Ercüment Akdeniz
Suriye’nin geleceğ, daha çok jeopolitik dengeler, uluslararası ve siyasi ilişkiler boyutuyla gündemde. Oysa sahada ekonomik, sosyal ve sınıfsal bakımdan önemli gelişmeler yaşanıyor. İlk etabı 400 milyar dolar olmak üzere büyük ekonomik yatırım hamlesi beklenti dâhilinde. Suriye sadece devletlerin değil uluslararası şirketlerin de odaklandığı bir pazar artık. Sezar yaptırımlarının esnetilmesi yerli ve çok uluslu şirketlerin iştahını kabartıyor. Çeşitli ülkelerden iş insanları (patronlar), şirket temsilcileri, CEO’lar; ekonomi, ticaret ve enerji bakanları, bürokratlar Şam havalimanını mesken eylediler bile. Kurulacak fabrikalar, işletmeler, inşaat sahaları ve yatırımlar öncesinde çeşitli fuarlar, çalışma atölyeleri, çalıştaylar düzenleniyor.
Suriye burjuvazisi ve yerli finans sahipleri de boş durmuyor. “Suriye rönesansı” sloganı etrafında buluşan sermaye çevreleri birçok sektörü masaya yatırıyor. Kalkınma stratejileri oluşturmaya çalışıyorlar. Risk ve imkânlar birlikte ele alınıyor. Ekonomik rönesansın bir ayağını da ucuz emek ve eğitimli işgücü piyasası oluşturuyor. Suriye’de daha çok devlet çalışanları içinde üyesi olan ve bürokratik yapıyla anılan sendikalar ise Suriye savaşının ağır tahribatı sonrasında yeniden boy vermeye çalışıyorlar: ve fakat sermayenin rönesans programına entegre olarak.



