Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Dijital devrim herkes için değil I

Yoksul ülkeler için yeni bir uçurum mu?

Dijital devrim herkes için değil I

2030’a kadar trilyon dolarlık ekonomik büyüme yaratması beklenen yapay zekâ, gelişmiş ülkeleri öne çıkarırken Küresel Güney’i daha da geride bırakabilir. Uzmanlar, dijital eşitsizliklerin ve işsizliğin büyümesine karşı uyarıyor.

HABER MERKEZİ- Yapay zekâ teknolojilerinin yükselişi, dünya genelinde üretkenliği artırma ve ekonomileri dönüştürme vaadi taşıyor. Ancak Inter Press Service’in son raporuna göre, bu dijital devrim aynı zamanda küresel kuzey ile güney arasındaki uçurumu daha da derinleştirme riski barındırıyor.

Raporda, 2030 yılına kadar yapay zekânın küresel ekonomiye trilyonlarca dolar katkı sağlaması beklenirken, bu kazançların adil dağılmayacağı öngörülüyor. Uzmanlara göre, asıl büyük kazancı Kuzey Amerika ve Çin elde ederken, Küresel Güney’deki ülkeler bu pastadan çok daha küçük bir pay alacak.

KÜRESEL GÜNEY’DE DERİNLEŞEN DİJİTAL UÇURUM

Yapay zekâ tabanlı “emek yerine sermaye koyan” teknolojilerin, özellikle iş gücünün bol ve ucuz, teknolojik altyapının ise sınırlı olduğu gelişmekte olan ülkelerde daha yıkıcı etkiler yaratabileceği vurgulanıyor. Bir uzmana göre, eğer bu eğilimler değişmezse, Küresel Güney’deki ülkeler işsizlikte artış ve sermaye yoğun yapay zekâ teknolojilerini kullanma konusunda ciddi gecikmeler yaşayacak. Bunun temel nedeni olarak da dijital beceri eksikliği ve sınırlı mali kaynaklar gösteriliyor.

Yine de tüm tablo karanlık değil. Aynı uzmanlar, yapay zekânın sunduğu büyük fırsatlara da işaret ediyor. Örneğin, coğrafi bilgi sistemlerine dayalı yerel ve bağlama özgü çözümler geliştirerek çiftçilerin hava durumu, kuraklık uyarıları ve piyasa fiyatları gibi kritik verilere ulaşmasını sağlamak mümkün olabilir. Böylece, gelişmekte olan ülkelerde tarım gibi hayati sektörlerde daha bilinçli kararlar alınması sağlanabilir.

Ancak bu fırsatların hayata geçirilebilmesi, yalnızca teknolojiye değil; aynı zamanda siyasi iradeye, dijital altyapıya ve adil küresel işbirliğine de bağlı. Yapay zekâ devriminin kazananlar ve kaybedenler yaratmaması için, gelişmekte olan ülkelerin sistemli destek ve teknolojiye erişim talebi her geçen gün daha da hayati hâle geliyor.

Benzer Haberler