Ortadoğu’ya askeri yığınağını sürdüren ABD’nin bu hafta İran ile görüşmelere başlayabileceği kaydediliyor. Görüşmesi beklenen isimler ise Witkoff ve Erakçi. İleri sürdükleri şartlar nedeniyle tarafların ne derece uzlaşmaya açık oldukları belirsizliğini koruyor. Bu arada Witkoff ve Erakçi’nin, ’12 Gün Savaşı’ndan önceki çok sayıda görüşmesi sonuçsuz kalmıştı.
HABER MERKEZİ – Askeri yığınağının ardından ABD’nin İran’a yönelik olası bir müdahalesi konuşulurken, gelişmeler müzakereleri işaret ediyor. ABD ile İran heyetlerinin bu hafta bir araya geleceği ve müzakerelere başlayacağı kaydediliyor. Müzakerelerde ele alınacağı belirtilen başlıklar taraflar arasındaki olası bir uzlaşmanın zor olabileceğine işaret ederken, olası bir savaşın şimdilik ertelendiği görülüyor.
Ölü sayısı artıyor, nükleer tesisler faal, ABD yığınağı sürüyor | Trump, İran’a son tarih verdi
ASKERİ YIĞINAK VE MÜZAKERE HAZIRLIĞI: TRUMP VE PEZİŞKİYAN’DAN AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş gemilerinin İran’a doğru ilerlediğini ve bir anlaşmaya varılamaması durumunda “kötü şeylerin” olabileceğini söylemesinin ardından müzakereler gündeme geldi.
×Washington Post’un bugün ABD savunma yetkililerine, uydu görüntülerine ve takip verilerine dayanarak bildirdiğine göre, ABD’nin son bir ay içinde İran yakınlarındaki üslere düzinelerce uçak konuşlandırdı ve Ortadoğu’da veya çevresinde yaklaşık bir düzine savaş gemisi konuşlandırdı; bu adımlar, önümüzdeki haftalar içinde İran’a karşı olası ABD saldırılarının zeminini hazırlayabilir.
Bu arada bugün ABD ordusunun Umman Denizi’nde Abraham Lincoln uçak gemisine “saldırgan bir şekilde” yaklaşan bir İran insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi.
Trump, dünkü açıklamasında “İran’la görüşmelerimiz devam ediyor, her şeyin nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Bir anlaşmaya varılmasını görmek isterim. Şu anda onlarla, İran’la görüşüyoruz ve eğer bir anlaşmaya varabilirsek harika olur. Eğer varamazsak, muhtemelen kötü şeyler olur” dedi. Trump, İran’a karşı askeri harekât için eşiğinin ne olduğu sorusuna ise vermekten kaçındı.
Trump’ın masasında hangi seçenekler var?
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezişkiyan da bugün yaptığı açıklamada, dışişleri bakanına ABD ile “adil ve eşitlikçi müzakereler yürütmesi” talimatı verdiğini söyledi. Pezeşkiyan, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, kararın “bölgedeki dost hükümetlerden ABD Başkanı’nın müzakereler önerisine yanıt verilmesi yönünde gelen talepler” üzerine alındığını belirtti. Pezeşkiyan, müzakere edebilmeleri için şartını ise, “uygun bir ortamın – tehditlerden ve mantıksız beklentilerden arınmış bir ortamın – oluşması” şeklinde ifade etti.
×
İRAN İLE GÖRÜŞME BEKLENİYOR: WITKOFF ÖNCE İSRAİL’E GİDİYOR
ABD ile İran arasında temasların olduğuna ilişkin henüz bir resmi bir açıklama yok. Ancak Reuters’ın iddiasına göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD’nin Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Cuma günü İstanbul’da bir araya gelebilir. Görüşmeye Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerden temsilcilerin katılabileceği de ileri sürülüyor.
Middle East Eye’ın Türk yetkililere dayandırdığı habere göre ise, Erakçi ile Witkoff arasında Cuma günü İstanbul’da yapılması beklenen görüşme, Türkiye dışında gerçekleştirilebilir ve Türkiyeli yetkililere göre, “toplantının kesin yeri henüz belirlenmedi.”
ABD merkezli Axios’a konuşan iki kaynağa göre de Tahran yönetimi, görüşmelerin İstanbul yerine Umman’a taşınmasını istiyor. Daha önce Arap ve Müslüman gözlemcilerin de katılacağı çok taraflı bir format üzerinde durulurken, İran şimdi masada sadece Amerikalı yetkililerin olduğu, tamamen ikili bir yapı talep ediyor.
Bu arada Erakçi ve Witkoff, Haziran 2025’teki 12 günlük savaştan önce de birçok kez görüşmüş, ancak görüşmelerden istenen sonuçlar elde edilememişti.
Öte yandan Reuters, Witkoff’un bugün İsrail’de Başbakan Benjamin Netanyahu ve güvenlik yetkilileriyle görüşeceğini bildirdi. Reuters’a göre, “İsrail’in, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, ülkedeki zenginleştirilmiş uranyumun kaldırılmasını, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulmasını, balistik füze üretiminin sınırlandırılmasını ve Tahran’ın vekil güçlerine verilen desteğin sona erdirilmesini içermesini talep etmesi bekleniyor.”
