine kabul edilemez bir müdahale” olarak uzun zamandır reddetse de, İran’ın, ABD’nin artan müdahele tehditleri sonrasında, yeni görüşmelerde öncelikli olarak nükleer programı konuşmayı tercih ettiği, bununla birlikte balistik füze programı ve bölgesel nüfuz konularını ertelemek istediği kaydedeliyor. Dün Reuters’a konuşan iki İranlı yetkili de, din adamı yöneticilerinin uranyum zenginleştirme programından ziyade balistik füze programını daha büyük bir engel olarak gördüğünü söylemişti.
İran’ın bölgesel nüfuzu ise, Ekim 2023’te İsrail’in Hamas’a yönelik başlattığı ve daha sonra bölgesel boyuta ulaşan savaşın ardından önemli ölçüde kırılmış durumda. İsrail’in Gazze’deki Hamas’tan Lübnan’daki Hizbullah’a, Yemen’deki Husiilere ve Irak’taki milislere kadar İran’la bağlantılı güçlere yönelik saldırıları ve İran’ın koruduğu Beşar Esad’ın Suriye’den kaçması, İran’ı bölgede zayıflatan gelişmeler oldu.
Ölü sayısı artıyor, nükleer tesisler faal, ABD yığınağı sürüyor | Trump, İran’a son tarih verdi
İRAN’IN BALİSTİK FÜZE PROGRAMI
İran, Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri olan güçlü balistik füze programı konusunda taviz vermeye yanaşmıyor, nükleer programının ise askeri amaçlı değil barışçıl amaçlı olduğunu belirterek esneklik göstermek istiyor. Geçen yıl Haziran 2025’te İsrail’in saldırısına uğradıktan sonra balistik füze stoklarını yenilediğini söyleyen Tahran, güvenliğinin tehdit altına girmesi halinde kendini savunmak için füzelerini kullanacağını belirtiyor.
İran, müzakere konusu yapmak istemediği balistik füzelerinin son testini Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşta gerçekleştirdi. Bu savaşta Tahran, İsrail’e balistik füzeler göndermişti. Bununla birlikte Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) ve AEI Kritik Tehditler Projesi’nin analizine göre, İsrail savaş sırasında “İran füze rampalarının yaklaşık üçte birini imha etmiş olabilir.”
Reuters haber ajansı, bugün İran’ın balistik füze kapasitesiyle ilgili bir haber hazırladı.
Balistik füze, türüne bağlı olarak, kısa menzilden kıtalararası menzile kadar değişen mesafelerde, geleneksel patlayıcılar veya potansiyel olarak biyolojik, kimyasal veya nükleer mühimmat içeren savaş başlıklarını taşır.
Batılı güçler, İran’ın balistik füze cephaneliğini hem Orta Doğu istikrarına yönelik konvansiyonel bir askeri tehdit hem de Tahran’ın nükleer silah geliştirmesi durumunda olası bir nükleer silah taşıma mekanizması olarak görüyor. İran ise atom bombası yapma niyetinde olmadığını ileri sürüyor.
İRAN’IN ELİNDEKİ FÜZE TİPLERİ VE MENZİLLERİ
ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi’ne göre, İran Ortadoğu’daki en büyük balistik füze stoğuna sahip. İran füzelerinin kendi belirlediği menzili 2.000 km olup, yetkililer geçmişte bunun İsrail’e olan mesafeyi kapsadığı için ülkeyi korumaya yeterli olduğunu söylemişti.
İran’ın füze üslerinin çoğu başkent Tahran ve çevresinde bulunuyor. Kermanşah ve Semnan dahil olmak üzere çeşitli illerde ve Körfez bölgesine yakın yerlerde en az beş bilinen yeraltı “füze kenti” var.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne göre, cephanelik İsrail’e ulaşabilecek çok sayıda uzun menzilli füze içeriyor. Bunlar arasında 2.000 km menzilli Sejil; 1.700 km menzilli Emad; 2.000 km menzilli Ghadr; 1.300 km menzilli Şahab-3; 2.000 km menzilli Khorramşahr ve 1.350 km menzilli Hoveyzeh bulunuyor.
