İran’da iki haftayı geride bırakan protestoların ardından, ülkedeki internet kesintileri nedeniyle kesin bir can kaybı tablosu oluşturulamıyor. Yurt dışı merkezli insan hakları örgütleri ve uzmanlar, teyitli veriler ile tahminler arasında değişen rakamlar açıklıyor.
HABER MERKEZİ- İran’da 28 Aralık’ta, hayat pahalılığına karşı sokağa çıkan esnafın başlattığı protestolar, aradan geçen iki haftaya rağmen devam ederken, rejim karşıtı gösteriler yoğun bir baskıyla karşı karşıya kalıyor. Gösteriler güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırılmaya çalışılıyor. Yetkililer, protestocuları “terörist” olarak nitelendiriyor ve ABD ile İsrail tarafından desteklendiklerini öne sürüyor. Son günlerde güvenlik güçlerinin kalabalıkların üzerine ateş açtığına dair çok sayıda görüntü ve tanıklık paylaşılıyor.
Ancak protestoların on yedinci gününde, ölü ve yaralı sayısına ilişkin kapsamlı ve kesin bir bilanço ortaya konabilmiş değil. Tahran yönetiminin uyguladığı geniş çaplı internet kesintileri, ülke içinden bilgi akışını büyük ölçüde engelliyor. Buna rağmen, yurt dışında faaliyet gösteren bazı insan hakları örgütlerinin derlediği rakamlar kamuoyuna yansımış durumda.

544 İLE 648 ARASINDA TEYİTLİ ÖLÜM
Fransız Libération Gazetesi, uluslararası insan hakları örgütlerinin açıklamalarından ve verilerinden yola çıkarak şimdiye dek yayınlanmış, duyurulmuş rakamları bir araya getirdi.
Buna göre, Norveç merkezli İran İnsan Hakları (Iran Human Rights) örgütü, 12 Ocak Pazartesi günü yaptığı açıklamada, 648 protestocunun öldüğünü teyit etti ve İran makamlarının müdahalesini “katliam” olarak tanımladı. Örgüt ayrıca, doğrulanmamış bilgilere göre ölü sayısının “en az birkaç yüz, bazı kaynaklara göre ise 2 bini aşmış olabileceğini” belirtti.
ABD merkezli Human Rights Activists News Agency (HRANA) ise ölümlere ilişkin isim bazlı bir liste oluşturmaya çalışıyor. Örgüt, Tahran ve çevresindeki hastaneler ile morglardan elde edilen görsel belgeler ve tanıklıklara dayanarak, pazar günü yayımladığı bilançosunda toplam 544 ölüm tespit etti. Bunların 491’inin protestocu olduğu, ölenler arasında 8 çocuğun bulunduğu ifade edildi. HRANA, ayrıca incelenmekte olan 579 ek ölüm ihbarı aldığını da duyurdu.
HRANA’nın bilançosunda 47 güvenlik görevlisinin ölümü de yer alıyor.
Rejim kontrolündeki yerel medya organları ise, ABD merkezli Institute for the Study of War (ISW) tarafından derlenen bilgilere göre, güvenlik güçleri safında 114 ölüm olduğunu öne sürüyor. Bu ölümler için hükümet üç günlük ulusal yas ilan ederek, hayatını kaybedenleri “şehit” olarak andı.
Örgütler, gözaltı sayısına ilişkin veriler de paylaşıyor. HRANA’ya göre, son iki haftada 10 bin 600’den fazla kişi tutuklandı.
İran İnsan Hakları Topluluğu (Iran Human Rights Society) ise 11 Ocak itibarıyla 2 bin tutuklamayı teyit ettiğini, bunların 77’sinin çocuk olduğunu açıkladı. Örgüte göre, en az 126 vakada ailelere tutukluların nerede tutulduğuna dair bilgi verilmedi.

PROTESTOLAR ÜLKE GENELİNE YAYILDI: 31 EYALET AYAKTA
Ancak teyitli ölü sayıları, genel tablonun yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Gösterilerin İran’ın 31 eyaletinin tamamında gerçekleştiği belirtilirken, internet kesintileri bilgi derlemeyi zorlaştırıyor. HRANA, 186 şehirde toplam 585 protesto kayda geçirdi. Hareketin son günlerde daha da yoğunlaştığına dikkat çekiliyor. ISW’ye göre, yalnızca 8 Ocak günü, sosyal medya görüntüleri ve yerel basın haberlerine dayanılarak 22 eyalette en az 116 protesto tespit edildi.
6 BİN KİŞİ Mİ ÖLDÜRÜLDÜ?
Time dergisinin anonim olarak aktardığı, “yurt dışında yaşayan akademisyenler ve profesyonellerden oluşan gayriresmî bir grup”, protestolar sırasında yaklaşık 6 bin kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini ileri sürmüş.
Bu tahminin temelinde, 8 Ocak Cuma günü Tahran’daki hastanelerden elde edilen veriler yer alıyor. Bir Tahranlı doktorun, altı hastaneyi arayarak yalnızca o gün kaydedilen 217 ölümü tespit ettiği belirtiliyor. Bu verilerden yola çıkan uzmanlar, başkent genelinde aynı gece için yaklaşık 900 ölüm tahmininde bulundu.
×Protestoların diğer şehirlerdeki yoğunluğu ve geçmiş protestolara, özellikle 2022’de Jina Mahsa Emini’nin ölümünün ardından yaşanan olaylarla yapılan karşılaştırmalar sonucunda, ülke genelinde yaklaşık 6 bin 200 ölü olduğu sonucuna ulaşıldı. Ancak bu hesaplamanın önemli sınırlamaları bulunuyor. Baskının Tahran dışındaki bölgelerde daha düşük olması halinde rakamların abartılı olabileceği belirtilirken, öte yandan doğrudan morglara götürülen ve hastane kayıtlarına girmeyen cenazelerin hesaba katılmaması nedeniyle ölü sayısının daha da yüksek olabileceği vurgulanıyor.
HASTANELER YARALILARLA DOLU
Buna karşın, sahadan gelen tanıklıklar baskının boyutuna dair tabloyu netleştiriyor. Sosyal medyada geniş şekilde paylaşılan bir ses kaydında, Şiraz’da görev yapan bir doktorun, çok sayıda silahlı yaralı nedeniyle cerrahlara acil yardım çağrısı yaptığı duyuluyor.
They are using shotguns to shoot protesters directly in the head. They have cut the internet so they can do this without the world watching.
Until now, I opposed direct military involvement. That position is no longer tenable. The reality of what it takes to confront these evil… pic.twitter.com/wmP3o7bDuG
— Arsalan Naamdar (@arsalannaamdar) January 11, 2026
“Hastanemizin yardıma ihtiyacı var, beyin cerrahları evlerinde oturmamalı,” sözleriyle kaydın sona erdiği aktarılıyor.



