Ender İmrek
Sürecin ikinci aşamasında en kritik ihtiyaç, barış ve geçiş yasalarının hayata geçirilmesidir. Bu başta devletin ve meclisin sorumluluğunda. Bunlar olmadan silah bırakma kararının toplumsallaşması ve kalıcı barışın inşası soru işaretleriyle dolu olarak ilerleyecek. Bu güvensizliklerin aşılması için acil atılması gereken adımlar var.
Kayyum uygulamalarının kaldırılması: Halk iradesinin gaspı olarak görülen kayyum atamaları, sürecin en büyük güven kırıcı unsurlarındandır. Süren pratik demokratikleşmeye darbe vurmaktadır. Seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iadesi ile AİHM ve AYM kararlarının uygulanması süreci rahatlatacaktır.
Silah bırakanların statüsü ve toplumsal entegrasyon: Eski silahlı güçlerin sosyal, ekonomik ve siyasi yaşama katılımı için yasal güvenceler sağlanmalıdır. Bu, sadece Kürt halkının değil, tüm Türkiye toplumunun barış beklentisini karşılayacak bir adımdır. Geçiş dönemi adaleti mekanizmaları olarak barış veya entegrasyon yasaları tartışılmalı, ancak bunlar parti hesaplarına kurban edilmemelidir.
Hukuki ve anayasal düzenlemeler: Barış yasaları, demokratik entegrasyon ve özgürlük alanlarının genişletilmesi, anadilinde eğitim, kültürel haklar gibi düzenlemeler için komisyon raporları temel alınarak hızlı yasama çalışması yapılmalıdır. Şeffaflık adına İmralı tutanaklarının tam yayınlanması da süreç güvenini artıracaktır.
İktidarın bu adımları “oyalama” veya “zamana yayma” tutumuyla ertelemesi, toplumsal kazanımları riske atmaktadır. Süreç, kapalı kapılar ardında pazarlık olmaktan çıkarılarak toplumsallaştırılmalıdır.