İran’ın yarı resmi haber kuruluşu ISNA, Nisan 2025’te İsrail’e ulaşabilecek dokuz İran füzesini gösteren bir grafik yayınladı. Bunlar arasında ISNA’nın saatte 17.000 km’den fazla hız yapabildiğini ve 2.500 km menzile sahip olduğunu belirttiği Sejil; 2.000 km menzile sahip Kheibar; ve 1.400 km menzile sahip Haj Qasem yer alıyordu.
Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Silah Kontrol Birliği, İran’ın balistik füze cephaneliğinde tahmini menzili 300 km olan Şahab-1; 700 km menzilli Zolfaghar; 800-1.000 km menzilli Şahab-3; geliştirme aşamasında olan ve menzili 2.000 km’ye kadar çıkabilen Emad-1 füzesi ve geliştirme aşamasında olan ve tahmini menzili 1.500-2.500 km olan Sejil modelinin bulunduğunu belirtiyor.
İRAN’IN FÜZE STRATEJİSİ VE GELİŞTİRME PROGRAMI
İran, balistik füzelerinin ABD, İsrail ve diğer potansiyel bölgesel hedeflere karşı önemli bir caydırıcı ve misilleme gücü sağladığını düşünüyor.
ABD merkezli Demokrasiyi Savunma Vakfı’nda araştırmacı olan Behnam Ben Taleblu’nun 2023 tarihli bir raporuna göre, İran, taşıma ve ateşleme sistemleriyle donatılmış yeraltı füze depolarının yanı sıra yer altı füze üretim ve depolama merkezlerini geliştirmeye devam ediyor. Raporda, İran’ın 2020 yılında ilk kez yer altından balistik füze ateşlediği belirtiliyor.
Raporda, “Yıllarca füzelerin tersine mühendisliğini yaparak ve çeşitli füze sınıfları üreterek İran, füzelerin menzilini artırmak için gövdeleri uzatmayı ve daha hafif kompozit malzemelerle inşa etmeyi de öğrendi” denildi.
İran resmi haber ajansı IRNA’nın bildirdiğine göre, Haziran 2023’te İran, yetkililerin ilk yerli üretim hipersonik balistik füzesi olarak tanımladığı füzeyi tanıttı. Hipersonik füzeler, ses hızından en az beş kat daha hızlı ve karmaşık bir yörünge üzerinde uçabiliyor, bu da onları engellemeyi zorlaştırıyor.
Silah Kontrol Birliği, İran’ın füze programının büyük ölçüde Kuzey Kore ve Rus tasarımlarına dayandığını ve Çin’in yardımından faydalandığını belirtiyor.
İran’ın ayrıca Kh-55 gibi, havadan fırlatılan ve 3.000 km’ye kadar menzile sahip nükleer kapasiteli seyir füzeleri de bulunuyor.
İRAN NERELERİ FÜZELERLE HEDEF ALDI?
İran, Haziran ayında İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü hava savaşına ABD’nin katılımına Katar’daki Al Udeid hava üssüne füze fırlatarak karşılık verdi, ancak Tahran önceden uyarıda bulunduğu için kimse yaralanmadı. Washington saatler sonra ateşkes ilan etti.
İran Devrim Muhafızları, Ocak 2024’te Federe Kürdistan Bölgesi’nde İsrail istihbaratına ait olduğunu ileri sürdüğü bir binayı da vurdu.
Suudi Arabistan ve ABD, 2019’da Suudi Arabistan’ın değerli petrol tesislerine düzenlenen insansız hava aracı ve füze saldırısının arkasında İran’ın olduğuna inandıklarını açıkladılar. Tahran ise bu iddiayı reddetti.
2020 yılında İran İslam Cumhuriyeti, Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından Tümgeneral Kasım Süleymani’nin öldürüldüğü ABD insansız hava aracı saldırısına misilleme olarak Irak’taki ABD liderliğindeki güçlere, aralarında El-Esad hava üssünün de bulunduğu yerlere füzeler fırlattı.



