BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Halep’te 5 gün süren saldırılar ve ateşkes kararı |

Yaralılar ambulanslarla Haseke'ye ulaştırıldı

Halep’te 5 gün süren saldırılar ve ateşkes kararı |

Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıların ardından uluslararası arabuluculukla sağlanan ateşkes sonrası, yaşamını yitirenler ve yaralılar Heyva Sor a Kurdistanê ambulanslarıyla önce Der Hafir’e ardından da Haseke’ye ulaştırıldı. İç Güvenlik Güçleri ve Özerk Yönetim son duruma ilişkin açıklamalar yayınladı. Öte yandan Şam’a bağlı silahlı grupların mahallelerden sivilleri kaçırıp, alıkoyduğu belirtiliyor.

HABER MERKEZİ – Suriye geçici hükümeti ordusu ve ona bağlı güçlerin 5 gün boyunca saldırısı altında kalan Halep’in Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de dün gece uluslararası güçlerin arabuluculuğuyla alınan ateşkes kararı sonrası, saldırılarda yaşamını yitirenler ve yaralılar Heyva Sor a Kurdistanê’ye ait ambulanslarla Dêr Hafir’e götürüldü.

Yaralıları taşıyan konvoylar, Kuzey ve Doğu Suriye kantonlarından Halep’teki saldırılara karşı Şêxmeqsûd ve Eşrefiye halkı ile dayanışmak amacıyla Dêr Hafir’e gelen halk tarafından karşılandı.

Yaralıları taşıyan ambulans konvoyları daha sonra Haseke’ye doğru yola çıktı. Yaralılar Haseke’de Şehit Sarya Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Mazlum Abdi’den Halep açıklaması | Uluslararası tarafların arabuluculuğunda ateşkes anlaşmasına varıldı

Şam güçlerinin saldırılarında yaralanan ve yaşamını yitirenlerin önce ve Tabqa’ya, oradan da Cizîr Kantonu’na götürüleceği belirtildi.

İÇ GÜVENLİK GÜÇLERİ: DİRENİŞ ÇEŞİTLİ YOLLARLA SÜRECEK

Şêxmeqsûd İç Güvenlik Güçleri ise yayınladığı açıklamada Şam güçlerinin saldırısının amacının “mahalledeki halkın katliamdan geçirilmesi, mahallenin demografik yapısının değiştirilmesi ve halkın onurunun çiğnenmesi” olduğunu belirtti.

“Ancak, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Halk Meclisi’nin aldığı karar üzerine güçlerimiz, direnmeye ve onurlarını savunmaya karar verdi” denilen açıklamada İç Güvenlik Güçleri üyelerinin mahalleyi ve halkın onurunu korumak için “teslimiyeti kabul etmeyerek fedai bir direniş gerçekleştirdiği” belirtildi.

İç Güvenlik Güçleri, yaşamını yitiren üyelerinin kimlik bilgilerinin yakın zamanda açıklayacaklarını kaydetti.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

דBu savaş sürecinde ağır saldırılara maruz kalan halkımız birçok yaralı ve şehit verdi. Halk, yaralıların tedavisi için uygun tek yer olan Xalid Fecir Hastanesi’nde toplandı. Çeteler hastaneye onlarca kez ağır silahlarla ve Türk devletine ait Bayraktar tipi uçaklarla saldırdı ve hastanede katliamlar yapmaya teşebbüs etti.

Son olarak katliamların önlenmesi ve yaralılar, siviller, kadın ve çocukların hastaneden tahliye edilip güvenli yerlere götürülmesi için kısmi ateşkes ilan edildi. Güçlerimiz ateşkese büyük bir hassasiyetle yaklaştı ve Xalid Fecir Hastanesi boşaltıldı.

Bundan sonra da güçlerimiz, halkımızın özgür iradesini ve onurunu korumak için şehitlerimizin izinde tereddüt etmeden direnmeye devam edecektir. Güçlerimiz, mücadelelerini ve direnişlerini çeşitli yollarla sürdürecektir.”

SİLAHLI GRUPLAR SİVİLLERİ KAÇIRDI

Kuzey ve Doğu Suriye merkezli Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) Halep’ten konuşan kaynakların bildirdiğine göre Şam yönetimine bağlı silahlı gruplar tarafından saldırı altındaki Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yüzlerce sivil kaçırıldı.