TRUMP’IN ÜÇ ŞARTI: NÜKLEER, BALİSTİK FÜZELER VE BÖLGESEL NUFÜZ
Tarafların yeniden başlamaya hazırlandığı müzakerelerden olumlu bir sonucun çıkabileceğine ilişkin kuşkular da sürüyor. İranlı kaynaklar Reuters’e, Trump’ın görüşmelerin yeniden başlaması için üç şart koştuğunu aktardı: İran’da uranyum zenginleştirmenin tamamen ortadan kaldırılması, Tahran’ın balistik füze programına sınırlamalar getirilmesi ve bölgesel vekil güçlere verdiği desteğin sona erdirilmesi.
İran, bu üç talebi de “egemenliğine kabul edilemez bir müdahale” olarak uzun zamandır reddediyor, ancak iki İranlı yetkili Reuters’e verdiği demeçte, din adamı yöneticilerinin uranyum zenginleştirme programından ziyade balistik füze programını daha büyük bir engel olarak gördüğünü söyledi.
İran’ın bölgesel nüfuzu ise, Ekim 2023’te İsrail’in Hamas’a yönelik başlattığı ve daha sonra bölgesel boyuta ulaşan savaşın ardından önemli ölçüde kırılmış durumda. İsrail’in Gazze’deki Hamas’tan Lübnan’daki Hizbullah’a, Yemen’deki Husiilere ve Irak’taki milislere kadar İran’la bağlantılı güçlere yönelik saldırıları ve İran’ın koruduğu Beşar Esad’ın Suriye’den kaçması, İran’ı bölgede zayıflatan gelişmeler oldu.

MÜZAKERELERDEN SONUÇ ÇIKMA İHTİMALİ NE?
ABD’nin ileri sürdüğü üç şart karşısında İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelere yanaşmaya hazır olduğu, ancak balistik füze programı konusunda esneklik göstermeye niyetli olmadığı belirtiliyor.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in güvenlikten sorumlu üst düzey danışmanlarından Ali Şamhani, Hizbullah’a yakın bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ABD ile görüşmelerin başlaması halinde başlangıçta dolaylı olacağını, bir anlaşmaya varılabilir görünmesi durumunda ise doğrudan görüşmelere geçileceğini söyledi. Şamhani, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun müzakerelerde ele alınması için “hiçbir nedeni” savundu. Bu açıklama, Pezeşkiyan’ın aksine Hamaney’in İran ile müzakerelerde esneklik göstermeye niyetli olmadığı yorumlarına neden oldu.
Trump’ın ilk döneminde CIA direktörü ve dışişleri bakanı olarak görev yapan Mike Pompeo da görüşmelerden iyimser olmayan isimlerden biri. Pompeo, Dubai’deki Dünya Hükümetleri Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Sanırım bazı anlaşmalara varabilirler. Ancak Ayetullah hâlâ iktidardayken bu bölgeye istikrar ve barış sağlayacak uzun vadeli bir çözümün olacağını düşünmek, dua ettiğim ama hayal bile edemediğim bir şey” dedi.
Bu arada Trump’ın İran’a yönelik olası askeri müdahalesine karşı Türkiye ve Suudi Arabistan gibi diplomatik temaslarda bulunduğu kaydedilen Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Devlet Başkanı Danışmanı Enver Gargash, Dubai’deki Dünya Hükümetleri Zirvesi’nde bir panelde yaptığı konuşmada, “Bence bölge çeşitli felaket niteliğinde çatışmalardan geçti. Bir yenisine daha ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum, ancak bu tür sorunlarla her gün karşılaşmamak için İran-Amerika arasında doğrudan müzakerelerin ve karşılıklı anlayışların sağlanmasını görmek isterim” dedi.
“İRAN’IN KORKUSU”: ABD MÜDAHALESİ HALK ÖFKESİNİ YENİDEN TETİKLER
Öte yandan 28 Aralık’ta başlayan ve yüzlerce kente yayılan rejim karşıtı protestoları kanlı biçimde bastırmaya çalışan İran’ın olası bir ABD müdahalesinin halk öfkesini yeniden tetikleyerek iktidarın sonunu getirmesinden korktuğu kaydedildi. Reuters haber ajansı, 6 mevcut ve eski İranlı yetkiliye dayandırdığı özel haberine göre, İran dini lideri Ali Hamaney ile yapılan üst düzey bir toplantıda, Ocak ayı sonundaki kanlı protesto bastırma operasyonlarının halkta yarattığı öfkenin “durdurulamaz” bir noktaya ulaştığı uyarısı yapıldı.
Toplantıda Hamaney’e sunulan raporlarda, İran halkının artık güvenlik güçleriyle çatışmaya her zamankinden daha hazır olduğu vurgulandı. Yetkililer, özellikle ABD tarafından gerçekleştirilecek sınırlı bir askeri müdahalenin, halkı sokaklara dökmek için beklenen “kıvılcım” olabileceğine dikkat çekti.
Bu arada İran’ın 28 Aralık’ta başlayan protestoları bastırmak için başvurduğu ölümcül müdahelenin bilançosu ise her geçen gün artıyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın bugün açıkladığı verilere göre, teyit edilen toplam ölüm sayısı 6.854’e ulaştı. 11.280 vaka ise soruşturma altında.



