Van Gölü, artan askeri ve kamu tesisleri nedeniyle adım adım erişime kapatılıyor. Kıyılardaki güvenlik bariyerleri ve yapılaşma, hem halkın kullanım hakkını sınırlandırıyor hem de gölün hassas ekosistemini tehdit ediyor.
HABER MERKEZİ – Üç bin 713 kilometrekarelik yüzölçümü ve çok sayıda koyuyla kendine özgü bir ekosisteme sahip olan Van Gölü, son yıllarda yoğun yapılaşma baskısı altında. Edremit, Gevaş, Erciş ve Tatvan’a kadar uzanan göl kıyı hattında askeri birlikler ve kamu kurumlarına ait tesislerin sayısı ise artıyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Zeynep Durgut‘un haberine göre, birçok noktada sahil şeridi tel örgülerle çevrildi, güvenlik noktaları ve bariyerler kuruldu.
“Girilmez” levhaları kıyılarda olağan bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kıyı Kanunu’na göre herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken alanlarda yurttaşların erişimi fiilen engelleniyor.
Devlet kurumları dışındaki kıyı alanlarının bir bölümü ise özel işletmeler tarafından ücretli kullanıma açılıyor.
‘GÜVENLİK’ GEREKÇESİYLE DENETİMSİZLİK
Göl çevresindeki yapılaşmalar çoğunlukla “güvenlik” gerekçesiyle savunuluyor. Ancak hukukçular, güvenlik gerekçesinin çevre hukukunu ve kıyı kanununu askıya alamayacağını hatırlatıyor.

Askeri alanlar dahil tüm kamu tesislerinin çevre mevzuatına ve uluslararası sözleşmelere tabi olduğu vurgulanıyor. Buna karşın Van Gölü havzasında kaç askeri ve kamu tesisinin bulunduğu, bu yapıların hangi izinlerle inşa edildiği ve göl üzerindeki etkileri konusunda net bir envanter bulunmuyor.
GÖL KIYISINDAKİ BAŞLICA TESİSLER
Van Gölü kıyısında Edremit Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı ve jandarmaya bağlı sosyal tesisler; Gevaş’da DSİ’ye ait eğitim ve dinlenme tesisi; Erciş’te İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı birlik alanları yer alıyor.
Tuşba’da TCDD Van İskelesi ve feribot işletme alanı, Diyanet Kampı Tesisi, Ceza İnfaz Kurumları İşyurtları Tesisi ve Milli Eğitim Müdürlüğü kampı bulunuyor.
Tatvan’da ise TCDD Tatvan İskelesi ve feribot sahası göl kıyısındaki kamu tesisleri arasında sıralanıyor.