Kaynakların aktardığına göre, silahlı gruplar mahallelerde yaptıkları baskınlarda kadınları erkeklerden ayırdı. Kadınların camilere götürüldüğü, erkeklerin ise bilinmeyen bir yere sevk edildiği belirtildi. Aynı kaynaklar, El-Evarid (Awarid) kontrol noktasında onlarca gencin kaçırıldığını ve kimlikleri tespit edilen bazı kişilerin isimlerini paylaştı. Kaçırılanlar arasında şu isimlerin yer aldığı bildirildi: Mustafa Eyüp Hüseyin, Adil Mustafa Hüseyin, Ziyad Mustafa Hüseyin, Şengiyar Mustafa Hüseyin, Rîzan Hüseyin Hasan, Naime Şükri Nesan, Aslan Muhammed Abdullah el-Hadi, Edhem Muhammed Abdullah el-Hadi, Cemil Mustafa ve Muhammed Ahmed Hamu.

Kaynaklar, sistematik gözaltı ve kaçırma uygulamalarının halen sürdüğünü vurguladı.

ÖZERK YÖNETİMDEN AÇIKLAMA

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi de sabah saatlerinde Halep’te yaşanan saldırılarla ilgili bir açıklama yayınladı.

Saldırıların “Halep’in ayrılmaz bir parçası olan Kürt varlığını hedef alan saldırı serisinin yeni bir bölümünü oluşturduğu” belirtilen açıklamada, saldırıların aynı zamanda kıyı şeridinde Alevilere ve Süveyda’da Dürzilere yapılan saldırıların devamı niteliğinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

דBu saldırı altı gün boyunca aralıksız sürdü ve özünde iki yerleşim mahallesine karşı devletler eliyle yürütülen bir saldırıydı. Basit bireysel silahlar karşısında her türlü ağır silahın kullanıldığı bu saldırıya, aralarında IŞİD mensuplarının da bulunduğu binlerce silahlı unsur katıldı; buna karşılık yüzlerce İç Güvenlik Güçleri mensubu direndi. Her açıdan eşitsiz olan bu savaş, insani ve ahlaki değerlerden ve uluslararası kabul görmüş savaş kurallarından tamamen uzaktı.”

İç Güvenlik Güçleri’nin sivilleri korumak için bu saldırılara tarihsel bir direnişle karşılık verdiği belirtilen açıklamada Şam güçlerinin savaş suçlarına da dikkat çekildi.

דSavunma Bakanlığı’na bağlı silahlı grupların mahalleleri ele geçirmesi bir ‘zafer’ olarak tanımlanamaz; bu, devleti temsil ettiğini iddia eden bir otoritenin işlediği bir ihanet ve büyük bir suçtur. Kendi yurttaşlarını öldüren, onurlarını ayaklar altına alan bir iktidardır bu. İslam’a bağlılık iddiasında bulunurken cesetlere işkence eden, toplumsal bileşenleri aşağılayan ve açık savaş suçları işleyen bir iktidardır. endi halkına karşı başka bir devlete yaslanan her iktidar, ne kadar uluslararası destek alırsa alsın meşruiyetini yitirir; çünkü meşruiyetin tek kaynağı halktır. Yerleşim mahallelerine karşı tank ve ağır topçu kullanılması bu otoritenin gücünü değil, zayıflığını ve korkusunu ortaya koymaktadır ve Suriye tarihine bir utanç lekesi olarak geçecektir.”

Açıklamada yaşanan ağır uygulamalar ve ihlaller temelinde, uluslararası, hukuki ve insani kuruluşlar mahallelerdeki insani ve güvenlik durumuna ilişkin sorumluluk almaya çağrıldı.

Açıklama şu ifadelerle son buldu:

“Bu saldırının temel hedefi demografik değişim olduğundan, mahallelerimizde direnen halkımızı evlerine sahip çıkmaya; göç etmek zorunda kalanları da evlerine geri dönmeye çağırıyoruz. Son olarak, halkımızın yaşadığı büyük acının farkında olarak, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak bu savaşın sonuçlarını hafifletmek için tüm maddi ve manevi imkânlarımızı seferber edeceğimizi ve her koşulda, her yerde halkımızın yanında olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.”

NELER YAŞANDI?

