‘Aziz İhsan Aktaş Davası’nın altıncı gününde hakkında 415 yıla kadar hapis cezası istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasını yaptı. Akpolat hakkındaki rüşvet, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma suçlamaları için hiçbir somut delil bulunmadığını ve Aziz İhsan Aktaş ile tek bir HTS kaydının olmadığını belirterek, davada itirafçı olan isimlerin nasıl ikna edildiğini anlattı.
HABER MERKEZİ – Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanıklı davanın ilk duruşması ikinci haftasında, altıncı gününde devam ediyor.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen yargılamada şimdiye kadar toplam 28 tutuklu sanık savunmasını tamamladı.
RIZA AKPOLAT SAVUNMA YAPTI
Bugünkü 6. günde; hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen ve davada yer alan suçlamaların merkezi konumunda bulunan isimlerden Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasını yaptı. Böylece davada savunma yapmayan tutuklu sanık kalmadı. Mahkemenin, tutuklu sanıklara ilişkin ara karar vermesi bekleniyor.
Rıza Akpolat, savunmasında kendisi ile ilgili iddialara yanıt verirken davanın ‘siyasi’ olduğuna dikkat çekti. ‘İtirafçı’ olduğu yönündeki iddiayı reddeden Akpolat, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma suçlamaları için ise dosyada hiçbir somut delil bulunmadığını, bu suçlamaların itirafçı ve gizli tanıkların anlatımlarına dayandırıldığını söyledi. Beşiktaş Belediyesi’nin defalarca Sayıştay tarafından denetlendiğini hatırlatan Akpolat, soruşturma konusu yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını belirtti.
Davada ‘itirafçı’ olmuş kişilerin gerekçelerini tek tek açıklayan Akpolat, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş ile de bir ilişkisinin bulunmadığını açıkladı.
Akpolat’ın savunmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
“Hakkımda, örgüt üyeliği, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi son derece ağır suçlamalar ileri sürülüyor.
13 Ocak 2025 tarihinden itibaren tarafıma yaşatılan haksızlıklara ve hukuksuz uygulamalara karşı ilk kez kapsamlı biçimde bugün huzurunuzda yapacağım savunma benim için büyük önem taşımaktadır. Zira 17 Ocak’ta adliyede vermiş olduğum ifade dışında -9 Ocak 2025’te hakkımda verilen ‘yedekleme’ tutuklamasını saymazsak- bugüne kadar ek bir ifadem alınmamıştır.
Altı yıl boyunca sürdürdüğüm belediye başkanlığı görevim süresince yapılan her ihale, gerçekleştirilen her harcama; hem Sayıştay hem de mülkiye müfettişleri tarafından düzenli ve defalarca denetlenmiştir. Bugüne kadar bu denetimlerin hiçbirinde, soruşturma konusu yapılabilecek herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
Hakkında gizlilik kararı bulunan bir dosyada, soruşturma henüz devam ederken savunma dilekçelerimi oluşturmak için avukatlarım bile son derece az belgeye ulaşabilirken, dosya içeriği basına sızdırılması suretiyle şahsım kamuoyu önünde peşinen suçlu ilan edildi, linç edildi ve itibarsızlaştırıldı. Geçmişte ve bugün, benzer suçlamalarla yargılanan pek çok kişinin bırakın tutuklanmayı, gözaltına dahi alınmadığı, dosyalarının kapatıldığı ya da tutuksuz yargılandıkları bilinirken, benim hakkımda en ağır tedbirlerin uygulanması eşitlik ilkesine açıkça aykırı oldu.
Aynı dosyada ‘örgüt lideri’ olduğu iddia edilen bir kişinin yüzlerce yıl hapis istemiyle yargılanmasına rağmen serbest bırakılması, buna karşılık benim bir yılı aşkın süredir cezaevinde tutulmam ise, henüz yargılama yapılmadan fiilen ve peşinen cezalandırıldığım gerçeğinin en somut göstergesi hâline geldi.
Hukuk sisteminde olması gereken ‘delilden suça ve suçluya’ gitmek iken, bu dosyada bunun tam tersi bir uygulamayla karşı karşıya kalınmış; önce şahsım ve çalışma arkadaşlarım suçlu ilan edilmiş, ardından bu suçlamayı destekleyecek deliller oluşturulmaya çalışılmıştır. Gizli tanık beyanları esas kabul edilmiş, tutuklanma tehdidi altında itirafçı hâline getirilen kişilerin söyledikleri peşinen doğru sayılmıştır. Oysa, bu kişilerin ilk ifadeleri ile sonradan verdikleri beyanlar arasında açık ve ciddi çelişkiler bulunmaktadır.
×
‘İTİRAFÇI OLDU’ İDDİALARINA YANIT VERDİ
Tek kişilik hücremde bir tartışma programı izlerken, ’40 sayfalık bir itiraf yazdığım’ yalanının günlerce, aylarca servis edildiğine tanık oldum. O kadar kendinden emin konuşuluyordu ki, beni ziyarete gelen avukatlarım ve ailem, olası bir tahliye ihtimalinde dahi insanların benim itirafçı olduğuma inanabileceğini söylemek zorunda kaldı. Geldiğimiz nokta, yaşadığımız çürümeyi açıkça göstermektedir.
Son olarak, tüm bu anlattıklarım ışığında açıkça ifade ediyorum:
Bu dava siyasidir. Üzerime atılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum, zira şahsımın cevaplayamayacağı tek bir iddia, hesabını veremeyeceği tek bir kuruş, çürütemeyeceği tek bir iftira yoktur, olamaz. öncelikle haksız tutukluğumun sona erdirilmesini sonrasında da tüm suçlamalar dolayısıyla beraatimi talep ediyorum. Ben Beşiktaş’ın Seçilmiş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ben sizin başınızı öne eğecek hiçbir şey yapmadım. Hukuka ve adalete güveninizi asla kaybetmeyin. Bilin ki güzel ve özgür günleri hep birlikte inşa edeceğiz.”
×
BUGÜNE KADAR DURUŞMADA NE OLDU?
Davada, iddianamede “suç örgütü lideri” olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken, 33 sanık tutuklu bulunuyor. 5 günde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 28 tutuklu sanığın savunması alındı. Kalan tutuklu sanıkların da dinlenmesinin ardından tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilecek.
Aziz İhsan Aktaş davasında 5’inci gün l Tutuklu sanıklar iddianameye tepki gösterdi