Suriye geçici hükümetinin Savunma Bakanlığı’na bağlı grupların 1 Nisan Anlaşması kapsamındaki ateşkese rağmen Halep’te Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şêxmeqsûd, Eşrefiye ve Benî Zeid mahallelerine 6 Ocak’ta tanklar ve ağır silahlarla saldırılar başlattı.

5 gün devam eden saldırılarda Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde 4’ü çocuk 19 sivil ve Osman Hastanesi’nin 2 personeli hayatını kaybetti. Midan mahallesinde ise 1’i çocuk 4 sivil hayatını kaybetti. Toplamda 25 sivil hayatını kaybetti, 98 sivil de yaralandı.

Saldırılara Şêxmeqsûd ve Eşrefiye Mahalleleri İç Güvenlik Güçleri sivilleri korumak amacıyla karşılık verdi.

Şam’a bağlı güçler hastane bombaladı | Halep’te 5. gün: Saldırılar, tepkiler ve ateşkes kararı

Saldırılar sırasında yaralı ve mahsur kalan onlarca sivilin bulunduğu Xalid Fecr Hastanesi de iki gün boyunca Şam güçlerinin hedefi oldu. İç Güvenlik Güçleri ve Halk Meclisi saldırı altındaki hastane ile ilgili yaptıkları açıklamalarda uluslararası insan hakları kuruluşlarına bunun bir savaş suçu olduğunu belirterek harekete geçme çağrısı yaptı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) da saldırı altındaki hastanedeki yıkımı belgeleyen görüntüler yayınladı ve hastanenin aynı zamanda Türkiye’ye ait SİHA’lar tarafından da vurulduğunu açıkladı.

DİPLOMATİK GİRİŞİMLER VE ATEŞKES KARARI

Şam güçlerinin saldırıları ve İç Güvenlik Güçleri’nin sivil halkı korumak amacıyla saldırıları karşılık vermesi sonucu yaşananlarla ilgili birçok açıklama da geldi. Arabulucu güçler eşliğinde saldırıların başladığı günden bu yana diplomasi trafiği de sürdü.

ABD Başkanı Donald Trump’tan Rûdaw muhabiri Diyar Kurda’nın sorusu üzerine, “Barış olmasını istiyorum. Bizim hem Kürtlerle hem de Suriye hükümetiyle aramız çok iyi. Onlar uzun yıllardır birbirlerinin doğal düşmanıydılar; ama bizim her ikisiyle de aramız çok iyi. Suriye’nin başarılı olmasını istiyoruz. Şimdiye kadar başarılı olduklarını düşünüyorum ama bu yeni şey (bu savaş) ortaya çıktı ve bunun durmasını istiyoruz” diye konuştu.

Fransa Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik devam eden saldırılardan endişe duyduklarını belirtti ve taraflara “derhal ateşkese dönün” çağrısında bulundu.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, yaşananlar üzerine dün Suriye geçici yönetimi Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ve Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ile görüştü. Toplantıda Suriye geçici hükümetinin, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile imzaladığı 10 Mart Mutabakatı’na bağlılığını bir kez daha teyit ettiğini belirttiğini kaydeden Barrack, “Tüm tarafları azami itidal göstermeye, derhal çatışmaları durdurmaya ve Suriye hükümeti ile SDG arasında 10 Mart ve 1 Nisan 2025’te imzalanan anlaşmalar doğrultusunda diyaloğa dönmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Taraflara 10 Mart ve 1 Nisan anlaşmaları doğrultusunda diyalog çağrısı

Son olarak dün gece Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam yönetimine bağlı grupların saldırısı altındaki Halep’teki Kürt mahallelerindeki son duruma ilişkin açıklama yaptı. Abdi, yaralılar, mahsur kalan siviller, yaşamını yitirenler ile savaşçıların Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinden Kuzey ve Doğu Suriye’ye tahliyesini güvence altına almak amacıyla uluslararası tarafların arabuluculuğunda ateşkes sağlanması yönünde bir anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Benzer Haberler

DEM Parti’den Halep açıklaması: Saldırılar insanlık suçu |

"Çözüm ortada SDG yöneticilerini Ankara’ya davet edin"

TBMM’de bu hafta l

Gündemde neler var?

Kani Torun, Barrack’ı alıntıladı iktidarı eleştirdi:

Dilimizde tüy bitti...Suriye’deki tarafları Ankara’da bir araya getirin